• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Konya 10 °C
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"

Hacıveyiszade Mustafa Kurucu

Seyit Küçükbezirci

“Bizden Biri”, “Büyük Hoca” Hacıveyiszade Mustafa Kurucu’yu Hatırlamak

            Geçtiğimiz Pazar 5 Şubat. Binlerce kitabımla, sayısız küpürümle sığındığım Nalçacı’dan, Yeşilmeram Sitesi altındaki “sığınağım”dayım. Kim gelirse kapıyı açmayacağım, kim telefonla ararsa çıkmayacağım. 5 ŞUBAT HÜZÜN GÜNLERİMDEN BİRİ. Acıların ve hüzünlerin paylaşıldıkça azaldığına hiç inanmadım.

KONYA’NIN “NUTKU TUTULDUĞU” GÜN; “OFUNSOFUN OLDUĞU” GÜN…

            Masanın üstünde, el kadar, tek yaprak bir gazete duruyor. “IŞIK GAZETESİ”. 5 Şubat 1960 Cuma günü yayınlanmış; “Konya Basını”nın nadir “Akşam Gazeteleri”nden biri. Akşama doğru yayınlanıyor, öteki günlük gazetelerden bir gün önce ulaştırıyor, “havadisleri” Konya halkına.

            5 Şubat 1960 Cuma günü, hemen öğleden sonra, tek yaprak, el kadar “Işık”ın satıcı çocukları, “müvezziler” Konya caddelerinde çılgın gibi koşarak, bağırarak “kıyameti kopardılar”. “HACIVEYİSZADE HOCA VEFAT ETTİ”.

            “Günlük siyasi tarafsız akşam gazetesi IŞIK”ın, Mevlâna Caddesi Pürçüklü Sokak’taki küçücük matbaasındaki, “pedal” baskı makinası aralıksız baskı yapıyor, saatlerce, akşama kadar. Ben de kaptım bir tane. Manşetten verilmiş Hacıveyis Hoca’nın vefatı: “Konya Büyük Bir Din Âlimini Kaybetti/Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Bugün saat 11.40’da Vefat Etti”.

            Konya basının içinde yaşadığım elli iki yılda, bir gazetenin “Işık” kadar aralıksız basıldığını, baskı makinasından çıkan her nüshası  kapışılan gazete görmedim.

            5 Şubat 1960/Cuma. “HOCA”nın vefatı duyulur duyulmaz şehrin, yani tüm “GONYA’NIN NUTGU DUDULDU”; “GONYA’DA HERKES OFUSSOFUN OLDU”.

BİR ŞEHİR, BİR İNSANI SEVİNCE DEMEK BÖYLE Mİ SEVER?

            6 Şubat 1960 Cumartesi. Koca Konya tümden “ölü evi” gibi. Bir ayrılığın hüznü sinmiş sanki, her şeye. Konya işi bırakmış, dükkânlarını kapatmış; herkes Kapı Cami’nde. Cenaze namazını, Ankara’dan gelen “Diyanet İşleri Reisi Eyüp Sabri Efendi” kıldırıyor. Hacıveyiszade’nin naaşı bir “insan denizi”nin elleri üstünde. Üçler’e doğru gidilmek isteniyor; ama “insan denizi” dalgalandıkça yol alınamıyor. Normal zamanda beş, bilemediniz on dakikada yürünebilecek Kapı Cami-Üçler Mezarlığı arası tam iki saatte geçiliyor.

            Yaşadığım o saatler… On sekiz yaşında bir gazeteci gencim; ve cenazenin götürülüşünü, gömülüşünü fotoğraflayan birkaç kişiden biriyim.

            O, 6 Şubat 1960 Cumartesi günü yaşanan kelimelerle anlatılamaz, fotoğraflara sığmaz. Orada olanlar, o saatleri yaşayanlar bilebilir, ancak. BİR ŞEHİR, BİR İNSANI SEVİNCE DEMEK BÖYLE SEVER. SIRRI NEYDİ BU DENİZ GİBİ SEVGİNİN?

            Hacıveyiszade’nin gidişine, o zamanlar, 125 bin kişinin yaşadığı Konya’da on binler katıldı. Aradan bunca yıl, bu yıla göre 52 yıl geçti. Gösterilen sevgi, duyulan saygı eksilmedi, arttı. En azından “O Günler”deki gibi sürdü. Hacıveyiszade’yi gören, vaazlarını dinleyen, öğrencisi olan Konyalılar artık azınlıkta. Hacıveyiszade öldüğü zaman doğanlar bugün 52 yaşında. Görmeyen kuşakların sayısı yüz binlerin üstünde. Onlar da, görmedikleri halde, dedeleri kadar, babaları kadar Hacıveyiszade adı geçince saygı gösteriyorlar. Peki; sırrı ne; bu deniz gibi eksilmeyen, yıl geçtikçe çoğalan sevginin?

            Çok düşündüm üstünde. Âlimler, fazıllar, hocalar, yazarlar, çizerler, şıhlar; çok şey yazdı, çok şey söyledi Hacıveyiszade bâbında. Ama, ben hep “halk” denilen, “ahali” denilen kalabalıkların Hacıveyiszade için ne dediklerinin, ne hissettiklerinin, ne algıladıklarının peşindeydim. Bu unutulmayan, eskimeyen; çoğaldıkça çoğalan, bir “efsane” gibi kuşaktan kuşağa geçen sevginin sırrı: “HACIVEYİSZADE MUSTAFA KURUCU HOCA, “BİZDEN BİRİ”YDİ. HACIVEYİSZADE “YERLİ”YDİ. Konyalı, inanılmaz güçteki sezgisi ile “Kendilerinden biri” olduğunu kavramıştı. Ona inanıyordu, güveniyordu… Çoğunun “küçük insan” diye burun kıvırdığı işçiler, bahçıvanlar, seyyar satıcılar, esnaflar, sanatkârlar; çocuklar, Konya’nın “gulağı kesik gopuklar” sevildiklerini biliyorlardı. Hoca’nın yanlarında olduğunu, onlardan yana olduğunu hissediyorlardı.

            Darda olanın yanındaydı, elinden geleni yapmaya çalışıyordu. Acı çekenin teselli edeniydi. Umutsuzun içinde umut uyandırıyordu. Zengin, fakir; güzel çirkin; güçlü güçsüz ayırt etmiyordu. Nezdinde ağa da, amele de birdi. Çocukları, karşılaştığı her canı selâmlıyordu. Şimdi Konya’nın bir mahallesi olan Şatır Köyü’ndendi; Şatır toprağı kadar “yerli”ydi.

HACIVEYİSZADE MUSTAFA KURUCU HALÂ DERSE DEVAM EDİYOR

            Yaşadığı dönemde umutsuzlara umut sunan; kimsesizlerin kimsesi olmak için elinde olan her şeyle herkese koşan Hacıveyiszade, Konya ikliminde halâ “ders”e devam ediyor. Sevginin, hizmetin değerini anlatıyor. Samimi ol, diyor; “inancının senden istediği gibi yaşa” diyor. “Gururlanma, asla kibirlenme; helâli, haramı ayır; fitne sokma, fitneci olma, halkın arasında bölücülük yapma” diyor. “Alimim, fazılım, kurtarıcıyım” diye kendini “Gara dakım ahali”nin üstünde görme” diyor.

            İçinde yaşadığımız “Şişkinlik”ten kurtulmamız için; yaşadığımız sevgisizlikten, saygısızlıktan kurtulmamız için, “Menfaatçilik” esaretinden kurtulmamız için: Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hoca’nın hayat hikâyesini iyi okumalıyız. “İKİ CİHANDA” DA AZİZ OLMAK İÇİN ÖYLE YAŞAMAYA ÇALIŞMALIYIZ.

            Hissediyorsanız, “Hacıveyiszade Hoca” Konya’da, sokakta, dükkânda, dergâhta, bargâhta “derse hala” devam ediyor.

KONYA’NIN BÜYÜK KAYBI HAKKINDAKİ İLK YAZI…

            Hacıveyiszade Mustafa Kurucu’nun vefat haberini Konya aynı gün, ilk kez IŞIK Gazetesi’nden öğrendi. “Hoca” hakkındaki ilk yazı da Işık’ta “Büyük Kaybımız” başlığı ile Tevfik Kurma tarafından yazıldı. İlk yazıyı, “Hacıveyiszade Tarihçesi”ne not düşmek için aynen yayınlıyorum.

            “Bizden biri”, “Gara dakım halktan”,  “köylü kökenli”; “irşadçımız”, “tebliğcimiz” HACIVEYİSZADE MUSTAFA KURUCU’YA binlerce “FATİHA”.

            Unutulmak istemeyen, devamlı hayırla anılmak isteyenler Hacıveyiszade Mustafa Kurucu’yu örnek almalı…

 seyit-kucukbezirci.20120212180613.jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa Türedi
14 Haziran 2013 Cuma 23:08
Bir Yorum
Sukuti Bey, 2.Cumhurbaşkanı İsmet İnönü..Tek parti döneminde (1938-1950) arasında Milli Şef\'in neler yaptığı hepimizin malumu Hocaefendinin vefat ettiği tarihte (1960) 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar görevdeydi. Kendisi Adnan Menderes gibi halktan biriydi..Katılmış olması muhtemeldir..O dönemi en iyi bu satırların yazarı bilir. Konyamızın bu güzide insanlarını ve O dönemleri en ince ayrıntısına kadar yazan yazıları güzel olur.
46.197.163.7
şüheda can
10 Kasım 2012 Cumartesi 14:02
kompozisyon
Allah rahmet eylesin.ya arkadaşlar eğer duyduysanız bir kompozisyon yarışması var.lütfen bildiğiniz bir kaç bilgi varsa benimle paylaşın.teşekkürler.
78.161.152.51
mustafa yavuz
29 Şubat 2012 Çarşamba 19:55
Allah bir kulunu severse..
Allah bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e “Ben filanı seviyorum sen de sev” diye emreder. Cebrail’de onu sever ve gök ehline: Allah filan kimseyi seviyor siz de seviniz, der. Gökte bulunanlar onu severler sonra da yeryüzündekilerin kalblerine o kimsenin sevgisi yerleşmeye başlar."(Müslim el birr)
Hacıveyis zade Mustafa Efendinin bu kadar sevilmesinin sırrı işte bu hadisi şeriftir.
78.161.137.236
Melâhat Kıyak Ürkmez
13 Şubat 2012 Pazartesi 13:14
Yaşayan Çınar
Seyit Bey, bu dünyadan göçüp gitmiş çınarlar hakkında emsal teşkil edecek anekdotları sizin gibi yaşayan çınarlardan öğrenmek bizler için büyük şans. Eminim ki sizin gönül arşivinizde nice yazılmamış çizilmemiş hatıralar, belgeler, görseller yığılıdır... Elinde kalem olan her birimizin bu raflarda bekleyen hazinelerden istifade ederek -izniniz olursa- yazmalı, bizden sonraki nesillere aktarmalıyız. Kaleminize, yorumunuza, yüreğinize sağlık. Acizane istirhamım;durmadan yazın yazın. Saygılar.
46.196.130.51
Sukuti.
12 Şubat 2012 Pazar 22:22
Allah rahmet etsin.
Hoca Efendiye Allahtan rahmet dilerim.Meram ettiğim Seyit Abi O zamanın meşhur bir politikacısı olan 2.Cumhur Reisininde cenazesine katıldığını okumuştum.Bununla ilgili bir bilgi yazarsanız tarihe bir katkı sağlanır düşüncesindeyim.Bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkür eder ellerinizden öper Allahtan uzun ömürler dilerim.Selam ve saygılarımla.
78.160.234.188
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim