• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Konya -2 °C
  • Robert Amsterdam: FETÖ Türkiye'ye saldırmak için servet harcıyor
  • Liselere yerleştirmede detaylar belli oldu
  • Araç sahiplerine kötü haber! Benzine zam geliyor...
  • Robert Amsterdam: FETÖ Türkiye'ye saldırmak için servet harcıyor
  • Liselere yerleştirmede detaylar belli oldu
  • Araç sahiplerine kötü haber! Benzine zam geliyor...

Erdoğan, ziyareti öncesinde Hint televizyonuna konuştu

Erdoğan, ziyareti öncesinde Hint televizyonuna konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3)"Biz Türkiye'de özellikle hiçbir inanç grubuna müdahale etmezken, Batı son dönemlerde ciddi manada bir Müslüman düşmanlığı yapmaya başlamıştır, insanların giyimine, kuşamına, inancını yaşamasına, ibadethanelerini yakmaya, hatta h

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz Türkiye'de özellikle hiçbir inanç grubuna müdahale etmezken, Batı son dönemlerde ciddi manada bir Müslüman düşmanlığı yapmaya başlamıştır, insanların giyimine, kuşamına, inancını yaşamasına, ibadethanelerini yakmaya, hatta hatta bazı yerlerde ibadethanelerinin duvarlarına gamalı haç çizmek suretiyle onları tahrik etmeye ve bütün bunlarla beraber tabii son bizdeki referandum olayında bu daha da ileri seviyelere geçti." dedi.

Erdoğan, yarın başlayacak Hindistan ziyareti öncesinde Hint televizyon kanalı WION'a verdiği röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamofobi ve başörtüsü konusundaki soru üzerine, başörtüsünün tamamen dini olarak bir Müslümanın kendi inancının gereğini yerine getirmesi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Buna müsaade edilip-edilmemesi, işte o ülkelerdeki rejimlerin, yönetimlerin nasıl bir tavır takındığını göstermeleri bakımından çok önemli. Biz Türkiye'de özellikle hiçbir inanç grubuna müdahale etmezken, Batı son dönemlerde ciddi manada bir Müslüman düşmanlığı yapmaya başlamıştır, insanların giyimine, kuşamına, inancını yaşamasına, ibadethanelerini yakmaya, hatta hatta bazı yerlerde ibadethanelerinin duvarlarına gamalı haç çizmek suretiyle onları tahrik etmeye ve bütün bunlarla beraber tabii son bizdeki referandum olayında bu daha da ileri seviyelere geçti. Oralardaki tabii, Müslümanlar ne oluyor? Tahrik oluyor. Öyle bir noktaya vardı ki, örneğin bazı yerlerde şahsımla ilgili yaptıkları kampanyalar var, İsviçre'de parlamentonun önünde büyük bir pankarta resmimi ve şakağıma da silahı dayamak suretiyle 'Erdoğan'ı öldürün' diyenler oldu. Şimdi bu bir Müslüman düşmanlığıdır, İslam düşmanlığıdır. Ama biz bir Hristiyan düşmanlığı yapmadık, biz Musevi düşmanlığı yapmadık.

Bizim ülkemizde en ufak bir terör belirtisi olduğu zaman ilk yaptığımız işlerden bir tanesi nedir biliyor musunuz? Tüm mabetleri koruma altına almaktır, oralara herhangi bir saldırı olmasın, bunları güvence altına almaktır. Bizim ülkemizde bu tür şeyler olmaz. Niye? Çünkü ülkemdeki tüm inanç gruplarını güvence altına alma görevimiz var bizim, bunu yapacağız. Ama Batı aynı şekilde bize bunun karşılığını veremedi, hala da veremiyor."

Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik konusunda da, Türkiye'nin 54 yıldır AB kapısında beklediğini hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu süreç içerisinde Avrupa Birliği çok zikzaklar yaptı, Avrupa Birliği'nin liderleri, yöneticileri ne yazık ki samimi davranmadılar. İçlerinde samimi davrananlar yok mu? Var, ama bir kısmı ne yazık ki samimi davranmadı, hiçbir zaman sözünde durmadılar, sözlerini tutmadılar. Bakın, bir zamanlar 15 üyesi varken Avrupa Birliği'nin o zamanki fasıllarının sayısı 15'ti ve daha sonra bu fasılları bir anda 35'e çıkardılar. O zamanlar fasılların açılması ve kapanması söz konusuyken, 35'e çıkarttıktan sonra aç-kapa'yı da ortadan kaldırdılar, sadece açsa bile kapamayı yapmaz hale getirdiler. Şu anda biz 14 fasılda, bir tanesi açılıp kapanmıştır, ama diğer 13 tanesi sadece açılmıştır, ama kapanmamıştır. Bu bir şeyi gösteriyor, boşuna uğraşma Türkiye, biz sizi buraya alacak değiliz."

Zamanında Avrupalı bir dışişleri bakanının kendisine, "Boşuna uğraşıyorsunuz. Siz Müslümansınız, sizi AB'ye almazlar." dediğini anlatan Erdoğan, "Hangi ülke acaba 54 sene Avrupa Birliği kapısında bekletildi? Gerekçeniz ne? Hiçbir gerekçeleri yok. Biz Kopenhag siyasi kriterlerinin hepsini şu anda ülkemizde yaşıyoruz, ekonomik olarak şu anda Avrupa Birliği üyesi ülkelerin birçoğundan çok çok iyi konumdayız. Ülkenin bütün coğrafi konumuyla çok çok iyi bir konumdayız, stratejik olarak çok önemli bir yerdeyiz. Kaldı ki, Türkiye aynı zamanda NATO'nun üyesi ve NATO'da önemli bir görevi ifade ediyor. Böyle olmasına rağmen, tabi Avrupa Birliği'nde böyle bir durumla karşı karşıya kalması düşündürücüdür." diye konuştu.

Türkiye'nin topraklarında şu anda 3 milyon mülteciyi ağırladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB'nin 2016 Temmuz'unun başında 3 milyar avro vereceği yönündeki vaadini hatırlattı. Erdoğan şöyle devam etti:

"Bunu bize vermeyecek, yardım kuruluşu Kızılay'a verecek. Ve bu süreler doldu, böyle bir para gelmedi. Ne kadar geldi? 725 milyon dolar. Daha sonra biz size bir 3 milyar avro daha vereceğiz dediler, herhangi bir şey yok. Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği, bunlar dedi ki, biz size şu kadar vereceğiz, sonunda 550 milyon dolar oradan geldi. Peki, biz ne kadar harcadık? Bizim şu anda STK’larla birlikte yapmış olduğumuz harcama 25 milyar doları buldu. Şimdi bu reva mı? Bu kadar insanı burada ağırlayacağız, bakacaksın… Bu insanlar Avrupa ülkelerine gidebilir, bunlar Avrupa ülkelerine burada kaldıkları için şu anda gitmiyorlar, böyle bir durumla karşı karşıyayız, ama Avrupa hala verdiği sözleri tutmuyor. Ha nedir? Şimdi bunlar bu sözlerini tutmaya devam ederlerse, sabrediyoruz biz, ondan sonra tabii ki biz de kendi yolumuzu kendimiz belirleyeceğiz. Ne yaparsanız? Yapacağımız iş şudur; Bir halkoylaması da bu iş için yaparız. İngiltere yaptı mı? Yaptı, İngiltere Brexit ile ilgili kararını halkına sordu."

- "Hangi televizyon kapalı, bütün televizyonlar çalışıyor mu?"

Referandum için kesin bir tarihi olup olmadığı hakkındaki soruya Erdoğan, "Şimdi bir yeni sürece giriyoruz, bu yeni sürece girerken birçok şey, taşlar yerli yerine oturacak ve bu taşlar yerli yerine oturduktan sonra da bununla ilgili parlamentomuzda görüşmeler, konuşmalar yapılır ve ondan sonra da milletimize gitme kararı verilir." yanıtını verdi.

Erdoğan, Türkiye'ye medya özgürlüğü ve tutuklanan gazeteciler sebebiyle yöneltilen eleştiriler ve ülkenin dünyada medya özgürlüğü listesinde 150. sırada olduğunun ileri sürülmesine ilişkin,, bu tür sıralamaların tamamının siyasi olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bilmiyorum buradaki medya gruplarını incelediniz mi? Hangi televizyon kapalı, bütün televizyonlar çalışıyor mu? Medya gruplarına baktığınız zaman yazılı medya, şu anda en çok satan şöyle medya organlarına baktığınız zaman, bizim aleyhimizde bunca yazan gazeteler var, bize saldıran köşe yazarları var ve şu kampanya boyunca her türlü hakareti yapanlar oldu, hangisi kapandı? Bize geldiği zaman 'yargı bağımsızdır' diyen Batılılar, 'yargı özgürdür' diyen Batılılar bunları gördüler mi? Hayır, görmediler. Sosyal medyada?.. Görmediler. Her türlü saldırıyı yaptılar. Fakat böyle bir kara propagandayla ülkemizdeki hükümeti, bizleri zan altına sokmak istiyorlar, yaptıkları iş bu; böyle bir şey söz konusu değil."

Tutuklanan gazetecilerin içerisinde terörle iç içe olanların bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Diyelim ki gazeteci, ama arabasında silah taşıyor. Şimdi bir gazeteci tamamıyla sınırsız özgürlüğe sahip olabilir mi? Siz ülkenizde sınırsız özgürlüğe sahip misiniz? Yasalar içerisinde bir yanlış yaparsanız bunun bedelini ödemezsiniz misiniz?" ifadelerini kullandı.

Terör örgütü FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin arkasında olduğuna yönelik bir kanıt olup olmadığı hakkındaki soru üzerine Erdoğan, söylenenlerin kuru iddialar olmadığını ve darbe girişiminin şahsını hedef aldığına dikkati çekti.

"Şu anda bunların hepsi yargıda ortaya çıkmıştır, çıkmaya devam etmektedir; bunlar belgedir." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar sıradan ifadeler değildir ve bütün bu darbe girişiminin içerisinde yer alan komutanlar, hepsi şu anda bu ifadelerini vermişlerdir. Dolayısıyla bu ifadeleri çok açık verip yargının kayıtlarına giren bu ifadelerin içerisinde, 'Kanaat önderimiz Fethullah Gülen’le sizi görüştüreyim.' diyen subay var. Kime söylüyor bunu? Darbeyi yaptılar, şu andaki Genelkurmay Başkanına söylüyor, Genelkurmay Başkanı onu orada ciddi manada azarlıyor ve bakın kendisine darbe yapılmış olan Genelkurmay Başkanı azarlıyor, hep bunlar kayıtlarda şimdi. Onların ona ne dediğini, kendisinin ona ne dediği, hepsi kayıtlarda. Şimdi bunlar belge değil, ee?.. 19 yıldır buradan kaçıp Amerika'ya sığınmış olan 'FETÖ' denilen bu alçak artık belgelerle, her şeyle bu ülkedeki darbe girişiminin arkasındaki kişi olduğu ortada ve bütün onun bağlantıları da ortada."

Erdoğan, terör örgütü FETÖ'nün silahlı kuvvetlere, polis teşkilatına, milli eğitime ve devletin değişik kurumlarının içerisine sızdığının hatırlatarak, "Bütün bunlar şu anda yavaş yavaş hepsi ayıklanıyor, bunlardan temizleyeceğiz." dedi.

Doğu Almanya ile Batı Almanya birleştiğinde 600 bin kişinin devletten tecrit edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi burada da böyle bir darbe girişiminin sonucunda bu işi sonuçsuz mu bırakacağız? Asla, bunu sonlandıracağız, aksi taktirde yarın tekrar aynı durumda karşı karşıya kalabiliriz." şeklinde konuştu.

- "(FETÖ) Yarın Hindistan'ın da yönetimine bunlar sızarlar"

Erdoğan, terör örgütü FETÖ'nün Hindistan'da da çok ciddi bir örgütlenmesi olduğunun altını çizerek, "Yarın Hindistan'ın da yönetimine bunlar sızarlar, onu da söyleyeyim. Yani bunu hafife kesinlikle Hindistan yönetimi almamalıdır diye düşünüyorum ve böyle bir devlete karşı darbe girişimini hafife almak asla zaten düşünülecek bir şey değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'de nasıl bir ilerleme öngördüğü sorusuna Erdoğan, Türkiye'nin görüşmeleri sadece Rusya ve ABD ile değil aynı zamanda Suudi Arabistan, Katar ve İran'la da sürdürdüğünü ifade ederek, şu cevabı verdi:

"Bütün bunlarla bu konuda görüşmelerimiz var ve bu görüşmeler çerçevesinde tabi karşımızda bir rejim söz konusu. Suriye rejimi bir defa devlet terörü estiriyor, öbür tarafta DEAŞ denilen bir terör örgütü var, tabi buna benzer terör örgütleri, YPG gibi, PYD gibi terör örgütleri var, bütün bunlara karşı burada bir mücadele.

