Şi ve Putin Pekin'de Buluştu: 25 Yıllık İttifak ve Orta Doğu Çağrısı
Putin ve Şi Pekin'de bir araya gelerek tarihi dostluk anlaşmasını uzattı. Zirvede Orta Doğu'da acil barış çağrısı ve çok kutuplu dünya vurgusu öne çıktı.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki günlük resmi bir ziyaret kapsamında başkent Pekin'de kritik bir zirve gerçekleştirdi. Tiananmen Meydanı'ndaki devlet töreninin ardından Büyük Halk Salonu'nda yapılan baş başa ve heyetler arası görüşmelerde, iki ülke arasındaki stratejik bağlar pekiştirildi. Zirvenin en önemli çıktılarından biri, 2001'de imzalanan ve 25. yılını dolduran "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılması oldu. Şi, uluslararası arenadaki hızlı değişimlere ve uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı sayıldığı orman kanunlarına dönüş tehlikesine dikkat çekerek, bu anlaşmanın stratejik vizyonunun giderek daha hayati hale geldiğini vurguladı.
Orta Doğu'daki Çatışmalara Acil Son Verilmeli
Görüşmelerin ana gündem maddelerinden biri küresel güvenlik krizleriydi. Çin lideri Şi Cinping, ABD ve İsrail'in İran ile yaşadığı gerilime ve bölgedeki savaşa doğrudan değinerek, Körfez bölgesi ve Orta Doğu'nun savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta olduğunu belirtti. "Derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" çağrısında bulunan Şi, küresel enerji tedarikinin, sanayi zincirlerinin ve uluslararası ticaretin korunması için çatışmaların durmasının şart olduğunu ifade etti. Çin ayrıca, krizin çözümü için egemenlik ve barışçıl bir arada yaşama ilkelerine dayanan 4 maddelik bir barış önerisi sunduğunu hatırlattı.
Enerjide Güvenilir Ortaklık ve Rekor Ticaret
Zirvede ekonomik işbirliğinin geldiği nokta rakamlarla ortaya kondu. Rus lider Putin, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son 25 yılda 30 kat arttığını ve birkaç yıldır 200 milyar doları rahatlıkla aştığını (son iki yılda 240 milyar dolar seviyesinde) dile getirdi. Orta Doğu'da enerji akışını tehdit eden kriz ortamında Rusya'nın stratejik konumuna dikkat çeken Putin, "Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" ifadelerini kullandı. Batı'nın yaptırımları altındaki Moskova, ihracatındaki ham petrol ve doğal gazın yaklaşık yarısını Pekin'e yönlendirmiş durumda.
Çok Kutuplu Dünya ve Çok Taraflı İşbirliği
Rusya-Çin ittifakının küresel istikrarın temel sacayağı olduğunu savunan Putin, hedeflerinin tüm ülkelerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünya inşa etmek olduğunu söyledi. İki lider; BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda ortak hareket etmeye devam edeceklerini teyit etti. Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini belirten Putin, ayrıca mevkidaşı Şi'yi gelecek yıl Rusya'ya resmi bir ziyarete davet etti.
Trump'ın Ziyareti Sonrası Dikkat Çeken Zamanlama
Vladimir Putin'in iktidarı boyunca Çin'e gerçekleştirdiği bu 25. ziyaretin zamanlaması büyük önem taşıyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs tarihlerinde Çin'e yaptığı ve daha diplomatik, kültürel temalı (Gök Tapınağı ziyareti vb.) geçen resmi temaslarının hemen ardından gerçekleşen bu zirve, çok daha odaklı ve stratejik bir karaktere sahip. Beklentiler, ekonomi ve güvenlik alanlarında yaklaşık 40 işbirliği belgesinin imzalanması yönünde. Çin ve Rusya, ABD ve Batılı müttefiklerinin baskılarına karşı, "yeni dönemde kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı" vizyonuyla küresel sahnede safları daha da sıklaştırdıklarının güçlü bir mesajını veriyor.
