Hüseyin Altunbaş

Hüseyin Altunbaş

Reklamcılar...

Suya sabuna dokunmayan reklamcılar


Bana reklamcını söyle ben sana kim olduğunu söyleyim! Nasıl bir firma olduğunu, nereye gideceğini, başına neler neler gelebileceğini söyleyim. Bu iş artık aynen böyle.

 

Şayet reklamcınız güvenilmez, piyasa itibarı sıfır, reklamı bilmez, iletişimi bilmez, pazarlamayı bilmez, piyasayla barışık biri değilse acilen değiştirin. Kendine bakmıyorsa, kılık kıyafeti paçozsa, personeline ilgi göstermiyorsa, personeli mutlu değilse, ajansı salaş merdiven altı yerdeyse yine atın gitsin. Valla atın, hiç durmayın. Siz atmazsanız o sizi yok edecek, batıracak.

 

Konya’mıza yeni reklam ajansları lazım. Grafikçilikten reklam ajansçılığına geçmek lazım. Mesela eski ajanslar birbirleriyle birleşerek yepyeni reklam ajansı kimliğiyle bu adımı yapabilmeliler. Şu egolardan kurtulun ve adam gibi ajansları oluşturalım. Herkes daha fazla kazansın.

 

Konya büyümek istiyor. Firmalarımız büyümek istiyor. Onları büyütecek reklam ajansları maalesef ki yok. Bu reklam ajanslarını oluşturmak ve çoğaltmak lazım. Başarılı birkaç ajansı dışarıda tutarak söylüyorum bunları.

 

Artık reklam ajansları sadece açıkhava mecrasını satarak reklam kampanya yapar görünmemeliler. Açıkhava tasarlayarak reklamcılık yaptıklarını zannetmemeliler.

 

Dergilere, gazetelere, internete, radyolara, televizyonlara reklam çözümlerini de koyarak markalara değer yüklemeliler. Yani tüm araçları düşünen, onları takip eden gerçek reklam ajansları oluşturmalıyız. Hangi reklam ajansı mecra analizi yapıyor? Mecraların tüm özelliklerini firmalara verebilen ajanslar doğru düşünen ajanslardır. Kişisel değerlendirmelerle gazetelere reklam vermeye gerek yok canım!, dergiler okunmaz ki onlara reklam vermeye ne gerek var ki!, radyoları kim dinliyor ki canım! diyen reklam ajansı patron ve çalışanları bu meslekten uzaklaştırılmalıdır. Kesinlikle!

 

Reklam kampanyasının yaratıcı gerekliliklerini iyi analiz edebilen reklam ajanslarını büyütmeliyiz. Konya şehri bunu yapmalı. Diğer şehirlerden daha ileri gitmek istiyorsa bunu yapmalı.

 

Böyle ajansları gazetelerimiz istiyor, dergilerimiz istiyor, açıkhavamız istiyor, yeni yaratıcı mecralar onu bekliyor. O zaman neden olmuyor. Neyi bekliyoruz?

 

Bakın geçen hafta Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin “Gelişen Kentler Zirvesi” Konya’mızda gerçekleşti. Bu önemli organizasyonu Konya Büyükşehir Belediyesi ile GYODER ortaklaşa düzenledi. Dedeman Otel’de gerçekleştirilen organizasyon Konya için önemliydi. Konya Büyükşehir Belediyesine, Başkan Tahir Akyürek’e bu organizasyona imza attıkları için gönülden tebrik ederim. Bu önemli etkinliğin Bursa’dan sonra Konya’da yapılması çok anlamlı. Bu Konya’nın büyüdüğünü, geleceğinin parlak olduğunun işareti. Buna göre hepimiz ortak adımlar atmalıyız.

 

 

Ancak soruyorum bu tür etkinliklerin başından sonuna kadar halkla ilişkileriyle, reklamıyla tüm iletişim boyutlarını yürütecek iletişim ajansı Konya’da var mıdır?

