9 Mart'tan sonra ortalık karışacak!

9 Mart'tan sonra ortalık karışacak!

Doğan Grubu neden bu tarihi seçti? Gazete Habertürk'ün ilk 2 günkü performansı nasıldı? Talat Atilla yazdı...

Talat Atilla’nın Güneş Gazetesi’ndeki köşe yazısı…


İkinci 28 Şubat 9 Mart’tan sonra!

Maliye Bakanlığı’nın Doğan Grubu’na kestiği 826 milyon ceza sonrasında Başbakan Erdoğan ve Aydın Doğan arasındaki gerilim doruk noktasına çıktı. Doğan Grubu hem televizyonlarında, hem de gazetelerinde AK Parti’ye olan muhalefet profilini arttırdı. AK Parti’nin yerel seçim adaylarına karşı da soğukkanlılığını yitiren Doğan Grubu’nun 9 Mart’tan sonra çok daha ağır yayınlar yapacağına dair bilgiler geldi kulağıma. Neden 9 Mart’tan sonra sorusunun cevabını ben de sizler gibi merak ettim; şu bilgileri öğrendim;

Doğan Grubu geçmişte AK Parti’yi iktidara getiren ana unsurun yerel seçimlerdeki zaferi olduğunu biliyor. Bu yüzden “Madem belediyelerle geldiler, belediyelerle de gitsinler ” yaklaşımı hâkim Doğan Grubu’nda…

Özellikle AK Parti’nin İstanbul ve Ankara Belediyelerinin AK Parti’nin elinden düşmesini istiyorlar. Kadir Topbaş ve Melih Gökçek 9 Mart’tan sonra Doğan Grubu’nun hedef listesinin başında olacak. Doğan Grubu’nun 9 mart tarihini seçmesinin psikolojik alt yapısını ise seçmenin balık hafızalı olduğu yönündeki değerlendirmeleri yatıyor. Doğan Grubu’na göre daha erken yapılan yayınlar bir süre sonra seçmenin belleğinden silinir, yerel seçime yakın yapılan yayınlar hafızada diri kalacağı için seçmen etkilenebilir. Doğan Grubu’nun muhtemel sert yayınlarında önceliği yolsuzluk dosyalarına vereceği öne sürülüyor. Hatırlanacağı gibi geçmiş 28 Şubat’ta ana konu irticaydı…

Vecdet Öz

CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Yrd. Doç Dr. Vecdet Öz'ü Ankara'daki bürokratlık günlerinden tanırım. Öz, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. Kan Bankası Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı İstanbul Bölge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Vecdet Öz’ün adaylığından önceki görevi de İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığıydı.

Doç Dr. Vecdet Öz çok sakin ve uzlaşmacı bir yöneticidir ama kırmızı çizgileri ihlal edildiğinde de bir o kadar sert ve yırtıcıdır...

Vecdet Öz’ün kamuoyunun pek bilmediği bir yönünü sizlerle paylaşayım;

Yıl 1997... Öz, Sağlık Bakanlığı'nda Müsteşar Yardımcısı... Kritik Genel Müdürlükler kendisine bağlı... İstanbul'dan gelen ilginç simalar Vecdet Öz'den bazı uygunsuz konularda destek isterler. Vecdet Öz, isimleri kamuoyunca bilinen bu 2 şöhretli adamı sert bir üslupla makamından kovar. Bu olaydan kısa bir süre sonra Öz'ün makam arabası yakılır... Sonrasını merak ediyorsanız söyleyelim;

Tüm tehditlere rağmen Vecdet Öz kendisinden istenen uygunsuz taleplere imza atmadığı gibi bu şöhretli 2 kişiyi de Sağlık Bakanlığı'ndan içeri sokmaz...

İki bakan gidiyor

Kulağıma gelen bilgilere göre yerel seçim sonrası kabine değişikliği var. Görevden alınacağı öne sürülen her iki Bakan da Başbakan Erdoğan’a yakınlığı ile tanınıyor. Bu Bakanlardan ilki kısa bir süre önce rahatsızlanan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan , diğeri de Enerji Bakanı Hilmi Güler .

Sevimli ama ruhsuz

Fatih Altaylı yönetimindeki Gazete Habertürk’ü dikkatle inceledim. Gazetenin küçük boyutu dışında hoşuma giden pek bir yenilik göremedim. Kuşe kâğıda basılan Habertürk, bir magazin dergisini andırmış. Gerektiğinden fazla cafcaflı geldi bana. Gazetelerin bildik kokusunu, ruhunu bulamadım. Aylardır kapalı devre çalışan bir gazetenin Türkiye’yi sarsacak bir haberle çıkmasını beklerdim doğrusu. Ne diyordu Altaylı; “… Aylardır kapalı devre çıkardığımız gazetemizde her gün atlatma manşetlerimiz var.” O atlatma manşetlerden birini ilk gün görmek isterdik mesela! Yavuz Semerci’nin Ciner’in ricasıyla gazetede yazmasının izi de hissediliyordu. Sevgili Altaylı Semerci’yi dip sayfalara ötelemiş. Bunlar Gazete Habertük’le ilgili ön izlenimlerim. Umarım giderek toparlanır. Başta Turgay Ciner, Kenan Tekdağ ve Fatih Altaylı olmak üzere tüm Habertürk çalışanlarına gazetelerinin hayırlı olmasını dilerim