Ama biz bir şey söylüyoruz, diyoruz ki, bir terör örgütünü bir başka terör örgütüyle bertaraf edemezsiniz, dolayısıyla gelin burada Amerika başta olmak üzere koalisyon güçleri var, Türkiye olarak birlikte olalım, Rusya aynı şekilde bölgede, birlikte olalım, hatta İran aynı şekilde, Suudi Arabistan, Katar, birlikte olalım ve burada terör örgütü DEAŞ’a karşı büyük bir mücadeleyle Suriye’deki bulunduğu yerlerden, Irak’taki bulunduğu yerlerden bir defa DEAŞ’ı temizleyelim ve temizledikten sonra da bir defa Suriye’de Suriye halkının iradesiyle işbaşına getirilecek Suriye’ye bir yönetim planlayalım ve bunu Suriye halkı belirlesin, illa da şu andaki katil Esad'ı işbaşında tutmaya gayret etmeyelim, olay bu."

Türkiye'nin şu anda bir numaralı düşmanının DEAŞ mı yoksa FETÖ mü olduğunun sorulması üzerine Erdoğan, şu anda iki örgütün de alanının farklı olduğunu belirterek, "Şu anda bizim tabii birinci derecede FETÖ. Çünkü FETÖ yayılmacı bir anlayışla ülkemde şu anda çok farklı bir konumda ve birinci derecededir ve birinci derecede olan bu FETÖ'yü süratle temizlemenin gayreti içerisindeyiz." dedi.

Erdoğan, DEAŞ'ın FETÖ'ye kıyasla Türkiye için çok uzaklarda olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Türkiye'nin içinde şu anda bir de PKK var ve PKK'nın Kuzey Suriye'deki yerleşimi var, PYD, YPG, bunlarla da mücadelemiz var. DEAŞ daha sonradan çıkmış olan bir terör örgütü, bizim onunla da ayrıca mücadelemiz var. Biz şu ana kadar 3 bini aşkın DEAŞ'lıyı Suriye'de etkisiz hale getirdik, bu mücadeleyi veren biziz, koalisyon güçlerinin filan DEAŞ'a karşı böyle vermiş olduğu bir mücadele yok."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve NATO arasındaki gerilimin NATO üyesi olan Türkiye'nin Rusya ile iyi ilişkilerini sürdürmesinin mümkün olup olmadığı sorusu üzerine, Türkiye'nin NATO içindeki durumunun ve Rusya ile ilişkilerinin farklı olduğunun altını çizerek, "Rusya bizim bir komşu ülkemiz ve ciddi manada bir ikili ticaret hacmine sahibiz, aynı şekilde NATO'daki ülkelerle de belli ilişkilerimiz var, askeri, siyasi, ekonomik, ticari, onlar da bir taraftan yürüyor. Yani biz birini al, öbürünü yok et, böyle bir anlayış içerisinde değiliz. Biz dünyayı barış içerisinde ve hepsiyle iyi ilişkiler kurmak suretiyle geleceğe kazan-kazan esasına dayalı olarak yürüme anlayışına sahibiz." ifadelerini kullandı.

(Bitti)



AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • ABD'de Hakan Atilla davası14 Aralık 2017 Perşembe 05:53
  • Şişli'de çatı yangını14 Aralık 2017 Perşembe 05:38
  • Acele kamulaştırma kararı14 Aralık 2017 Perşembe 05:38
  • Kaddafi'nin kuzeni Kaddaf ed-Dem:14 Aralık 2017 Perşembe 05:28
  • Bakanlar Kurulu kararı14 Aralık 2017 Perşembe 05:28
  • Turist getiren uçaklara yakıt desteği14 Aralık 2017 Perşembe 05:23
  • Mısır'da gözaltında tutulan Sudanlılar14 Aralık 2017 Perşembe 04:58
  • Başkentte freni boşalan alçı yüklü tır devrildi: 1 ölü14 Aralık 2017 Perşembe 04:23
  • Kanada'dan Arakanlı Müslümanlara 50 milyon dolarlık yardım14 Aralık 2017 Perşembe 04:13
  • Kanada Ukrayna'yı silah satışı yapılabilecek ülkeler listesine aldı14 Aralık 2017 Perşembe 03:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim