Dilenmek ihtiyaç mı alışkanlık mı?

Mübarek Ramazan ayı girince ruhumuz sanki bir başka oldu. Yaşanan manevi duygular üst seviyelere fırladı. Yardımlaşma ve dayanışmalar arttı.

Bu aylar insanların duygularının sömürüldüğü bir ay. Çünkü çevremize baktığımız zaman genç, ihtiyar,çocuk her yer dilenci kaynıyor.Kimi ihtiyaç kimisi ise alışkanlık.Ama bir gerçek var ki duygular bu ayda daha fazla sömürülüyor.Hele Ramazan ay’ı olunca kimse kimseyi geri çevirmiyor.Böyle olunca da adım başı her yer dilenci kaynıyor.

Birkaç gün önce de Ankara Ticaret Odası ülkemizin sosyal yaralarını konu alan 4 dizilik  “Neler Oluyor Bize” adlı rapor hazırlamış. Raporda dilencilik ile ilgili ilginç sonuçlar var. İsterseniz bu raporun önemli kısımlarını aktarayım.

İstanbul’da, Ramazan ayları hariç 15 bine yaklaşan dilenci bulunuyor. Her ilde olduğu gibi Ramazan ayında İstanbul’daki dilenci sayısı yüzde 50’lere varan artışlar gösteriyor. Resmi verilere dayanılarak hazırlanan rapora göre geçen yıl yalnızca İstanbul’da, 2 bin 217 kadın, bin 525 çocuk ve 938 erkek dilenci olmak üzere toplam 4 bin 680 dilenci yakalanmış. Bu yılın ilk altı ayında ise 2 bin 340 dilenci toplanmış. Başkent Ankara ise İstanbul’a göre daha şanslı. Ankara’nın dilenci popülasyonu, Ramazan ve diğer dini dönemler hariç, 3 bini aşmıyor. Ankara’da her gün 20 kadar dilenci zabıta ekipleri tarafından yasal işleme tabi tutuluyor.

Rapora göre dilenciler, günde ortalama en az 20-30 milyon lira kazanıyor. İşin inceliklerini bilen bir dilenci bu rakamın çok üstüne çıkabiliyor. Yani ortalama bir dilenci bile, aylık 750 ila 1 milyar liralık gelirle, işçi ve memur maaşlarının çoğunu solluyor. Ramazan ayında bu para miktarı, iki katına kadar çıkıyor. 5O bin kişilik dilenci ordusunun elde ettiği gelir ise inanılmaz boyutlarda… Allah rızası için verilen bir kaç bin lira, balyalar halinde dilenci mafyasının eline geçiyor. Mafyaya bağlı olmayan, yani bu işi meslek haline getiren bazı dilencilerin birden fazla evinin olması, kredi kartı kullanması, üzerlerinden yüklüce paraların çıkması da, işin traji-komik yanı… Mersin’de dilenen ve iki yıl önce yaşamını yitiren bir dilencinin evinden 2 kilo altın bulunması, bu çarpıklığın en güzel örneklerinden biri.

Rapora göre cuma ve bayram namazları çıkışları, hasılat açısından dilenciler için en karlı günler. Ramazan boyunca ise, küçük bir servet sayılabilecek kadar para hemen her gün ve saatte toparlanabiliyor. Bunlar dilencilerin “kutsal” günleri… Yemek saatlerinde lokanta ve cafe benzeri yerlerin önleri yemek saatlerinde tercih ediliyor.

Rapora göre dilenmenin ABC’sinde el açma, çeşitli hastalıklar ile ilgili raporla gezme, sağır-dilsiz tabelası taşıma gibi yöntemler bulunuyor. Dilenilen kişinin, yaşı, dış görünümü, cinsiyeti göz önünde bulundurularak dilenme taktikleri uygulanıyor. “Allah rızası için bu fakire bir sadaka”, “Allah işini rast getirsin”, “Allah sevdiğine kavuştursun”, “Allah evladını sana bağışlasın”, “Allah günahlarını affetsin” vs. gibi dilenme cümleleri, dilenme jargonunda önemli bir yer tutuyor. Ama dua adına ne dilenirse dilensin, her cümlenin başına mutlaka bir “Allah” konduruluyor. Çocuk, dilencilikte en çok getiri sağlayan bir obje olarak sıklıkla kullanılıyor. Dilenci mafyasının adı çok sık çocuk kaçırma olaylarına karışıyor. Kaçırılan çocuklar, sakat bırakılıyor, ilerleyen yaşlarında dilendiriliyor. Bunun için çeşitli yöntemler uygulanıyor. Örneğin, kollarına, bacaklarına ya da görünür yerlere sarımsak bağlanıyor. Günlerce deri üzerinde bırakılan sarımsak korkunç bir yara ve görüntüye neden oluyor. Daha sonra bu yaranın üzerine çeşitli ilaçlar sürülerek, yaranın uzun süre kalması sağlanıyor. Henüz kemik gelişimi sağlanmadan, çok küçük yaştaki çocukların kıkırdakları üzerine baskılar yapılarak, bedensel deformasyon yaratılıyor. Kol veya bacaklar kırılıp, kemiklerin yanlış kaynatılması gibi insanlık dışı yöntemler de kullanılıyor.

Rapora göre araç-gereç, personel açısından yetersiz olan zabıtanın dilencilikle mücadelesi başarılı olamıyor. Çoğu kez dilencilerin nüfus kağıdı olmadığı için kimlik tespiti bile yapılamıyor. Zabıtalarca dilenci toplama merkezlerine getirilen dilencilere, üst araması yapıldıktan sonra Belediye Zabıta Yönetmeliği'ne göre peşin para cezası uygulanıyor. Kimlik bilgileri, yakalandıkları yer ve dilenme yöntemlerinin işlendiği "yakalama zabıt varakası" tanzim edilen dilenciler, 111 milyon 404 bin liralık para cezasına çarptırılıyor. Küçük yaşlardaki çocukları dilendiren aileler hakkında tutanak düzenlenerek, bu kişiler savcılıklara sevk ediliyor. Ancak bu kişiler, iş yükünden bunalmış olan savcılar tarafından çoğu kez 24 saat sonra serbest bırakılıyor

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.