• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 22 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

HZ. Ömer’i sevmek ama ebu leheb gibi yaşamak

Mehmet Tozoğlu

           Sevgili dostlar; teknoloji dünyası yenilikler icat ettikçe, biz insanların yaşam biçimi de çok büyük değişimlere uğramaktadır……

 

               Dünyanın birçok ülkesinde olmayan farklı bir avantajımızın olduğunu unutmamalıyız. Yapılan istatistikî verilere göre, toplumumuzun yüzde 25’i, 16-22 yaş arasındaki gençlerden oluşmaktadır. Bu, Türkiye’nin AB kapısında bulunduğu şu günlerde, yarına umutla bakabilmeleri  için çok büyük önem taşımaktadır.. Bugün eşiğinde bulunduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinin, en önemli sorunlarından  genç oranının yetersiz olması, bize olan bakış açılarının pozitif hale gelmesinde en büyük etkeni oluşturmaktadır.

          Evet ama! Ülkemizde genç çok olmasına çokta, genç ama dinamik ve ahlaklı diyebileceğimiz genç sayısı giderek azalmakta. Geleceğimizin teminatı olanların hayaller dünyasında gezmeleri,  vurdum duymaz hareketleri, dünyaya bakış açıları, islamı yaşayamamaları, batıya özenmeleri, internette sürekli +18 program ve oyunlara dalmaları, anne babaya itaatsizlik,büyüklere saygısızlık, tembellik, öğretmenlerine karşı diklenmeler….v.s sırala sırala bitmeyen bazı özellikler… Hele hele giyim kuşanmalarında batıya özenmeleri ise içimizi yakan birer dert haline geldiğini belirtmek istiyorum….

 

                 Bizim gençliğimiz; Osmanlı torunu olmasına rağmen, bir çoğu  sanki başka imparatorluğun torunuymuş gibi Avrupalı gibi giyinip kuşanmaya başladılar. Gençlerimizi güzel ahlaka teşvik etmek için Peygamberimiz(s.a.v) bir Hadis-i Şeriflerinde  şöyle buyurmuşlardır.

              “Bir genci,bıyıklarını kısaltması, paçalarını yerde sürünmemesi için yukarıda tutmasıyla Müslüman’a yakışır bir kılık kıyafette gördüğünüzde, işte o sizin en hayırlılarınızdandır. Bir ihtiyarı da bıyıkları uzun, elbisesini sürükler bir görüntüde gördüğünüzde, işte o en şerlilerinizdendir’’ (Ramûzu-l Ehâdis, c.1, s.47)

             

           Gençlerimiz kendilerini, Müslüman bir toplumun evlatları, şanlı bir devletin bireyleri olarak görmeli, kendilerine yakışan din ve toplum adetlerine göre giyinmelidir. Saç ve sakala şekli verirken, ecdadımızın kemiklerini sızlatmayacak bir tarz vermeleri gerekmektedir…....

 

           Bu aralar genç neslin çoğunluğunun sakal ve saç stilleri, hiç dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama, ben bu tarz sakal ve saçları görünce, gelecek neslin yurdumuz milleti için pek aydınlık, umut verici bir gelecek vaat etmediğini düşünüyorum…..

  

          Ne olursa olsun Müslüman’ım diyebilen her Mü’min genç, İslam dinine yakışanı giymeli, hareketlerini ise,  Müslümanlığın  çizdiği ölçüler doğrultusunda,  en güzel bir şekilde devam ettirmelidir…

 

          Ben Hz. Ömer’i (r.a) seviyorum ama, Ebu Leheb gibi yaşayıp, giyinmek istiyorum diyebilenler, büyük bir yanılgı içerisinde DAHA DOĞRUSU BÜYÜK BİR TUZAK içerisine düştüklerini bilmelidirler… İnsan;  kimi seviyorsa ona benzemeli, her hareketi ile onu örnek alabilmelidir…Çünkü; ‘’Kişi Ahiret’te sevdiği ile beraberdir’’  sözünü söyleyen yüce  PEYGAMBERİMİZ (s.a.v),  hiçbir zaman İslam düşmanları gibi giyinmemiş, onlar gibi traş olmamışlardır…

 

         Mevlana hazretlerinin herkesin bildiği bir sözü vardır. “YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA DA GÖRÜNDÜĞÜN  GİBİ OL’’  şimdi sizlerden yani geleceğimizin teminatı olan gençlerimizden rica ediyorum, görüntünüze bir bakın aynadan….. Göründüğünüz gibi mi? Yoksa olduğunuz gibi mi görünüyorsunuz? Bu soruya en doğru cevabı sizin,  yani kendinizin  vereceğini düşünüyorum……Hiç olmazsa kendinize karşı dürüst olun ve ona göre cevaplayın bu sorunun cevabını.

 

           “KİME BENZEMEK İSTİYORSANIZ, O ‘NUN GİBİ OLUNUZ’’  Hz. Ömer olmakta sizin eliniz de, Ebu Leheb olmakta…..Ben Ebu Leheb’e benziyor olabilirim ama,  kesinlikle O’na  benzer hiçbir düşüncem yok diyenlerin, ya göründükleri gibi olmadıkları, ya da oldukları gibi görünmedikleri anlamı ortaya çıkar……….

 

  *Müslümanım ama, kafir gibi giyinmek istiyorum…….

 

  * Müslümanım ama, kafir gibi yaşamak istiyoru

 

   *Kalbim temiz, siz benim namaz kılmadığıma bakmayın……

 

   * Daha çok gencim ileride, Müslüman gibi giyinirim ………

 

    *Kızlar bu tarz giyim, saç ve sakaldan hoşlanıyor………

 

     *Erkekler bu tarz giyimden hoşlanıyor…….

 

           Böyle düşünen kız veya erkek kardeşlerimizin tekrar tekrar aynaya bakmalarını  istiyorum…. Kız dediğin alımlı, erkek dediğin delikanlı olmalıdır…. Böyle olmanın da tek yolu, din kuralları ve adetlerimiz çerçevesi içerisinde hareket edebilmektir…... Genç iken ahlaklı olmak zordur. Bu zamanda hislerine çabuk kapılan, hemen öfkelenen, yok yere kalp kırabilen, insanlara zarar veren gençlerimizin güzel ahlaklı olabilmelerinin tek bir yolu  İSLAM dinidir….İslam dinini yaşayan ve yaşatan her gencimizi RABBİM bu cennet ülkemizin başından eksik etmesin.

             ALLAH(c.c) tüm gençlerimizin yar ve yardımcısı olsun, güzel ahlaklı olmaya muvaffak etsin…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ahmet BAYKARA
05 Aralık 2015 Cumartesi 10:37
10:37
el haya el ıman .musluman ıtıkat ve ıman ahlak çemberının dısına cıkarsa e buyuk zararı toplum olarak ve yenı neslın yokolması demektır.bunun önunu açan mıllı egıtımdekı serbest gıyım gençlıgın zıvanadan cıkış sebebıdir.
95.10.204.149
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim