Psikolojik Danışman Ali Şeker

Psikolojik Danışman Ali Şeker

Çocuklarda Sosyal İletişim Bozukluğu

Bazı çocuklar konuşur… hatta oldukça iyi konuşur. Cümleleri kurar, soruları cevaplar, hatta uzun uzun anlatabilir. Dışarıdan bakıldığında hiçbir sorun yok gibidir.

Ama bir şey eksik kalır.

Sohbet başlar ama devam etmez.
Soru sorulur ama karşılıklı bir akış oluşmaz.
Bir ortamın içinde olur ama o ortama tam “ait” gibi hissettirmez.

Ve çoğu zaman bu durum fark edilmez. Çünkü ortada “konuşma problemi” yoktur. Ama iletişim, beklenen şekilde ilerlemiyordur.

İşte sosyal iletişim bozukluğu (social communication disorder) tam da bu noktada karşımıza çıkar.

Bu durum, çocuğun dili sosyal bağlamda kullanmakta zorlanmasıyla ilgilidir. Yani kelimeler vardır, cümleler vardır; ancak bu dilin “insanlar arası ilişki kurma” kısmı zorlanır.

Peki bu nasıl fark edilir?

Bazen çocuk sohbeti başlatmakta zorlanır. Bazen konuşmayı sürdürmek yerine tek taraflı anlatıma geçer. Bazen karşısındaki kişinin ne hissettiğini fark etmekte güçlük yaşar. Bazen de sosyal ipuçlarını kaçırır; ne zaman susması gerektiğini, ne zaman konuşması gerektiğini ayarlayamaz.

Sınıf ortamında öğretmenler bunu şöyle gözlemleyebilir: Çocuğun grup çalışmalarında zorlanması, arkadaş ilişkilerini sürdürememesi ya da sosyal ortamlarda geri planda kalması. Ama dikkat çekici olan şey şudur: Bu çocuklar genellikle “çekingen” gibi görünmez. Hatta konuşabilirler. Ama konuşma, ilişki kurmaya dönüşmez.

Ve bu ayrım çoğu zaman gözden kaçar.

Çünkü biz çoğu zaman iletişimi “konuşma” ile eş tutarız. Oysa sosyal iletişim, konuşmanın ötesinde bir şeydir. Sıra almak, karşılık vermek, bağ kurmak, karşısındakini anlamak ve kendini ona göre düzenleyebilmek… Bunların hepsi bu alanın içindedir.

Eğer bir çocukta bu tür zorluklar gözlemleniyorsa, bu durumun “yaramazlık”, “dikkatsizlik” ya da “ilgisizlik” olarak yorumlanması süreci daha da zorlaştırabilir. Çünkü burada sorun davranış değil, iletişim organizasyonudur.

Bu noktada en önemli adım fark etmektir. Ardından okul ve aile gözlemlerinin bir araya getirilmesi gelir. Çocuğun farklı ortamlardaki sosyal davranışlarının birlikte değerlendirilmesi, daha doğru bir resim sunar.

Gerekli durumlarda bir uzmandan destek almak sürecin doğal bir parçasıdır. Dil ve konuşma terapisi, sosyal iletişim becerilerinin desteklenmesinde önemli bir rol oynar. Bazı durumlarda gelişimsel değerlendirmeler de sürece eşlik edebilir. Ama amaç yine aynı noktadadır: Çocuğu etiketlemek değil, onun iletişim yolunu anlamak.

Çünkü sosyal iletişim bozukluğu yaşayan bir çocuk, ilişki kurmak istemeyen bir çocuk değildir. Tam tersine, ilişki kurma biçimi farklı olan bir çocuktur.

Ve çoğu zaman mesele şudur:
Çocukların bizimle konuşması değil…
bizim onların kurduğu iletişim biçimini anlayabilmemiz.

Unutmamak gerekir ki sosyal iletişim, öğrenilen bir beceridir. Ve doğru destekle gelişebilir.

Bazen bir çocuğun hayatında en büyük değişim, daha çok konuşmasıyla değil…
konuşmalarının gerçekten bir karşılık bulmasıyla başlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.