Vakıf malları bir bir tespit edildi

Vakıf malları bir bir tespit edildi

Vakıflar Genel Müdürlüğü nihayet gerekeni yaptı. Bütün illerdeki tapu kütükleri tarandı. Taşınmazlar ziyaret edildi, fotoğrafları çekildi.

Taşı toprağı vakfedilmiş bir ülkede yaşıyoruz. Hanlar, hamamlar değil yalnızca, bağlar, bahçeler, köyler, hatta mezralardaki araziler bir hayratın akarı olmak üzere kayda geçirilmiş vaktiyle. İnsanların adımlarını dikkatle attığı, vakıf malının gölgesinde bile eğlenmek istemediği günlermiş o günler; fakat bir ara yangınlar çıkmış nasılsa, vakıflar idaresindeki tapu kayıtları üç beş saat içinde kül oluvermiş, kalanlar da kâğıt fabrikasına gönderilmiş. Nice hazin hikâye var o günlere ilişkin.

 

Konyalı meşhur tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı’nın, Sirkeci Garı önünden geçerken yaşadığı hadise kara mizaha iyi bir örnek olabilir. Arşiv belgelerinin çuvallara doldurulup vagonlara yüklendiğini gören tarihçi, hamala sorar: Nereye gidiyor bu çuvallar? ‘Kilo hesabıyla Bulgaristan’a satılıyor beyim.’ Söylenen fiyat cüzi bir fiyattır ve hamal, çuvallardan birkaçını tarihçiye satmaya razı olur. Eserlerinde en çok o malzemelerden faydalanan Konyalı, o gün daha çok parası olmadığı ve o çuvalların hepsini satın almadığı için çok hayıflandığını anlatır sonraları... Belgelerin kaybolması, vakıf mallarının el değiştirmesini kolaylaştırır haliyle ve memleket yeni bir insan türüyle tanışır: Vakıf işgalcileri…

 

VAKIF MALLARI KÖYLERE KADAR TESPİT EDİLDİ

Vakıflar Genel Müdürlüğü, bedestenlerdeki dükkânlara el koyan, arazilere ev kuran işgalcilerle masaya oturmak zorunda kaldı sonunda. Uzun süren mahkemelerin daha çok uzayacağı anlaşılınca, vakıf malından çıkaramadığı işgalciyi en azından kiraya bağladı; ama bu arada cümle vakıf malı yiyenin ipliğini pazara çıkaracak bir projeye imza attı: CBS, yani Coğrafi Bilgi Sistemi…

Yeni tamamlanan ve internet kullanıcısının hizmetine henüz sunulmayan proje çerçevesinde, Türkiye’deki bütün vakıf taşınmazlarının tapu bilgileri ve kadastro haritaları güncelleştirilmiş, plan bilgileri sayısallaştırılmış, hâlihazırdaki imar planları, fotoğraf ve tapu bilgileri birbiriyle ilişkilendirilmiş oldu. Çalışmanın tamamlanmasıyla rahat bir nefes alan Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, “Düşünebiliyor musunuz?” diye soruyor hayretle, “Biz şimdiye kadar vakıf mallarından haberdar değildik. Nerede ne var bilmiyorduk.” Vakıflardan birinci derecede sorumlu olan bir kurumun kendi mülkiyetindeki taşınmazlara ‘vâkıf’ olabilmesi için 84 yıl beklemesi sarsıcı elbette. Edirne’den Kars’a kadar köyler dâhil olmak üzere bütün yurdu tarayarak vakıf taşınmazların envanterinin çıkarılması her şeyden önce nerede hangi hayratın ya da hayrata gelir getiren akarın yağmalandığını gözler önüne serecek. “Bir de bakacaksınız ki Vakıflar Genel Müdürü vakıf arazisinde oturuyor.”

Yusuf Beyazıt, projenin ciddiyetinin kavranması için böyle esprili bir örnek veriyor; fakat çok yakında, bilgisayarda bir tuşa dokunarak yan komşunuzun bir vakıf işgalcisi olup olmadığını öğrenebileceksiniz. Gönül rahatlığıyla alışveriş yaptığınız dükkânın sahibi gerçekte kim? Arazi şimdi boş görünüyor; ama üzerinde bir vakitler hangi vakıf eseri yükseliyordu? Gidenlerin ve elde kalanların tespit edilmesi bundan sonraki ‘yok oluşların’ da önüne geçilmesini sağlayacak. Yalnızca vakıf taşınmazlarının değil vakıf ilişiği bulunan taşınmazların da kayıt altına alındığı hesaba katılırsa, bundan böyle hiçbir eserin buharlaşmayacağı, sır olup uçmayacağı anlaşılır. Nitekim CBS projesi sonunda 27 bin yeni işgalci olduğu ortaya çıkmış. Proje öncesi 59 bin olan vakıf mülk sayısının proje sonrasında 67 bine, 116 bin olan tavize tabi mülk sayısının da 136 bine yükselmesi kayda değer bir bilgi. Bu demek oluyor ki; Vakıflar Genel Müdürlüğü, yurdun dört bir yanına dağılmış 28 bin vakıf taşınmazından yeni haberdar oluyor.

 

VAKFİYELERDEKİ HAYIR ŞARTLARI YERİNE GETİRİLECEK

Kötü niyetli kişilerin müdahalesinin anında tespit edilecek olması, vakıf kültürünün olmazsa olmaz unsuru ‘vakfiyeye’ uygun davranma şartının da yerine getirilmesini sağlayacak. Vakıflara ait akar taşınmazları en iyi şekilde değerlendirmeyi ve elde edilecek gelirle vakıfnamelerdeki hayır şartlarını yerine getirmeyi de amaçlayan Vakıflar Genel Müdürlüğü, bundan böyle, eski eser restorasyonlarının daha kolaylaşmasını da bekliyor.

 

PROJE NASIL HAZIRLANDI?

Edirne’den Kars’a bütün illerdeki tapu kütükleri tarandı. İlk defa taşınmazların tapu sayfalarının dijital arşivi oluşturuldu. Kadastro bilgileri sayısallaştırıldı. İmarlı olan vakıf taşınmazlarının imar durumları tespit edildi. Hâlihazırdaki haritaları olanlar sayısallaştırıldı.

Taşınmazlar ziyaret edildi, fotoğrafları çekildi. Uydu görüntüleri ve hava fotoğrafları olanlar sisteme yüklendi. Google Earth programı ile yazılımlar birleştirildi ve vakıf taşınmazlarının bu programın üzerine atılmasını sağlayan ara yazılımlar gerçekleştirildi. Bütün bu bilgiler bilgisayar ortamına uyumlu hale getirilerek bilgi bankası oluşturuldu.

 

VAKIF BARIŞI KANUNU

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 4916 sayılı ‘Vakıf Barışı Kanunu’ ile de uzun yıllardır devam eden işgal davalarını nihayete erdiriyor. İşgalli vakıf taşınmazlarıyla hazine taşınmazlarının takas edilmesi esasına dayanan kanun, hem vatandaşlarla vakıflar idaresi arasındaki mülkiyet sorununu çözüyor hem de Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yıllardır hiçbir gelir elde edemediği taşınmazlarına kavuşmasını sağlıyor. Bu arada davalı kiracı ve işgalcilerle ilgili sorunların çözüldüğünü ve dava sayısının yaklaşık 25 bin dosyadan 4 bine indiğini de söylemek gerek. Vakıflar idaresi barış eli uzatınca yaklaşık dört bin beş yüz işgalciyle kira sözleşmesi imzalanmış ve daha önce tahsil edilemeyen 30 bin YTL tutarında kira geliri tahsil edilmiş. Aksiyon