Cihan Aytürk
Konya’da en sağlam yatırım ne?
Son dönemde bana en çok sorulan soru şu:
“Bu ortamda nereye yatırım yapalım?”
Altın dalgalı, borsa her gün başka bir başlığa bakıyor, döviz ise uzun süredir yerinde sayıyor. İnsanlar haklı olarak tereddüt ediyor. Çünkü kimse birikiminin erimesini istemiyor.
Ben yıllardır şunu söylüyorum:
Yatırımda önemli olan hızlı kazanmak değil, güvenle kazanmak.
Bugün tabloya baktığımızda, tüm belirsizliklere rağmen ayakta kalan ve güven vermeye devam eden tek alanın gayrimenkul olduğunu net bir şekilde görüyoruz.
Rakamlar yalan söylemez
Türkiye’de ekonomik şartlar ne olursa olsun konut satışı durmuyor.
2025’in ilk 11 ayında 1 milyon 434 bin konut satıldı. Aralık ayı da eklendiğinde bu rakamın 1,5 milyonu aşmasını bekliyorum. En son bu seviyeleri 2020 yılında görmüştük.
Faizler yüksek olabilir, kredi şartları zor olabilir ama insanlar hâlâ konut alıyor. Çünkü gayrimenkul, bu ülkede her zaman en güçlü güven duygusunu oluşturmuştur.
Borsa herkes için uygun değil
Borsa hızlıdır, kazandırabilir ama aynı zamanda ciddi riskler barındırır. Özellikle küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için bu riskler göz ardı edilmemeli.
Spekülasyonların, yanlış yönlendirmelerin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda, reel yatırımları göz ardı etmek uzun vadede büyük pişmanlıklara yol açabilir.
Herkesin yatırım aracı farklıdır ama garanti yöntemler dururken, yüksek riskli tercihler yapmak çoğu zaman doğru sonuç vermez.
Altın kazandırdı ama beklemeye aldı
Altın ve gümüş son dönemde iyi kazandırdı, buna itirazım yok.
Ancak bugün geldiğimiz noktada piyasa durağan. Yükseliş beklentisi var ama satış iştahı yok. Bu da yatırımcıyı kararsız bırakıyor.
Bu tür dönemler genelde ekonomik durgunluğun ilk sinyallerini verir. O yüzden temkinli olmakta fayda var.
Küçük yatırımcıya özellikle sesleniyorum
Ücretli çalışan, birikimini korumaya çalışan vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı. Popülist söylemlerle yönlendirme yapan kişilere değil, gerçek piyasa aktörlerine kulak verilmesi gerekiyor.
Herkes büyük projelere giremeyebilir. Bu çok normal.
Ama küçük arsalar, küçük iş yerleri, doğru ortaklıklar hâlâ ciddi fırsatlar barındırıyor.
Konya’da “dağın başı” diye bir yer kalmadı
Bunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Konya hızlı büyüyen, depreme dayanıklı konut üretimiyle öne çıkan bir şehir. Artık yatırımlar sadece ovada değil, yüksek kesimlerde de yoğunlaşıyor.
İmarı olan, altyapısı tamamlanan bölgelerde bugün “uzak” diye bakılan yerler, yarının merkezleri olabilir.
Konya için artık “dağın başı” tabiri geçerli değil.
2026’ya giderken beklentim net
2026 yılında TOKİ konutlarının kuraları tamamlanacak. Bu, küçük ve orta ölçekli yatırımcıların parasını konuta bağlaması anlamına geliyor. Özel sektörde rekabet artacak, yeni projeler ortaya çıkacak.
Büyük metrekareli, lüks projelerden ziyade ihtiyaca yönelik konutlar öne çıkacak. Bu da fiyatları bir miktar dengeleyecek.
Büyük kârlar dönemi geride kalmış olabilir ama daha sağlıklı bir piyasa dönemi başlıyor.
Son söz
Gayrimenkul kısa vadede büyük kazanç vaat etmez.
Ama istikrarlıdır, güven verir, uykunu kaçırmaz.
Konya’da bugün atılan adımların karşılığını 2026 yılında daha net göreceğimizi düşünüyorum.
Benim görüşüm net: Gayrimenkul, bu şehirde yatırımcısını yine yarı yolda bırakmayacak.
Bazen en doğru yatırım, en sessiz olandır.