 

Cevap veriyorum yoktur!

 

İşte bunu görmek lazım.

 

Konya’nın potansiyelini dışarıdan görüyorlar biz içeriden göremiyoruz.

 

Konya’nın markalaşması için reklam ajanslarına daha fazla ilgi göstermeliyiz. Reklam ajanslarını geliştirmeden bir kentin marka olması mümkün değildir.

 

Bu sebeple tüm kamu ve özel kurum ve kuruluşlarımızla iletişim mantığını şehrimizde geliştirmek için uğraşmalıyız.

 

Soruyorum: Bu önemli zirve yerel ve ulusal medyada ne kadar yer aldı? Benim özel ilgim olduğu için bu haberlere koştum, ilgilendim. Ancak şunu söylemeliyim ki medyadaki yer ve zaman ilgisi yeterli değildi. Bunları da iyi düşünmek lazım. El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış. Dışarıdan alınan iletişim hizmetleri bizim iletişimimizi yeterli noktaya taşımaz,

taşımıyor.

 

Konya’nın iletişim departmanı kurulmalıdır. Pazarlama iletişim departmanı olacaktır bu departman.

 

Kim yapacak? Bence Belediye Başkanı Tahir Akyürek bunu yapmalı! Başkan mevcut durumu yeterli görmeyerek, geleceğe yönelik daha kalıcı hamleleri atmalı. Kişisel ego ile ben başarılıyım dememeli. Tahir Akyürek bu adımı atarsa gelecek onu altın harflerle yazacaktır.

 

 

 

 

İletişim Fakültesi Reklam Topluluğunun bu haftaki konuğu Konya Life dergisinin sahibi Rıfat Ergan’dı. Konya Life gibi Konya’nın yüz akı bir dergiyi yıllardır sürdürmesi takdiri başta hak ediyor. Konya’yı farklı imaj faktörleriyle destekleyici bir dergi Konya Life. Biz Konya’yı böyle bilmiyorduk dedirtecek güce sahip bir dergi. Bu tür dergiler şehrimizde çoğalmalı ki şehir algısı tertemiz olsun. Rıfat Bey geleceğin reklamcılarına, halkla ilişkilercilerine fotoğrafçılık, reklamcılık, yayıncılık alanında tecrübelerini keyifli sunuşla aktardı. Rıfat Beyle birlikte Konya Büyükşehir Belediyesi Tanıtım ve Organizasyon Müdürü Süleyman Sayan’da reklam topluluğu öğrencileriyle bu keyifli sohbete katıldı. İki farklı tecrübeyi keyif ve ilgiyle dinleyen geleceğin iletişimcileri kendileri için gerekli dersleri aldılar. Rıfat Ergan’a ve Süleyman Sayan’a buradan da çok teşekkür ederim.

 

 

Türkiye’nin köklü kuruluşlarından biri olan PTT’nin Konya ekibiyle eğitim seminerlerinde buluştum. Pırıl pırıl, neşeli, çalışkan PTT ailesiyle 3 keyifli gün geçirdik. Doç.Dr.Mehmet Fidan, Doç.Dr.Başak Solmaz ile birlikte tüm PTT ailesine iletişimin püf noktalarını aktardık. PTT ailesinin kendini yenileyen yüzünü gördük. Mektuplaşmanın bittiği günümüzde mektup yerine pek hoşumuza gitmeyen kredi kart ekstrelerini ve borç bildirimlerini ulaştırmak zorunda kalan bu ailenin çalışma azmini görmenizi isterdim. Kötü haberleri ulaştıran olarak görülmekten duydukları üzüntüyü onlarda hissediyorlar ama yapabilecekleri bir şey de yok. Elçiye zeval olmaz. Öyle değil mi? Siz kötü haberleri çağırırsanız size kötü haberler her şekilde gelir. PTT’yi, bu cansiperane çalışanları suçlamamak lazım. Onlar olmasaydı halimiz ne olurdu, düşünsenize.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum