Hatice Karakuş

Hatice Karakuş

Konya önce Ying'i şimdi de Yang'ı gördü

Geçmişin o şaşalı, heyecan dolu günlerini hatırlamayanınız var mıdır? Hani devletimizin "Aman vatandaş konut sahibi olsun, ticareti canlansın" diyerek faizleri indirdiği, kredileri adeta ucuzluk pazarına çevirdiği o efsanevi dönemleri…

O günlerde Konya sokaklarında ve ticaretinde tek bir başrol vardı: Muazzam, takdire şayan, sınır tanımaz “Ticari Zekamız”!

Üretmek mi? Yenilikçilik mi? Katma değer sağlamak mı? "Cancağızım, üretip de kafayı mı kıracağız, başkasının yaptığını alıp Konya piyasasında üç katına satmak varken!" düsturuyla coştukça coştuk. Konya’da ev fiyatları rokete bağlayıp fırladı, arabalar çip darlığı bahanesiyle piyasada sekiz-on katına tırmandı. Fırsat bu fırsattı, Allah bize “Yürü ya kulum!” demişti bir kere!

whatsapp-image-2026-09-29-at-10-42-16.jpeg

Derken araya bir maske krizi girdi de insanlığımızın ve o üstün zekamızın derinliklerini bir kez daha keşfettik. İki liralık maskeyi yirmi liraya satmak için birbirini ezen, dezenfektanı, kolonyayı karaborsaya düşürüp koli koli saklayan o uyanık zihniyet… Hükümet en sonunda utanıp kendisi maske dağıtmak, “Bu fiyatın üstüne ceza keserim” demek zorunda kaldı da açgözlülüğün ateşi biraz olsun söndü.

E, ne de olsa sistem belliydi: Fırsat geldikçe vur, piyasayı şişir, üretmeden köşe ol!

Gelelim bugüne…

Şimdilerde Konya çarşısında, sanayisinde derin bir sessizlik hâkim. Hangi sektöre dokunsanız "Kan ağlıyoruz, işler durdu, satış yok!" feryatları yükseliyor. Şehirde piyasa buz kesti, o eski şaşalı günler geride kaldı.

Şimdi sormak gerek: Nerede o her fırsatı ganimete çeviren, ahlak mahlak dinlemeyen "süper zekalı" tüccarlarımız? Hadi bakalım! Allah'ın size bahşettiği o "üstün ticari zekayı" şimdi kullanın da görelim! Piyasa güllük gülistanlıyorken, fırsatçılığın dibine vururken aslan kesiliyordunuz; buyurun, şimdi kurtarın bakalım bu şehri ve ekonomiyi!

Ama hakkını yemeyelim; bu hikâyede tek suçlu o fırsatçı zihniyet değil. Hükümetin ve yetkililerin hiç mi kabahati yok? Elbette var, hem de en büyüğünden! Bu millete, bu piyasaya böyle denetimsiz, sınırsız "fırsatlar" verirseniz; üretmeden zengin olmanın yolunu açık tutarsanız, olacağı tam olarak buydu. Bu vatandaşa böyle fırsatlar vermeyeceksiniz! Vermeyeceksiniz ki sonrasında sistem kilitlenmesin.

Felsefede Yin-Yang diye bir kural vardır; her aydınlığın bir karanlığı, her coşkunun bir çöküşü bulunur. Biz Konya'da o köpürtülmüş, üretimsiz tatlı hayatın "Ying" tarafını sefayla, hırsla, açgözlülükle doya doya yaşadık.

Şimdi ise madalyonun öbür yüzündeyiz. Ve emin olun; bu "Yang" tarafını, bu sert gerçekliği sonuna kadar, sağlam bir şekilde hak ettik!

Şimdi buyurun, bu kuraklıkta ticari zekanızla yağmur yağdırın da görelim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.