Bir Okuldan Yükselen Çığlık: Eksik Olan Neydi?

Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan elim saldırı, sadece bir şehirde değil, bütün bir ülkede derin bir sarsıntı oluşturdu. Henüz hayatının başındaki çocukların ve onları yetiştiren bir öğretmenin hayatını kaybetmesi, kelimelerin yetersiz kaldığı bir acıdır.

Bu tür olaylar karşısında ilk refleksimiz genellikle “sebep” aramak olur. Çünkü insan, anlamlandıramadığı acıya tahammül edemez. Ancak böylesine büyük bir trajediyi tek bir nedene bağlamak, gerçeği eksik görmek olur.

Aile Vardı, Eğitim Vardı… Peki Ne Eksikti?

Olayla ilgili ilk bilgiler, failin ailesinin eğitimli ve toplum içinde saygın bireyler olduğunu gösteriyor. Bu da şu soruyu daha da ağırlaştırıyor:
“Her şey var gibi görünürken, ne eksikti?”
Cevap, çoğu zaman görünenin ötesindedir.
Bir çocuğun büyümesi sadece okuldan aldığı bilgiyle ya da ailesinin mesleki kimliğiyle açıklanamaz. Bir insanı insan yapan;
merhamet,
empati,
vicdan,
sorumluluk bilinci
gibi değerlerdir.

Bilgi, insanı güçlü yapar. Ama değerler, o gücün nasıl kullanılacağını belirler.

Sadece Eğitim Yetmez

Bugün çocuklarımız iyi okullarda okuyabilir, en iyi imkanlara sahip olabilir. Ama eğer kalplerinde merhamet gelişmemişse, empati duygusu zayıfsa, öfke ile baş etmeyi öğrenmemişse; o eğitim eksik kalır.

Eğitim sadece akademik başarı değildir.
Eğitim; insan yetiştirmektir.

Bir çocuğa matematik öğretmek önemlidir. Ama bir başkasının acısını hissedebilmeyi öğretmek daha önemlidir.

Dijital Dünya ve Yalnızlık

Günümüz çocukları hiç olmadığı kadar bilgiye ulaşabiliyor. Ama aynı zamanda hiç olmadığı kadar yalnız.

Ekranların arkasında büyüyen bir nesil var.

Şiddeti bir içerik olarak izleyen, ama gerçek hayattaki sonuçlarını hissetmeyen…

Dijital dünyada maruz kalınan içerikler, özellikle denetimsiz olduğunda, genç zihinlerde ciddi etkiler bırakabiliyor. Bu da ailelerin ve toplumun yeni bir sorumluluğunu ortaya koyuyor:
sadece fiziksel değil, dijital koruma.

Toplumsal Sorumluluk

Bu olay sadece bir ailenin ya da bir okulun meselesi değildir. Bu, hepimizin meselesidir.

Çocuklar sadece anne-babanın değil, toplumun da emanetidir.
Bir çocuğun sessiz çığlığını duymamak, bazen en büyük ihmal olabilir.

Öğretmenler, aileler, arkadaşlar, komşular…
Herkesin bir çocuğun hayatında küçük ama kritik bir rolü vardır.

İnanç ve Değerler Meselesi

İnanç, sadece ibadet değildir.
İnanç; insanın iç dünyasını inşa eder.
Bir insana “canın kıymetli” olduğunu öğreten şey, sadece kanunlar değil; vicdanıdır.
Vicdanı besleyen ise değerlerdir.

Bu yüzden çocuklarımıza sadece başarıyı değil;
doğruyu,
iyiyi,
merhameti,
sorumluluğu
öğretmek zorundayız.

Sonuç: Hepimizin Aynaya Bakma Zamanı

Bu olay bir “haber” değildir.
Bu olay bir uyarıdır.
Belki de artık şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor:
“Biz çocuklarımıza neyi eksik veriyoruz?”
Daha fazla başarı mı istiyoruz, yoksa daha iyi insanlar mı yetiştiriyoruz?

Bugün kaybettiklerimizi geri getiremeyiz.
Ama yarınları korumak bizim elimizde.

Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın.
Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.