Zengin bir delinin notları: gog!

“Ben öğrenmek isteyen bir cahilim” böyle der kahramanımız Einstein’a, Einstein’ın sorduğu “Matematikçi misiniz? Fizikçi? Astronom? Mühendis? Filozof? Müziksever? Gazeteci? Sanatçı?” sorularının hepsine “değilim” dedikten sonra Einstein “o halde neden benimle bu kadar ısrarla görüşmek istiyorsunuz?” sorusuna cevap olarak.

 “Bu bilimleri bilmeyen insanların anlaması kabil olmayan formüllerle konuşmaya alışığım ben. Siz bu bilimlerden anlamıyorsanız çalışmalarımdan size söz etmem imkansız”. Kahramanımız yine de konuşturur Einstein’ı. Nasıl?

WEB SAYFASI GİBİ KİTAPÇI

Kendimi, iyi hissettiğim ya da hissetmediğim zamanlarda kitapçılarda/kütüphanelerde kitap rafları arasında gezinirim.  Bu bazen il halk kütüphanesi olur, bazen eğitim ya da ilahiyatın kütüphanesi olur. Kimi zaman sahaflar çarşısında gezerim anlamlı anlamsız bakışlar atarak yeni eski kitaplara. Durup karıştırırım hatta. Ankara Dost kitabevinin genişleyen avlusunda gezinirken bazen kendimi kitapyurdu sitesinin içinde geziyormuş hissine kapılmış hissederim. O kadar çok kitap, fareyi tıklayarak, sayfalar arasında geziyormuş gibi. Ayaklarımın sızından anlarım sanal alemde olmadığımı ya da kitap hakkında konuşan iki kişinin dikkat çekici sohbetine kulak misafiri olmuş bulursam kendimi.

Bazen bir yazar, kitap adı, kapağı, kapağındaki resim, alır götürür beni eski zamanlara. İlk kez karşılaştığım bir kitabın basım tarihine bakarım, yeni mi eski mi diye anlamak için. Eskiden çıkmış bir kitap ise hayıflanırım, bu kitabı zamanında nasıl ıskalamışım diye… ismini çokça duyduğum kitapları okumak için zaman zaman geride bırakırım. GOG da kütüphanemde böyle karşıma çıktı yeniden.

DELİNİN NOTLARI 

 GOG, İtalyan yazar Gİovanni Pappini’nin kitabı. 1999 yılında Çanakkale’den aldığım notunu düşmüşüm kitaba. Havai yerlisi olan GOG, 16 yaşında Amerikan gemisine miço olarak işe başlıyor ve hesabını kendisinin dahi tutamadığı bir servete sahip oluyor. Hikâyeyi ilginç kılan şey ise bundan sonrası: “Şimdiye kadar paranın kölesiydim bugünden tezi yok o benim uşağım olsun. Benim durumumdakilerdin yaptıkları gibi, bir şeyler öğrenmek ve hayatın tadını çıkartmak için bunaklık çağına düşmeyi beklemeyeceğim” dedi ve araştırmaya başladı. “Tam bir cahil olduğu halde çürümüş bir kültürün uyuşturucu maddelerinin incelikleriyle beslenmek istedi… en aşırı ideolojileri en kötü taraflarından kavrama kabiliyeti edinmiş, aynı zamanda kökten barbarlığını kuvvetlendirmişti. Aklı bazen en taşkın yenilikleri aşabiliyor fakat ruhu doğuşundakinden daha zalim daha kurak olmuştu.”  Kahramanımız, devletler satın alacak kadar zengin olduktan sonra sanat, düşünce, siyaset, edebiyat dünyasında ön plana çıkan kişileri tek tek ziyaret ederek en cahil olduğu düşünce dünyası hakkında bilgi almak, birinci elden bu kişeleri tanımak ve düşüncelerini öğrenmek istiyor. Bu arayışının sonucunda akıl hastanesine düşüyor. Kitap, GOG’un akıl hastanesinde yazdığı günlüklerden oluşuyor.

Pappini, bu ruhu kurak adam aracılığı ile edebiyat, bilim, sanat, müzik, siyaset, işadamları dünyasında önde gelen isimlerle GOG’u buluşturup çalışmaları hakkında bilgi aldırıyor. Sorduğu sorular, tersten, eleştirel, çarpıcı, farklı bir bakış açısı ile okuması oldukça keyifli bir kitap ortaya koyuyor. Tersinden bir düşünce tarihi okuması diyebiliriz GOG’a. Okuyun derim. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.