Bu kafada devam edin...
Star yazarı Ahmet Kekeç'in hedefinde yine Hürriyet Gazetesi ve Ertuğrul Özkök var!..
Senin tarihin belden aşağı
Biz yazmaktan bıktık, o ‘malzeme' vermekten bıkmadı.
Resmen bir fenomenle karşı karşıyayız.
Diyor ki, ‘Biz hiç belden aşağı vurmadık. Bir tane örnek gösterebilir misiniz?'
Hangi birini sayalım?
Senin şanlı tarihin belden aşağı vurmalarla dolu...
İşte ‘Medine Bircan' haberi...
İşte ‘testis' haberi...
İşte ‘Ethem Sancak' haberi...
İşte ‘Ergenekon' tavzihleri...
İşte ‘baldız' haberi...
Hadi öncekileri boşverelim, ‘baldız haberi'nin mürekkebi bile kurumadı.
Filanca milletvekilinin baldızı ormanlık arazide villa yaptırmış. Bu milletvekilinin ve bazı belediye meclisi üyelerinin nüfuzu kullanılarak, imara kapalı alana ‘özel inşaat izni' çıkarılmış. Resmi plakalı bazı araçlar inşaata tuğla ve çimento taşımış.
Koskoca gazete, haberini, karşıt partiden aday olan bir şahsın iddialarına dayandırıyor.
Bunu da manşete çekiyor.
Bir milletvekili var, ama baldızıyla ilgisi yok...
Bir baldız var ama, belediye meclisi üyeleriyle ilgisi yok.
Bir arsa var ama, ormanlık alanla ilgisi yok.
Bir inşaat var ama özel izinle ilgisi yok.
Bir özel izin var ama baldızla ilgisi yok.
Üstelik, üzerine villa kondurulan arazi bir şahıstan alınmış. Özel mülk yani... Bölge de 1985 yılından beri imara açıkmış... ‘İnşaata, resmi plakalı araçlarla tuğla ve çimento taşındı' iddiası ise külliyen yalan...
Buyurun size, Türkiye'nin en çok satan, en güvenilir, en prestijli gazetesinin manşetten verdiği haber.
Murat Belge, bir yazısında, ‘Doğan Medya' türünden genellemelerin çok anlamlı görünmediğini, fakat Ertuğrul Özkök yönetimindeki Hürriyet gazetesinin ayrı bir yere konulması gerektiğini söylüyordu.
Ben de öyle düşünüyorum.
Hürriyet'in hem Türk matbuatında, hem de Doğan Medya Grubu'nda özel bir yeri var.
Bu gazetenin genel yayın politikası, Belge'nin de altını çizdiği gibi, Türkiye'ye zarar veriyor.
Durup durup ‘yayın ilkeleri' deklare ederler... Kendi ilkelerine kendileri uymazlar.
Başkalarını ‘yandaşlıkla' suçlarlar... Yandaşlığın kralını kendileri yaparlar.
Sıkıya gelince ‘hukuk'u hatırlarlar... Maksat hasıl olunca ‘herşeyin hukuktan ibaret olmadığını' söylerler.
Darbelere ve muhtıralara karşı olduklarını söylerler... Desteklemedik darbe ve muhtıra bırakmazlar.
Başkalarından geri kalmadıklarını göstermek için, ‘Sakın yanlış anlaşılmasın, biz de devlet içine yuvalanmış çetelere karşıyız' derler... Bombalarıyla, silahlarıyla, darbe planlarıyla suçüstü yakalanan Ergenekon çetesi için kıllarını kıpırdatmazlar.
Fişlemenin ve ‘özel hayata tasallut'un en müfrit muhalifi görünürler... Fişlemenin şahikası olan ‘andıç'ı manşete taşımaktan bir an bile tereddüt etmezler...
Neler neler...
Üstelik, üslupları da çok bozuk...
Ne kadar ‘küfürbaz' ve ‘ağzı bozuk' yazar varsa, bu gazetede toplaşmış gibi...
Seçip mi alıyorlar, nedir?
Hayır, isim vermeyeceğim.
Onlar kendilerini biliyor.
Onların kim olduğunu, ‘Gelin bu ağzı bozuk yazar taifesini mahallemizden kovalım. Gelin bu şerefsiz mirası reddedelim' diyen Ertuğrul Özkök de biliyor.
Bu kafada devam etsinler, bakalım nereye varacaklar.
Ahmet Kekeç / Hürriyet