• BIST 104.235
  • Altın 145,495
  • Dolar 3,4893
  • Euro 4,1769
  • Konya 21 °C
  • İki amirali gözaltına alan İmren'den 'darbeden haberim yoktu' savunması
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • CHP'de bir FETÖ soruşturması daha!
  • İki amirali gözaltına alan İmren'den 'darbeden haberim yoktu' savunması
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • CHP'de bir FETÖ soruşturması daha!

Osmanlı Döneminde Kudüs Uluslararası Sempozyumu

Osmanlı Döneminde Kudüs Uluslararası Sempozyumu
Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arat:- "Çatışmaların eksik olmadığı Kudüs, günümüzün kanayan yarası, insanlığın sızlayan vicdanı ve geleceğe dair ümitlerimizi kıran olayların kaynağı durumundadır. Barış ve kardeşliğin sembolü olması gereken bu kuts

İSTANBUL (AA) - Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, "Çatışmaların eksik olmadığı Kudüs, günümüzün kanayan yarası, insanlığın sızlayan vicdanı ve geleceğe dair ümitlerimizi kıran olayların kaynağı durumundadır. Barış ve kardeşliğin sembolü olması gereken bu kutsal kent, Ortadoğu'da çatışmaların kaynağı olma vasfını ve bu yönüyle küresel barışı tehdit etme potansiyelini maalesef korumaktadır." dedi.

Arat, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Kudüs Platformu tarafından düzenlenen "Osmanlı Döneminde Kudüs Uluslararası Sempozyumu"nun açılışında yaptığı konuşmada, insanlar gibi şehirlerin de ruhu bulunduğunu, bazı şehirlerin diğerlerine göre daha kadim, imtiyazlı ve mukaddes olduğunu dile getirerek, bunların başında gelen Kudüs'ün 3 semavi dinin kutsal kenti, peygamber, krallar şehri, insanlık tarihinin kadim safhalarında en önemli hadiselerin yaşandığı yer olduğunu söyledi.

Kudüs'ün, Müslümanların ilk kıblesi, Museviler için Süleyman mabedi, Hristiyanlar için de Hz. İsa'nın doğduğu, yaşadığı topraklar olduğunu anlatan Arat, şöyle konuştu:

"Kudüs, insanlık tarihinin hemen her döneminde siyasi, dini ve kültürel manada önem arz etmiş, bu hususiyeti büyük savaşları, istila ve hesaplaşmaları beraberinde getirmiştir. Çatışmaların eksik olmadığı Kudüs, günümüzün kanayan yarası, insanlığın sızlayan vicdanı ve geleceğe dair ümitlerimizi kıran olayların kaynağı durumundadır. Hüzün, endişe ve ümitsizlik, adeta Kudüs'le anılır hale gelmiştir. Barış ve kardeşliğin sembolü olması gereken bu kutsal kent, Ortadoğu'da çatışmaların kaynağı olma vasfını ve bu yönüyle küresel barışı tehdit etme potansiyelini maalesef korumaktadır."

Arat, Osmanlı hoşgörüsünün ve uzlaşma kültürünün en çarpıcı örneğinin, Yafa Kapısı olarak da adlandırılan Halil-ül Rahman Kapısı'nın kitabesi olduğunu belirtti.

- "Osmanlı'nın Kudüs'te bıraktığı en önemli miras, birlikte yaşama tecrübesi"

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı, Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar da bin 300 yıl İslam hakimiyetinde kalan Kudüs'ün en mutlu günlerini Müslümanların hakimiyetinde yaşadığını dile getirdi.

Osmanlı'nın Kudüs'te bıraktığı en önemli mirası, "birlikte yaşama tecrübesi" şeklinde açıklayan Tomar, "Bugün 21. yüzyıl başlarında bölgemizdeki modern insanlar, mezhep, din ve etnisite farkları nedeniyle birbirlerini doğruyor. Halbuki Osmanlı, 400 yıl boyunca bu kadar karışık mezhebi, etnik, kültürel farkları nasıl idare etti? Şüphesiz cevabını aradığımız soru bu. Tarih asla tekerrür etmez ama günümüzde 'Osmanlı tecrübesinden ilham alabilir miyiz?' diye düşünmekten kendimi alamıyorum." dedi.

Tomar, sempozyum için dünyanın her yerinden 50 Kudüs uzmanına davetiye gönderdiklerini kaydederek, davete olumlu yanıt veren 12 farklı ülkeden 30 civarında ilim adamının 2 gün boyunca Osmanlı'nın Kudüs'ü nasıl adaletle yönettiğini anlatacağını belirtti.

- "Kudüs'ü bugünün açmazlarından ibaret sanmamalıyız"

Kudüs Platformu Başkanı Belkıs İbrahimhakkıoğlu, 2017'nin Osmanlı'dan itibaren Kudüs'ün tarihi açısından pek çok hatırayı barındırdığına değinerek, Osmanlı'nın Filistin'e girişinin 500'üncü, işgalin de 50'nci yılı olduğunu kaydetti.

İbrahimhakkıoğlu, "Kudüs denilince akla kavgalar, çatışmalar, yan yana yaşayan zalim ve mazlumlar, öfke ve kederli kalabalıkların omuzlarında taşınan şehit tabutları geliyor. Ama Kudüs'ü bugünün açmazlarından ibaret sanmamalıyız. Kudüs, bugünlere çok ağır bedeller ödeyerek geldi ve ödemeye devam ediyor. Bununla birlikte bu bedeller, çekilen bunca acı, derdimiz, dermanımız olacaktır inşallah." diye konuştu.

- Sempozyum

Kudüs konusunda akademik çalışmalar yapan farklı ülkelerdeki akademisyenleri İstanbul'da buluşturan programda, 400 yıl boyunca Osmanlı himayesinde kalan Kudüs'ün tarihi, sosyal ve siyasi yapısı konuşulacak.

Sempozyumda "Kudüs’te Osmanlı Hakimiyeti", "Kudüs'te Gayrimüslimler", "Eğitim ve Arşivler", "19. Yüzyılda Kudüs", "Kudüs'te Osmanlı'nın Son Günleri", "Vakıflar ve İlmi Hayat" ve "Mimari" başlıklı 7 oturumda konuşmacılar tebliğlerini sunacak.

Ortadoğu coğrafyasının dünyaca ünlü ressamlarının fırçalarından tuvale yansıyan "Kudüs" sergisi de sempozyum kapsamında İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor.

Kaleemat Sanat Galerisinden Suriyeli sanatçı Adnan Alahmad'ın küratörlüğünü üstlendiği resim sergisinde, Kudüs'ü yansıtan resimlerin yanı sıra Filistinli ünlü karikatürist Naci El Ali'nin "Hanzala" karakterinin orijinal çizimleri de yer alıyor.

Osmanlı Döneminde Kudüs Uluslararası Sempozyumu

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim