Mehmet Tozoğlu
MÜNAFIKLIK YANİ İKİYÜZLÜLÜK -1-
Toplumun en sessiz, en sinsi, en yıkıcı, çözülmesi çok zor olan problemlerinden biri münafıklık; yani iki yüzlülüktür. Bilinen göz önünde yaşanan sorunlarla mücadele etmek, yüzünüze gülüp arkanızdan kuyunuzu kazanlarla mücadele etmekten daha kolaydır. Görünenin göründüğü gibi, olanın olduğu gibi görünmediği zamanlarda, her daim iyi insanları büyük tehlikeler ve sıkıntıların bekleyeceğini bilmek gerekir.
Münafıklık yani ikiyüzlülük sadece bireysel bir karakter zafiyeti değil, aynı zamanda toplumsal güveni an be an kemiren bir hastalıktır. İnsan ilişkilerinin sağlam temellerinin güven ile olacağını her insanım diyen bilir. Ancak bukalemun özellikli iki yüzlü insanlar, gizliden gizliye bu güveni sinsice yok ederler. Çünkü: Sözleriyle ve davranışlarıyla dost gibi görünüp, içlerinde ise düşmanlık besleyen bu zavallıların tek görevleri, bulundukları ortamlarda her zaman fitne üretmek ve samimiyeti zehirlemektir.
Günümüzde bu tür davranışlar maalesef daha da görünür hale geldi. Sosyal medyada, iş hayatında, hatta en yakın çevremizde bile… İnsanlar kendi çıkarları uğruna şekil değiştirmekten asla utanmaz bir hale geldiler. Bir ortama göre konuşup başka bir ortamda tamamen zıt bir tavır sergilemekten çekinmemeye başladılar. Acı olan gerçek şu ki; bu tip insanlar, girmiş oldukları bu yolun zamanla kendilerine zarar verdiğini, karakterlerinin zayıfladığının farkına maalesef çok geç varmaktadırlar.
Dürüstlük, insanın kendine olan saygısının temelidir. İki yüzlülük ise kısa vadede kazandırıyor gibi görünen, uzun vade de insanı yalnızlığa götüren bir hastalıktır.
İnsanlar eninde sonunda kimin ne olduğunu öyle ya da böyle muhakkak fark ediyorlar. Fakat; güven bir kez kırıldı mı, yeniden inşa edilmesi neredeyse imkânsız olduğu gerçeğini unutuyorlar. Bu tip insanlar ilk başlar da kazanıyor gibi görünseler de, işin sonunda her zaman kaybeden tarafta oluyorlar.
Bu yüzden herkes önce kendi aynasına arada bir bakmalı. “Ben gerçekten neyim? nasılım?” sorusunu kendine sormalı. Başkalarını eleştirmeden önce kendi içindeki çelişkilerle de zaman zaman yüzleşebilmelidir.
Toplum olarak daha samimi, daha dürüst ve daha net olmaya ihtiyacımız var. Çünkü güvenin olmadığı yerde ne dostluk kalır ne huzur. İki yüzlü insanların çoğaldığı bir dünyada, dürüst kalabilmek belki de en büyük erdemdir.
İki yüzlü insanlarda arkadaşlık ve dostluklar da menfaat ilişkisini çıkardığınız zaman geriye hiç bir şeyin kalmayacağını bilelim ve bu insanlardan her daim uzak duralım.