Serpil Yalçınkaya

Serpil Yalçınkaya

Konya Bozkırlarında Bir Gezgin

“Yeşilden maviye Anamaslara doğru uzayıp gidiyor göl. Çatlaklardaki kar yığınları çizgi çizgi uzanıyor göğe doğru. Küçük bir bulut kümesi kısa bir an duraklıyor zirvede sonra göğün sonsuz maviliğinde dağılıp gidiyor. Kurucuova, Yenişar’daki dostlarım geliyor aklıma yaylalarda, vadilerde başı göğe ermek istermiş gibi yükselen çamların altında konaklayan, dostlarım. Elimize tasları tutuşturup keçileri göstererek ‘Kendiniz sağın, kendiniz için’ diyen gül yüzlü yörük kızları. Sonra Pınargözü’ne giden yolda çeşmenin kenarında yatan mutlu adam. Adı bile yok mezar taşında, olması da gerekmiyor, bir yanında çeşme, bir yanında çam ormanı. Kabaran, buğulanan toprağı avuçluyorum. Yeni filizlenmeye başlayan çimenlerin tohumları kalıyor avucumda. Yaşayan, soluklanan başka bir dünyayı yerine koyuyorum. Onu rahatsız ettiğim duygusuna kapılıyor, utanıyorum. Kasabanın içinde göremediğim Yeşildağ insanını tarlalarda, bahçelerde uzaktan izliyorum. Makinemin zumu dürbün gibi yakınıma kadar getiriyor onları. Yaşlı bir karı koca çift sürüyorlar. Bir ana kız sebze için mandal hazırlıyorlar bahçelerinde. Leylekler tembel tembel yayılıyorlar içinde.”

 

         Dış dünyadan içe, kabuktan öze…Tutsak şehir(li) yaşamından özgür gidişler, yaşayışların hikayesi.

Konya’yı tam anlamıyla tanımak isteyenlerin adresi Zeki Oğuz’dur. Adım adım, köy köy gezmiş, fotoğraflamış; görüp gözlemlediklerini de hiç kıskanmadan eserlerine aktarmıştır. Uzak yakın demeden dağ köyleri, yaylalar, yörükler ile ilgili binlerce fotoğraf karesi ve hikayeyi biriktirmiştir belleğinde.

Anadolu insanının hisleri dile gelir onun yazdıklarında, çektiği fotoğraflarında. Bir taraftan hikayelere dökerken gördüklerini; diğer taraftan fotoğraf karelerine, öte taraftan şiirlere aktarır duygularını,yaşadıklarını.

Özlem vardır kimi zaman burukluk, anlattıklarında, ama kimi zamanlarda da bu kadar zorlu mücadelenin içindeki saflıkla gelen umut kırıntıları, mutluluk formülleri de vardır satır aralarında çileli yaşamların. Yaylalardan gelen püfür püfür esintiler de hissedersiniz bir taraftan. Takılır kalır zihninizde kimi zaman masum bir yörük kızının gözleri onun çektiği fotoğraflardan.

Dağ, tepe, bayır… Günlerce, haftalarca, yıllarca süren gezileri sonucunda en âlâ yürüyen gezi rehberi gibidir kendisi. Gittiği yerlerin, iklimini, yaşam şartlarını, töresini, giyim kuşamını, türkülerini ve şu an aklıma gelmeyen daha nice özelliklerini yazar, çeker, yaşar Zeki Oğuz.

Konargöçer diye tabir edilen yaşam tarzının en doğal haliyle anlatıldığı yalın ifadelerle buluşursunuz onun eserlerinde.

Sizin gitmeye çekineceğiniz kimi yerlerde günlerce kalır, fotoğraflar çeker, asla pes etmez, insanın doğayla olan mücadelesinde o da yerini alır.

Yüzlerce yıl öncesinin töre ve âdetlerini yaşayan insanlarımızı bize taşır, unutulup da göz önünden yitip gitmelerini önler. Tek bir fotoğraf karesiyle sayfalar dolu hikayeyi de yazmayı başarır insan zihnine.

“Yerköprü’yü ne zaman görsem bozkırda çılgınca koşan atlar geliyor aklıma. Toz duman içinde sonsuza doğru koşup giden yaban atları. Göksu da öyle koşuyor sevgilisi Akdeniz’e. Çılgın, deli dolu bir koşturma…”

İsmiyle müsemma bir kitap olmuş Konya Bozkırlarında Bir Gezgin. Kendisi de Konya bozkırlarında büyümüş olan Zeki Oğuz, araştırma, halk kültürü, gezi ve öykü türündeki eserlerine bir yenisini daha eklemiş oldu. Bu sayede Konya bozkırları ve ona ait yaşamlara da bir kez daha şahit olmamızı sağladı.

Hayatını Konya kültürüne adamış olan Zeki Oğuz’u bir Konyalı olarak memleketime kazandırdıklarından ötürü tebrik ediyor; fotoğraf albümlerine de en kısa zamanda bakabilmeyi ümit ediyorum.

Selametle, ihsanla kalınız.

image006-018.jpg

 

 

Kitap ve Yazar Hakkında Bilgiler

Kitap Hakkında

 

Yayın Tarihi: 2016

Yayınevi: Çizgi Kitabevi

Baskı Sayısı: 1.Baskı

Sayfa Sayısı: 160

Temin Adresi: www.cizgikitabevi.com

Yazar Hakkında:

image002-040.jpg

 

 Zeki OĞUZ, 1951 yılında, Konya Tatköy'de doğdu. İlkokulu, Tatköy' de okuduktan sonra Konya Erkek Sanat Okulu'na kaydoldu.1968 yılında Yeni Konya Gazetesi'yle yazı hayatına başladı. Bunu; Yeni Meram, Konya Postası, Manşet, Memleket, vb. diğer gazeteler takip etti.

İlk şiir kitabı 1970 yılında yayınlandı. Öyküleri önemli sanat/ edebiyat dergilerinde yayınlandı. 1989 yılında fotoğraf sanatına yöneldi. Karma sergilere katıldı, 36 kişisel sergi açtı. 1997’de Konya Çalı Kültür Sanat Dergisi’ni yayınlamaya başladı.110 sayı yayınladı.

Şiir, öykü, halkbilimi, gezi dallarında yayınlanmış 17 eseri var.

image004-030.jpg

1.Kavgadayız Her Saat (Şiir 1970)

2. Bebek (Öykü 1971)

3. Hayrat (Öykü 1990, 2.baskı 1992)

4. Ademin Kaburga Kemiği (Öykü 1994)

5.Yüreğimi Getirdim Armağan (Öykü 1995)

6. Ürkek Bir Keklik (Öykü 1995)

7. Gezgin Yürek(Şiir 1999, 2. Baskı 2005)

8.Gelenek ve Görenekleriyle Konya Dağ Köyleri(Halk Kültürü 1997, 2. Baskı 2000)

9.Dolavlı Yılmaz Güney( Öykü 2002)

10. Bir Bozkır Türküsü beldeleri Yaylaları İle Konya

11.Yaylaların Özgür Çocukları Yörükler ( Araştırma 2004, 2. Baskı 2012)

12. Seçme Öyküler (2004)

13. Toprak ve Gelenek Konya Dağ Köyleri( Halk Kültürü 2005)

14. Taşra ve Gezgin( Gezi 2005)

15. Seçme Yazılar(2006)

16. Yüzler(Fot. Albümü 2007)

17. Gümüş Saplı Bıçak Miço (2007)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum