Fahri çıktı, Konyaspor kazandı

Deplasmanda galip gelmek ne kadar güzel. Adana’da oynanan Antalya maçı, Gaziantep galibiyeti ve Hacettepe’den alınan 3 puan. Toplam 9 puan. Üç yıldır Konyaspor deplasmanda hiç böyle bir grafik çizmedi. Aykut Kocaman döneminde beraberlik takımı. Nurullah Sağlam zamanında iç saha takımı. Ünal Karaman dönemini nitelendirecek bir şey bulmak çok zor. Ve Giray Bulak ile deplasman takımı. Her sene bir etiket bulaşıyor üzerine Konyaspor’un.

İstanbul Belediye yenilgisinin çok büyük bir kayıp olmadığını biliyordum. Çünkü bu takımın deplasmanda hem de Hacettepe gibi bir takım karşısında telafi psikolojisiyle hareket edeceği aşikardı. Suçu hakeme atan değil, Gaziantep ve Trabzon maçlarında cesur futbol oynatan, oyuna yerinde müdahaleler yapan Giray Bulak’ın bir an önce geri gelmesi gerektiğini ifade etmiştim.  

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Giray Bulak takımı hala tanıyamamış. Hala bazı bölgeler hariç takımda kimin daha faydalı olacağı konusunda bilgi sahibi değil. Defansta Serhat, orta sahada Fatih Egedik ile başlaması bunun en güzel örneği. Serhat tuttu. Maç boyunca az hatayla oynadı ve galibiyet golünde de doğru bir tercih olduğunu gösterdi. Ancak oyunun ilk bölümlerinde hücuma katkısı fazla görünse de Fatih için aynı şeyi söylemek mümkün değil.  

Giray Bulak’ın İstanbul mağlubiyetindeki hatalarından sonra “Normale dönüşü”nün en büyük kanıtı futbol oynadığını zanneden Fahri’yi 56. dakikada oyundan almasıdır. Bir futbolcu bir takıma bu kadar zarar veremez. Atağa çıkarken gereksiz çalımlarla topu kaptırıp kontratağa neden olan, takımın moralini ve enerjisini harcayan, rakip hücum yaparken Mustafa ve Fatih’in yanında toptan kaçmaya çalışan bir futbolcuya bırakın 56 dakika 20 dakika bile sabretmek zor. Hem de haftalardır böyle oynarken.

İkinci doğru hamle ise sol kanatta etkili olamayan, serbest vuruşları da Fahri’nin kaprisleri nedeniyle kullanamayan Da Silva’yı çıkarıp, Ömer’i tandeme, İsmail’i defansın soluna koyması, Erhan’ı da öne çıkarması oldu.

Giray Bulak 74. dakikada Zafer Demir’i oyuna alarak kendi oyun tarzına bir çelme daha attı. Ama Konyaspor kazandı. Zafer oyuna çok şey katarken, Fahri hiçbir şey vermezken Bulak’ın Serhat ve Fatih Egedik’i sahaya sürerken gösterdiği çabukluk, Zafer Demir ve Fahri tercihlerinde nereye kayboluyor.

İstanbul yenilgisinden sonra doğruları arttıran Giray Bulak ve Konyaspor taraftarına 3 puan hediye etmek için çaba sarf eden futbolcular, kendilerini affettirdiler.

Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Düzkaya’nın iyi niyeti ve verdiği emeğe hayranım. O artık iç sahada da iyi olacaklarını söylüyor. Herkesin, özellikle de taraftarın iyi dileklerde bulunmasını istiyor. Tüm içtenliğimle “Umarım bu takımın daha iyi işler yapacağını Gençlerbirliği’ni yenerek bir kez daha gösterirsiniz” diyorum.

Başkan Mehmet Ali Kuntoğlu’nun da bir serzenişi vardı. Şehirde kendileri etrafında bir kenetlenme olmamasına sitem ediyordu. Sonuna kadar haklı. Göreve geldiği günden bu yana inanılmaz zorluklar yaşayan ve aşmak için her şeyini veren Kuntoğlu ve ekibinin enerjisini tüketmemek gerekiyor. Yalnız kalmalarına rağmen özellikle basın ve taraftarla kurdukları iyi ilişkiler, onlara ileride çok şey kazandıracak. Maddi olmasa da biraz manevi destek istiyorlar.

Bence çok şey istemiyorlar ve desteği de hak ediyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar