Selman S. Akyüz

Selman S. Akyüz

"Dindar ve çağdaş" taraftar

Konyaspor’un “dindar ve çağdaş” taraftarı
 
Basın tribünü kapalı tribünün tam ortasında. Sağımız da solumuz da taraftarlarla dolu. Konyaspor sevdalısı kadınlar ve çocuklar bağırıyor. Sol taraf “yeşil” sağ taraf “beyaz” diyor. Konyaspor’un, Konya’nın renklerini haykırıyorlar. Hiç durmuyorlar. Devamı geliyor: “İşte taraftar, işte şampiyon! Burası Konya buradan çıkış yok. Sevdim seni bir kere başkasını sevemem. Deli diyorlar bana, desinler, değişemem”  ikinci yarıda da takım öne geçince “Ya Allah Bismillah Allahüekber” tezahüratları ve dahası.
Tribünlerde muhafazakar, mütedeyyin kadın ve çocukları, üzerlerinde Konyaspor formasıyla tezahürat yaparlarken görünce hemen aklıma Başbakan Erdoğan’ın başlattığı “dindar nesil” tartışması geldi. Nasıl gelmesin. Bir futbol stadyumu. Konya’da bir stadyumda binlerce kadın ve çocuk, Başbakan’ın dediği gibi “hem dindar hem çağdaş” olunabileceğini devlet televizyonunun ekranlarından tüm Türkiye’ye gösteriyor. Hem de tezahürat yaparak gösteriyor. Vallahi çok da yakışıyor. Yeri geliyor kızıyorlar, yeri geliyor kendi oyuncularını alkışlıyorlar, “sevdim” diyorlar, “Allah” diyorlar. Yani süperler. “Keşke futbolu çok seven eşim de burada olsa” diye içimden geçiriyorum. 
Yıllardır konuşulan ve değiştirilmesi için çaba sarf edilen, Konya’nın üzerine yapıştırılan “yobaz” imajı bu görüntülerle artık yıkılmalıdır. Yıkılmış olmalıdır. İnsanlarda sağduyu varsa, insaf varsa bu şehrin insanının Türk insanından farkı olmadığını bu maç sayesinde görmüş olmalıdır.
Gelelim Konyaspor’un cengaver yani savaşçı, heyecanlı, kaybetmeye tahammülü olmayan ama aynı zamanda centilmen kadın ve çocuk taraftarlarının takıma sağladığı katkıya. Bucaspor maçı, bence, Konyaspor için, en azından bu sezon, milat niteliğindedir. Sezon başında transfer yasağı olduğu için şampiyonluk şansı verilmeyen ancak tribündekilerden sadece birkaç yaş daha büyük futbolcuların gayretiyle üst sıraları zorlayan Konyaspor, bu motivasyonla, ligin sonu için daha da ümitli olabilir.
Tribünlerin enerjisi sahada gerçekten fazlasıyla hissedildi. İlk yarı Ali Dere ve Robak’ın şutları direkten döndü. Ali Dere’nin asistini çok güzel tamamlayan Recep Aydın, “bu takımın gerçek golcüsü benim” dercesine yine doğru yerdeydi ve Konyaspor’u öne geçirdi. Tribünler adeta çıldırdı. Az da olsa sıkılan teyzeler çocuklarının yaşadığı heyecana ortak oldular. “Küfür eden erkek maçı evde izler” yazılı pankartla erkeklere mesaj gönderen, Konya’nın plakası olan 42. dakikaya gelindiğinde tribündeki binlerce kadın ve çocuğun elinde konfetilerle şov yapan taraftarları bir kez daha görmek istiyorum. Federasyon ceza yerine belli aralıklarla maçları sadece kadın ve çocuklara özel yapmalı. 
Konyaspor yönetimini ve Başkan Ahmet Şan’ı, aksaklıklar olsa da, bu güzel organizasyon için, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan’ı ve Ak Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı’yı da maça geldikleri için kutluyorum.
Konyaspor bu galibiyeti Konya’nın futbol tutkunu kadınları ve çocuklarına borçludur. Bence sezon sonu onlara bir şampiyonluk armağan ederek bu borçlarını ödeyebilirler. 
 AH! ŞEKERSPOR
Birkaç cümle yazacağım. Şekerspor’un içinde bulunduğu duruma çok üzülüyorum. Bir takım bir yılda nasıl olur da amaçsız bir takım haline gelir diye düşünüyorum. Anlamıyorum. Anlıyorum ama işime gelmiyor buna inanmak. Şekerspor gibi güçlü bir kulüp üç amaca yönelik mücadele edebilir. Ya vasat bir takım kurarsın, rakiplerin çok iyidir ve bulunduğun ligde tutunmak için mücadele verirsin. Ya güçlü bir takım kurarsın zirveye oynarsın, Bank Asya gibi kendine yakışan bir ligde oynarsın. Ya da güçlü altyapından çıkardığın oyunculara şans vererek Türkiye’ye futbolcu yetiştirirsin. Şu an bulunduğu lig, sıralama, yaptığı transferler, sahada oynadığı futbol, Şekerspor’u para kazanma yeri olarak gören futbolcular ve hatalı işlere imza atan yönetimiyle Konya Şekerspor bu üç amaçtan hiçbirine hizmet etmiyor. Hedefleri olan Konya Şeker’in hedefsiz futbol takımı görüntüsündeler. Maalesef Başkan Yavuz Erence’nin tekme atıp kırmızı kart gören oyuncusunu haklı göstermek için rakip takımın hocasını yanına çağırıp kızmasıyla da işler düzelmiyor.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar