• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Konya 7 °C
  • Hollywood filminde 'Erdoğan' detayı dikkat çekti
  • Bakan Soylu 10 Bin polis alınacağını açıkladı
  • F-16 pilotlarının neredeyse tümü FETÖ'cü çıktı
  • Hollywood filminde 'Erdoğan' detayı dikkat çekti
  • Bakan Soylu 10 Bin polis alınacağını açıkladı
  • F-16 pilotlarının neredeyse tümü FETÖ'cü çıktı

Üniversiteler açılırken...

Ramazan Altıntaş

Ülkemizde üniversiteler açılmaya başladı. Hala çözümü bekleyen birçok sorunlar var. Bu yazımızda gurbette ve sılada eğitim yapacak olan üniversite öğrencilerimize yönelik bazı uyarı ve tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Elbette gurbette ve sılada yapılacak eğitimin avantajları yanında dezavantajları da vardır.Gurbet, her ne kadar Arapça’da yakınlık manasına gelirse de bu kelimenin özünde “gariplik, yalnızlık ve yabancılık” da vardır. Gurbet, doğup-büyüdüğün evini, yollarını arşınladığın sokağını, sevdiklerini bir anda geride bırakmak ve uzaklaşmaktır. Tanımadığın bir şehir, tanımadığın çehreler, tanımadığın sokak ve çarşılar, tanımadığın kalabalıklarla yüzleşivermenin adıdır, gurbet. Bir nevi her şeye yabancı kalmak, hüzünle dolmaktır, gurbet.. İşte böyle bir atmosferde tahsil yapmak, insanın varlığa merhamet ve şefkatle bakmasını beraberinde getirir. Ruhları eritir, inceltir. Dostlukların değerini daha iyi kavratır, bize.. Gurbette talebe olmak, bir muhacirliktir de.. Dinimizde muhacire, ensar olmak gerekir. İktisadi yetersizlik, duygu ve sevgi yoksulluğu çekenlere yardım eli uzatmak, ensar olmanın hasletlerindendir

Diğer açıdan İstanbul gibi büyük şehirlerde okumak, insana tahsilin ötesinde medeniyet ve yeni kültürel değerler kazandırır. Bu durum birkaç fakülte bitirmeye bedeldir. Bir başka avantaj da, gurbetin insana verdiği yalnızlık hali, merhamet ve şefkat duygularının gelişimine, kalıcı dostlukların oluşumuna ve medeni cesaretin artmasına vesile olur. Ayrıca, aile bireylerine olan sonsuz özlem, aile bağlarının kuvvetlenmesine yarar.

Bilindiği gibi günümüzde, başta üniversite tahsili için zorunlu harçlar, giyim-kuşam, yeme-içme ve barınma giderleri büyük bir yekûn tutmaktadır. Onun için gurbette tahsile çıkmış olan bu Anadolu evlatlarına o şehirde yaşayan Müslümanlar evlerini ve yurtlarını açmalı, bu gençlerin kendi ruh kökünden kopmayacakları sıcak ortamları hazırlamalıdırlar.

Sılada üniversite eğitimi yapmanın da avantajları ve dezavantajları vardır. Avantajların başında, aileye barınma, yiyecek-giyecek giderleri gibi konularda ek maliyet getirmemek gelir. Ayrıca sıla özlemi, aile özlemi de yaşanmayacaktır. Türkçemizde “tebdil-i mekânda rahmet vardır” sözü, aslında maddi-manevi, ruhani yenilenmeyi ifade eder. Dolayısıyla sılada eğitim yapanlar için bu yenilenmeden bir mahrumiyet yaşanır. Donuk, statik ve olağan bir yaşam tarzı, bazen insana sıkıcı ve bıktırıcı gelebilir. Bir üniversite öğrencisi düşünelim, eğer doğup-büyüdüğü ortamdan hiç dışarı çıkmamış ve aileden uzak kalmamışsa böyle bir kimsenin ufkî zenginlik kazanması müşkildir. Çünkü gurbet hayatı, yeni değerler kazanma, insanlık alanında olumlu ve medeni gelişmelere zemin hazırlar. Aynı aile ortamında kalmak ise, yerine göre kişilik gelişimini sağlamada ve özgüven duygusu kazanmada bir takım sorunların yaşanmasına neden olabilir.

Gerek gurbette ve gerekse sılada eğitim alan öğrenciler şu söyleyeceklerimizin farkında olmaları gerekir. Artık yaşadığımız çağda, üniversiteye girmek bir dert, mezun olduktan sonra istihdam sorunlarıyla karşılaşmak da başka bir dert.. Her iki durum, bizden yeni bedeller istiyor. Maalesef sokaklarımız binlerce diplomalı işsizle dolu. Artık ekmek aslanın ağzında değil, karnında. Bu durumda yapmamız gereken şey, hangi fakültede okursak okuyalım, bugünün öğrencisi iki şeyi aklından çıkarmamalıdır. Bunlardan birisi, üniversite tahsili boyunca aralıksız yabancı dil eğitimini sürdürmek, ikincisi ise, kendi alanıyla ilgili akranları arasında “temâyüz” ederek öne geçmektir. Onun için mesleki kariyer şarttır. Kendi alanında bir numara olmaya odaklanmak ve bunun dışında da gerek dini, gerek felsefi, gerek ilmi, irfani alandaki eksiklikleri tamamlamaktır. Çünkü üniversite insana, sadece anahtar verir. Planlı-programlı çalışma yöntemleri alışkanlığı kazandırır. Doğrudan iş kapılarını açmıyor, olabilir. Bu sebeple üniversite eğitimine yeni adım atmış olan öğrencilerimiz bu avantajları ve dezavantajları dikkate alarak tahsil hayatına başlamaları geleceklerini kurmada yardımcı olacaktır, diye düşünüyorum. Başarılı bir eğitim-öğretim yılı geçirmek dileğiyle.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ahmet Yalçınoğlu
25 Eylül 2010 Cumartesi 07:04
Rızık
(Allahü teâlânın rızık vermediği, bir canlı yoktur.) [Hud 6]

(Birçok canlı, rızkını kendi elde edemez. Sizin de, onların da rızkını Allah verir.) [Ankebut 60]

(Rabbin, rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır.) [İsra 30]

Allah’ın kimine çok, kimine az rızık verdiğini çok kimse bilmez. (Sebe’ 36)

Allah’tan korkana ummadığı yerden rızık gelir. (Talak 2,3)

(Allahü teâlâ, müminin rızkını ummadığı yerden verir.) [İ.Hibban]

(Rızık için üzülme, takdir edilen [ezelde ayrılmış olan] rızık seni bulur.) [İsfehani]

(Allah’tan korkun, istediğiniz şeylere kavuşmak için, iyi sebeplere yapışın. Kötü sebeplere yanaşmayın! Hiç kimse, takdir edilen rızkına kavuşmadıkça ölmez.) [Hakim]

(Eceliniz sizi nasıl takip ederse, rızkınız da öylece takip eder. Rızık için sıkıntı çekerseniz, Allahü teâlânın emrine uygun hareket edin.) [Taberani]

(Allah korkusunu sermaye edinen, rızkına ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur.) [Taberani]

(Allahü teâlâya tam tevekkül etseydiniz, sabah aç gidip, akşam tok dönen kuşlar gibi rızka kavuşurdunuz.) [Tirmizi]
88.254.23.13
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim