• BIST 98.106
  • Altın 230,590
  • Dolar 5,8229
  • Euro 6,7464
  • Konya 18 °C
  • Cepte müjdeli haber! İndirimler peş peşe geliyor
  • Tespit edilmiş 5 FETÖ kriteri var ama  hala İl Emniyet Müdürü
  • Köşe yazarları Brunson kararı için ne yazdı?
  • Cepte müjdeli haber! İndirimler peş peşe geliyor
  • Tespit edilmiş 5 FETÖ kriteri var ama  hala İl Emniyet Müdürü
  • Köşe yazarları Brunson kararı için ne yazdı?

Erdoğan'ın damatlarla imtihanı!

Adem Alemdar

Zekamızla alay ediyorlar, gözümüzün içine baka baka sahte mağduriyetler icad ederek edebiyatını yapıyorlar, algı operasyonuna kaldıkları yerden devam ediyorlar...

Geçen hafta Silivri'de gördüklerimizden bahsetmiştik yazımızda. Mahkeme salonunda darbecilikten yargılanan albay Sadık Cebeci'nin neredeyse tüm sorulara saçma sapan yalanlar uydurduğunu, bazı sorulara ise yalan bile uyduramayarak gevelediğini belirtmiştik. İnsan idamlık suç işleyip de bir daha gün yüzü göremeyeceğini bile bile milletin zekasıyla alay edebiliyorsa ya inanmışlık, adanmışlık, sihire bulanmışlık vardır ya da ölüm tehdidi falan vardır. Aksi normal insan hareketi değildir!

Son yıllarda hayatımıza girip bizi esir alan programlardan birisi de WhatsApp. Sadece bizi değil, dünyayı ele geçirmişler. Hemen herkes her işini buradan yürütüyor, Aileler bile çocuklarıyla buradan iletişim kuruyor, iftar davetleri buradan yapılıyor, alınacak satılacak mallar buradan gösteriliyor...

Dahası da var; darbe bile WhatsApp grubuyla yönetiliyor!

Yargılanan albay ne kadar inkar etse de 'Yurttu Sulh' grubuna yazdıklarıyla hainliği gün gibi belgeli!..

Bu WhatsApp 15 temmuzdan sonra da fetöcüler tarafından çeşitli defalar kullanıldı, ancak son haftalarda yeni bir atakla elden ele zincirler vasıtasıyla dolaşıma sokulan mağdur edebiyatları saf kardeşlerimiz sayesinde hızla yayılıyor ve hemencecik inanılıveriliyor. Çok yazık...

Hafta sonunda 15 temmuz günlerinde oluşturulan ve sonra da devam ettirilen benimde üye olduğum 'Milli İrade' grubuna bir arkadaşımız aşağıda olduğu gibi vereceğim mesajı gönderdi. Tam bir senaryo, önce bu alçak hikayeyi tüm bilinçli dil hatalarıyla birlikte okuyun sonra devam edelim...

...

DÜN BANA ELAZİZ'DEN YAZAN ÇOBAN KARDEŞİM, ASLINDA ANADOLU İNSANININ HALİNİ ÖZETLEMİŞ

Saygun Abi, 2004 te harp okulu kazandim 2 ay okulda kaldim benimle birlikte 1500 kisiyi okuldan attilar saglik problemimiz varmis güya. biliyon o donemler hep fetoculari soktular saglik olsun dedi ailem oku baska bisey ol dediler 2008 de balikesirde mulakata girdim karayi kazandim astsubayligi ankara eti meskutta okulum belli oldu dosyalarimi aldim gittim bascavusun teki senin boyle bi sinavi kazandigina buranin ogrencisi olduguna dair bisey yok dedi actim netten gosterdim bak budur dedim karisiklik olmustur dedi genel kurmay dahil heryere yazilar yazdim bisey cikmadi 2009 da polislik kazandim 72 puanla sinav iptal edildi neymis sorular calinmis bikac ay sonra bidaha sinav oldu bidaha girdim puan sisteminde oynama yapmislar bukez soru calmak olmuyo diye daha iyisini beklerken 42 puan gibi komik biseyler karsilastim derken kpss falan filan nekadar iyi puanlar aldiysam katiplik infaz koruma bi turlu giremedim elazigli cobaniz ya ondandir arkamiz yok dayimiz yok ee parti yalakasida degiliz abi üye girisimiz yok neyse yil oldu 2016 dediler ozel harekat alincak dedim bi gireyim  hani bangir bangir sukadar fetocu tespit ettik artik torpil yok falan filan umutlandim askerden aldigim 6 taktir belgesi 6 sida nusaybinde girdigimiz catismalarda verilen hizmet belgeleri hep komando olarak yaptim askerligi 2015 terorun baslangic ve azittigi hendek olaylarina denk geldik kursunlar havada ucusurken canindan korkan soysuzdur diyip mermiye yurumediysem adam degilim bugun olsa yine yaparim herneyse bu belgeleri heyete verdim adam bana kizdi bunlarami bakacam ben ne dosya istediysek onu hazirlasaydin dedi heyet dedigimde hayatinda catisma gormemis gobekli komiserler  doktorlar demezmi sen renk körüsün elendin. adamda dovme aliniyo faca var aliniyo yanik var aliniyo kimi kantinde oturuyo dosyasi gidiyo kendi gitmiyo bile renk koru falanda degilima rapor cikardim ozelden devletten olmadigima dair kabul etmediler. dedim bu devletin vatanseverlere ihtiyaci yoktur ben gideyim köyüme bikac hayvan alayim. geldim yerlestim köye actim bigun tv yi alakasiz bi tarim bakani hayvan vercez gencler gidin yazilin tarima dedi, gittim bi baktim teeev adam köyde oturmuyo getirmis mis gibi referans kagidini aliyo hayvani gidiyo ben kendi cabamla yapayim dedim yem olmus 55 lira yani besledigin inegin sutu yemini karsilamiyo domat ekiyorum kisin 10 lira bizim domat cikiyo komisyoncu aliyo yazin 50 kurusa yav abim sen soyle nezaman duzelcek bu ulke yoksa cidden bi pasaport cikarcam s.k.ir olup gitcem bu ulkeden

...

Nereye gidecen ulan puşt oğlu diyeceğim, ama böyle birisi yok tabi! Bizim saf, temiz arkadaşlarımızın halis niyetleriyle dalga geçen, insanların hükümetten, Cumhurbaşkanından umutlarını kesmeyi amaçlayan alçak ve oldukça basit bir senaryo!..

Buna benzer yüzlerce, binlercesini uydurup dolanıma sokuyorlar, milletimiz maalesef atlıyor!

Aynı operasyonun damat versiyonları ise sağlam prodüksiyonlar. İlk damattan iyi ekmek çıkınca durduk yerde ikinci damat devreye sokuldu. Tabi alttan alta Enerji Bakanımızın da Reis'in damadı olduğu hatırlatılıyor! Yakında bir başka damat veya bulamazlar ise yeğen, kuzen birileri daha bulunup mideler iyice bulandırılacak bilesiniz! Sağlam kalmak oldukça zor, anlıyorum ancak akılda kalması gereken tek ve en önemli şey şudur: Biz tüm bu yalanlar, dolanlar olmadan evvela nasıl inanıyorsak Reis'e ve yapmak istediklerine her ne olursa olsun aynı inancımızı korumak, diğer her şeye kulaklarımızı tıkamak zorundayız! Mesele budur...

Tamam, adalet mekanizmasında fetöcüler hâlâ etkin olabiliyorlar. Bürokraside sıradışı işler yapıveriyorlar, ancak işler öyle oturduğu yerden üfürüldüğü gibi düzeltilivermiyor, oluvermiyor. Talimatı verdiğin kişi bile hain çıkabiliyor. Böyle bir ortamda hükümet etmek kolay mı sanıyorsun!..

Her türlü olumsuzluğun faturasını Erdoğan'a veya iktidar partisine kesiverenler; ya kriptodur, ya pamuk ipliğiyle bağlıdır, ya menfaatçidir, ya da başka partilere gönül vermiştir.

Unutmayalım; hiç bir şey göründüğü gibi değildir. Hiç bir şey göründüğü ve sanıldığı kadar önemli de değildir. Kişi her daim şanına yakışanı yapar vesselam...

 

MÜSİAD'ın iftarına kim katılıyor kim katılmıyor!

Bu yıl 12.'si olacak geleneksel “Birlikte Konya’yız” İftar programının davetiyesinde dikkat çeken birden fazla ayrıntı var...

Birincisi iftar programı nihayet Ankara'da değil, olması gerektiği gibi Konya'da gerçekleşiyor. Bunun sebeplerine girmeye gerek yok, gayet güzel olmuş.

İkincisi davetiyede bizzat vurgulanan, "62-63-64. Dönem Hükümetleri Başbakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU ve Kalkınma Bakanımız Sayın Lütfi ELVAN’ın teşrifleriyle onurlandıracakları" ifadesi. Lütfi Elvan Bey geçen yıl gelmişti, ancak eski başbakanımız teşrif edememişlerdi. Aynı gün Konya'da şehit cenazesinin olmasından dolayı Konya protokolü de Ankara'ya gidememişti. Tabi bunlar olabilir, gayet normal ancak davetiyede AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun'un adının geçmemesi dikkat çekti. Acaba Sayın Sorgun gel-e-meyecek de o yüzden mi yazılmadı ismi veya teamüller gereği siyasetçi olduğu için mi yazılmadı. Teamül de uymuyor, bu seferde bir evvelki yıl Sayın Elvan eski bakan unvanıyla onur konuğu olmuştu. Kısaca, Sayın Sorgun gelecek mi gelmeyecek mi bu merak ediliyor. Yani AK Parti tarafından akredite bir iftar yemeği mi bu deniliyor...

Bu konuyu gündeme getirmemdeki maksat, Sorgun Bey gelmeyecekse biz de gitmeyiz diyen bürokratları gördüm bizzat. Bu husus netliğe kavuşturulmalı, bu bir.

İkincisi ise; 16 Nisan halk oylamasından iki gün önce Konya'daki mitingde Cumhurbaşkanı tarafından tüm kusurları görmezden gelinerek kürsüye çıkarılan eski başbakanımız Sayın Davutoğlu kürsüde Allah rızası için bir kez "EVET" verin demedi, diyemedi! Hatta oyunuzun rengi ne olursa olsun 17 nisanda kardeşçe birlikte olacağız gibi 'HAYIR' da verebilirsiniz manasına gelecek sözler sarfetmiş ardından da Reis Konya ile aramıza kimseyi sokmayız diyerek noktayı koymuştu hatırlarsanız...

Şimdi yukarıdaki bu iki mesele orta yerde dururken şehirde söz sahibi olanlar veya ileride olma gayretindekiler nasıl gidecekler bu iftara!

Cuma akşamı MÜSİAD Konya Şubesi öncülüğünde; KTO, KSO, KTB ve KSMMMO'yla birlikte 12.'si düzenlenecek iftar programının Konya'mıza, ülkemize, milletimize ve alemi İslama hayırlar getirmesini niyaz ederim...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
gonyalı
14 Haziran 2017 Çarşamba 18:06
18:06
Damatları dış mihrakları salıverdiği konuşuluyor. İç-dış mihraklar ve faiz lobileri varmış işin içinde. Aman mihraklara tikkat edelim.
46.196.131.27
M.a.t
13 Haziran 2017 Salı 10:02
10:02
Amin :)
88.225.218.61
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim