Konya’nın Yenilik Gündemi

Konyalının haberi olsun Konya’da yaşayanların bilgisi olsun diye bir avuç gazeteci arkadaş ve benim gibi birkaç yazarçizer insan koşturuyor, uğraşıyor, özetliyor ki vatandaş öğrensin, yaşadığı şehirde olan bitenden haberi olsun.

Ne diyorum ben yine?

Diyorum ki, hem Konyalı vatandaş hem de Konya’da okuyan, yaşayan kişiler şehirlerinde ne olup bittiğinden bihaberler. Bihaberler ama üstüne üstlük bir de bazıları var ki şehri beğenmezler. O kadar çok etkinlik, o kadar çok festival, o kadar çok kongre, konferans oluyor ki… Ben çoğunu takip etmeye çalışsam da gidemediğim, içinde olamadığım bir dolu etkinlik oluyor. Kaçırıyorum.

Hafta başında Dedeman’da Bilim, Teknoloji ve İnovasyon konulu bir konferans vardı. Konferansta konferanstı hani. Zannediyorum şimdiye kadar içinde bulunduğum ve faydalandığım en üst düzey toplantıydı. Görevli birkaçı dışında genç arkadaşları pek göremedim. Herhalde sosyal medya hesaplarında fotoğraf paylaşmakla meşgullerdi. Ha bir de Konya’ya sallamakla!

Tabii bizim gençlerimizin ilgisini çekmiyor Konya’nın master bir şehir olması. Onlar daha çok ünlü sanatçı(!)ların konserleriyle falan ilgileniyorlar. Öyle devam edin gençler. Okul bittiğinde yaşayacağınız pişmanlıklarınızla dönersiniz memlekete. Sonra KPSS falan… Kolay gelsin.

Gelelim esas meseleye.

İslam Dünyası Bilimler Akademisi, Türkiye Bilimler Akademisi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi bir araya gelip önemli bir işe imza attılar. Bu yukarıda bahsettiğim konferans; Küresel Barış ve Refah İçin Bilim, Teknoloji ve İnovasyon…

Böyle bir programa ev sahipliği yapmak hem NEÜ için hem Konya için önemli bir mesele. Dünyanın dört bir yanından çok önemli adamlar 4 gün boyunca Konya’da kaldılar… Bu adamlar ülkelerine gittiklerinde Konya’yı, içinde bulundukları organizasyonu, her girdikleri ortamda söyleyecek, anlatacaklar.

Kimlerden mi bahsediyorum? Singapur’dan, Malezya’dan, Endonezya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den, Ürdün’den, Irak’tan gelen bir dolu bilim insanından. Hepsi üst düzey adamlar ve hepsi “Müslüman Dünyası” için bir şeyler yapmanın peşinde. Tek, tek isim vermenin mümkün olmayacağı aşikâr olduğundan konferans vesilesi ile tanıştığım, konuşma fırsatı yakaladığım hatta övünmek gibi olacak ama beni iltifatlarıyla mutlu eden birinden, fevkalade önemli bir isimden bahsedeceğim.

Prof. Dr. Salim al Hassani

Google’da aratıverin eğer ismi tanıdık gelmediyse. Ya da ben anlatayım sizin için.

Hassani, Merkezi İngiltere’de bulunan Bilim, Teknoloji ve Medeniyet Vakfı Başkanı, Manchester Üniversitesi Öğretim Üyesi. Kendisi güler yüzlü bir insan olduğumu ve böyle karşılanmaktan memnun olduğunu söyleyerek başladı konuşmaya. Elbette boş çevirmedim harikulade çalışmaları için teşekkür ettim kendisine. Birlikte çay çorba içtiğimizden, telefon numarasını aldığımdan falan bahsedip de kendimi övmeyeceğim merak etmeyin.

Hassani, halen kullanılmakta olan onlarca buluşa imza atan El-Cezeri’den girdi, hiç bilmediğimiz belki bilmekle de ilgilenmediğimiz ilk Müslüman kadın astronom Suriyeli Meryem El Usturlabi’den çıktı.

Bir yandan konuşuyoruz bir yandan “iyi ki böyle adamlar var” diye geçiriyorum ben içimden. Çünkü bir Müslüman düşünün ki, bilimsel çalışmalarda kimya, fizik, matematikte Müslüman bilim insanlarının hangi çalışmalara imza attıklarını dünyaya duyursun. Adam dertli velhasıl. Bizim gibi hem yatıp hem de İslam Birliği kurulsun falan diye zırvalayanlardan değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tutun da bütün dünya liderleriyle bir araya gelmiş bir adam. Ve sıfır ego. Diyor ki diplomalar, mezuniyetler ancak bir otobüs bileti kadar kıymetli. Bu ümmet için, bu ülke için ne yaptınız?

O böyle konuşurken siz bir yandan çok hak veriyorsunuz, bir yandan da iyi ki bugün böyle bir adamla tanışma fırsatım oldu diye düşünüyorsunuz. Konuşmamızdan şöyle de bir detayı paylaşayım sizinle. Hassani diyor ki, Türkiye’deki gençlerin imkânları var, fırsatları var bunu değerlendirmeleri lazım. Türk gençlerinin zekâsına, çalışkanlığına bu ümmetin ihtiyacı var.

Kızıyoruz falan ama Hassani bu bağlamda haklı. Bizim bizden başka kimsemiz yok. Kalkın gençler olduğunuz yerlerden ve bir düşünün, şehriniz için, ülkeniz için, kendi varlığınız için ne yapabilirsiniz?

Bakın adam çıkmış Avrupalılara Müslümanların neler yaptığını, medeniyete hangi katkıları yaptıklarını anlatmış. Bugün Müslüman kimliğiyle bir isim, National Geographiclere çıkıyorsa, bu adamın ve onun gibi binlercesinin değeri öldükten sonra değil şimdi anlaşılmalıdır. Onların yanlarına bilinçli öğrenciler lazım. Haydi, kalkın ve bir şeyler yapın.

Bu anlamda tavsiyede bulunayım size. Hassani’nin dünyaca ünlü ‘1001 Buluş Dünyamızda İslam Mirası’ kitabını okuyabilirsiniz mesela. Hem onu daha yakından tanımak hem de bir şey yapmaya başlamak için.

Haydi!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum