Benim Kar’larım, Seni Üşütmez

Benim Kar’larım, Seni Üşütmez;
Senin Güneşin de, Beni Yakamaz…

 

“5 Milyar yıllık dünyanın, 100 yıllık zaman diliminde, 6 milyar insanla birlikte, tek seferliğine bir şansta bana verilmiş yaşamam için... Nasıl olurda tekrarı olmayan bu süreçte ben, benden öncekileri taklit ederek ömrümü geçiririm….” İşte beni aynı dünyada yaşadığımız insanlardan farklı kıldığına inandığım felsefi görüşüm... Bence herkesin kendine göre bir dağı vardır ve herkes kendi dağında yaşar tüm mevsimlerini. Senin güneşin yakamaz beni ve benim kışımla da sen zatürree olmazsın sakın korkma… Şimdi çık kendi dağına, ayakkabılarını çıkar ve koş. Hem de doludizgin koş! Arkana bile bakma, koşarken. Bakma; çünkü o dağ sadece senin. Ayağını basmadığın hiçbir yer kalmasın. Her yerini ezbere bil o dağının. En büyük dağcı… diye adını yazdırırcasına koş!

Bak insan gardaş; sen sen ol hep gururla dolaş kendi dağında. Adımların hep büyük olsun. Başın dik, bakışların sert, sesin tok, duruşun mert, adımların sık ve hızlı olsun. Gülüşün güneş gibi ısıtsın yürekleri, öfken deli bir poyraz gibi ürkütsün düşmanlarını. Kısacası Büyük düşün, Büyük ol, Büyük yaşa!  Kuracaksan eğer, hayallerin bile büyük olmalı… Basit işleri, basit insanlara bırak, herkes kendi işini yapsın…
 
“Farklılığın farkında olmayan bir kedi sordu: Ben neyim? Bilge bir fare cevap verdi: Sen bir faresin… Ve bir gece fareler birleşip yediler kediyi…” İşte adına hayat denilen günümüz dünyasındaki insanoğlu fanisinin toplumsal konumu da aynen böyle. (Anlayana kedi ve fare misali) Bir gün bir yerlerde başarısızlığına çözümü başka yerlerde arayan ve sürekli dış etkenlerden dem vurup kahreden birine rastlarsanız ona yaklaşın. — Senin ne aradığını ben iyi biliyorum… deyin ve suratının tam ortasına bir ayna tutun. Eğer anlarsa ne ala, anlamazsa da eşşekliğine verin gitsin…

 Etrafımıza şöyle bir baktığımızda, her birimizin kendine ait, şahsa özel değerlerinin olduğu bir gerçek. Kimin yırtık bir gömleği, kimin özel uçağı… Fakat sonuçta herkesin kendine ait bir şeyleri mutlaka ama mutlaka vardır. Ve  –Dünya’daki mevcutlarınızı sayar mısınız?.. Diye sorana; yırtık gömlek ile özel uçak arasındaki hemen her şeyi sayarız. Fakat nedense içimizdeki asıl mevcudumuz olan “Ben’liğimiz” i saymayı hiç akıl etmeyiz.

 Oysa dünyadaki bizim olan ve olması muhtemel bütün her şeyin püf noktası Ben’liğimiz olduğunun farkında değiliz. Hayatla mücadele kilidinin sihirli anahtarı olan bu “Ben”liğimizi yok sayarak, başarı için bizim dışımızdaki faktörlerle mücadele etmemizin sonucu ortada değil mi? Oysa bu mücadelemizin yarısı kadar kendi ben’liğimize ilgi ve özen göstersek, acaba o nihai amaçlarımıza daha çabuk ulaşamaz mıyız?  Ha ne dersiniz bir düşünün hele…


Uzun lafın kısası ve sözün özü o dur ki; insan öncelikle kendiyle barışık ve kendine inanmış olmalı. Gerisi teferruattan ibaret. Fakat maalesef şuan etrafımızda adına insan dediğimiz (yersen); dik gezen ölüler misali amaçsız, idealsiz, dalından kopmuş yaprak misali rüzgâra teslim olmuş, aciz, kukla ya da piyon konumundakilerden o kadar çok var ki.  Ve bunlar öyle ezici bir sayısal üstünlükle çoğunluğu ele geçirdikleri için geneli de temsil etmekteler. Ee yasal olan mevcut idare şeklimizin adı da “Demokrasi = Halkın kendi kendini yönetmesi” olduğuna göre, bu idarenin iradesinin nasıl sonuç vereceğini varın siz hesap edin. Ve beni boşuna fincan yüklü kervanı ürkütmek zorunda bırakmayın. Zaten adımız yavuz…
—Sağlam ve sağlıklı birine topal derseniz güler geçer. Ama eğer birine salak dediğinizde size bozuluyorsa, bilin ki o insan salaktır…

KONYA BASIN BİRLİĞİ

Hafta sonu 2. Olağana Genel Kurulu yapılan ve Yönetim kurulunda ismimin de bulunduğu “Konya Basın Birliği”nin Konya’mıza ve tüm basın çalışanlarına hayırlı hizmetler vesile olmasını dilerim.

 

ADAM GİBİ**********************
Aslanlar kendi hikâyelerini yazmadıkça,
Avcı masallarıyla, avunacağız demektir.
****************HİKMETLİ SÖZLER

 


       ****YALVARIŞ********
Ya Rab bu hasrete can dayanmıyor;
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
Her adımda bir engel var, salmıyor,
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
                     *********
Mümkün mü bu yolda maksuda ermek?
Mümkün mü sılada dost yüzü görmek?
Aşığa ar gelir geriye dönmek;
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
                     *********
Çekilmez bir şelek vurdun arkama;
Şaşırdım yollarda kaldım, akşama.
Umudum her zaman bakidir amma,
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
                     *********
Sevip sevilmemek varsa kaderde,
Hangi doktor ilaç verir bu derde?
Hastayım, susuzum gurbet illerde;
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
                     *********
Ey hanlar hanını halk eden Hancı!
Bir yudum aşkınla doğdu bu sancı.
Ey fakir ekmeği, Mümin inancı!
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.