Konya Ovası'nda su tasarrufu yapmayan tarım yapamayabilir

Konya Ovası'nda su tasarrufu yapmayan tarım yapamayabilir

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, Konya'da yürütülen Sürdürülebilir Arazi Yönetimi ve İklim Dostu Tarım Projesi'nde, programlı sulama yöntemiyle hem su ve enerji tasarrufu hem de verim artışı sağlanabileceğinin ortaya konulduğunu söyledi.

Selışık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son aylardaki yağış azlığının kuraklık konusunu gündemin üst sıralarına taşıdığını belirtti.

FAO'nun araştırmalarına göre 2025 itibarıyla dünyada 1 milyar 800 milyon insanın açık bir şekilde su kıtlığı yaşayan bölgelerde olmasının beklendiğini bildiren Selışık, dünya nüfusunun üçte ikisinin de su stresi yaşayacağının düşünüldüğünü ifade etti.

Selışık, dünyada en fazla su kullanan sektörün tarım olduğuna işaret ederek, özellikle küçük ölçekli aile çiftçilerinin, kırsal yoksulların ve diğer kırılgan grupların su konusundaki olumsuzluklardan daha çok etkilendiğini anlattı.

"Türkiye'de su stresi arttı"

FAO'nun çalışmalarına göre de artan su kullanımına bağlı olarak Türkiye'de de su kaynaklarına yönelik stresin yükseldiğini dile getiren Selışık, halihazırda bölgesel düzeylerde su kıtlığı/kuraklık yaşandığını ve durumun gelecekte daha da kötü hale gelmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Selışık, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir ve çevreci bir bilinçle kullanılmasının çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Ülkedeki suyun yüzde 74'ü tarımsal sulamada kullanılıyor. Kalan yüzde 26'sının ise yüzde 13'ü içme-kullanma ve yüzde 13'ü sanayi kullanımı olarak bölüşülüyor." dedi.

Şeker pancarı ve mısır örneği

FAO'nun Konya Kapalı Havzası'nda Küresel Çevre Fonu kapsamında yürütülen Sürdürülebilir Arazi Yönetimi ve İklim Dostu Tarım Projesi bulunduğunu belirten Selışık, şunları kaydetti:

"Bu çalışmalarda, programlı sulama yöntemiyle hem su tasarrufu hem enerji tasarrufu hem de verim artışı anlamında önemli kazanımların elde edilebileceği ortaya konulmuştur. İki yıllık (2019-2020) saha çalışmalarının ortalama sonuçları dikkate alındığında, geleneksel sulamaya göre programlı damla sulamayla şeker pancarında yüzde 25,5 su tasarrufu, yüzde 23,2 elektrik enerjisi tasarrufu, danelik mısırda yüzde 23,5 su tasarrufu, yüzde 23,9 elektrik enerjisi tasarrufu ve silajlık mısırda ise yüzde 20,1 su tasarrufu ve yüzde 16,4 elektrik enerjisi tasarrufu sağlanmıştır. Bütün bu tasarrufların yanı sıra programlı sulama uygulamalarıyla şeker pancarında yüzde 9, danelik mısırda yüzde 26,6, silajlık mısırda ise yüzde 32,9'luk verim artışı sağlanmıştır."

"Acil adım atılmalı"

Selışık, kişi başına düşen suyun en çok azaldığı yerin Orta Asya olduğunu dile getirerek, "Bu, Türkiye için de bir uyarı olarak düşünülmelidir. FAO'nun 2017 yılında yayımladığı bir çalışmaya göre Türkiye'deki kuraklık konusu Orta Asya ile benzer özellikler gösteriyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası küresel iklim değişikliğine karşı da hassas bölgelerden birisi. Suyun sürdürülebilir ve eşitlikçi kullanımı için acil olarak adım atılması gerekiyor." dedi.

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.