Tahta Oymacılığı Mazide Kaldı!

Tahta Oymacılığı Mazide Kaldı!

Bedesten Çarşısında tahta oymacılığı mesleği yapan Ahmet Işıkçeviren, el oymacılığı işinin günümüzde iş yapamaz olduğunu söyledi.

40 yılı aşkın süredir Tahta Oymacılığı yaparak geçimini sağlayan Işıkçeviren, yaşlılık gereği mesleğini oğlu, Bilal Işıkçeviren’e devretti. 15 yıldır Tahta oymacılık işi yapan Oğul Işıkçeviren ise, babasının zamanda işlerin yoğun olduğunu aktardı.  Tahta oymacılığının yerine artık tahtalara şekil vererek mesleğini yaşatmaya çalışan, Işıkçeviren, bazı zamanlarda günlerce iş olmadığından şikâyetçi. 

‘OYMACILIK TEKNOLOJİYE YENİK DÜŞÜYOR’

Teknolojinin gelişmesi ile kalıp oymacılığının azalarak yerini torna tezgahlarında bırakmaya başladığını söyleyen Işıkçeviren,  Aylardır uğraştıkları bir kalıbın torna tezgahlarında kısa sürede yapıldığına vurgu yaptı. Konya gibi eski meslekleri yaşatan şehirde bile Tahta oymacılık işinin çok az yapıldığını söyleyen Ahmet Işıkçeviren, “Ben bu işe başladığımda müşterilere iş yetiştiremez derecede çalışırdım. Artık bu iş Teknolojiye yenik düştü ve günümüzde tahtaya şekil vermek makinelerle daha kolay ve hızlı hale geldi. 20 yıl öncesine kadar evlerde kullanılan mutfak malzemelerinden bahçede oturulacak sandalyeye kadar bizler yapardık. Şimdilerde sadece iş olması açısından birkaç çocuk oyuncağı veya ev süsü yapıyoruz. Makineleşmenin gelmesi el işiyle yapılan meslekleri azaltmasından şikayetci değiliz, fakat kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin değersiz görülmesi bizim için üzücü bir olay oluyor. Oğlum Bilal ise şimdi bu küçük dükkânda günü birlik iş yaparak mesleği yaşatmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

‘BENDEN SONRA YAPACAK KİMSE YOK!’

Babasından aldığı mesleği olan ve tahta oymacılığı yapan Bilal Işıkçeviren ilgisizlikten şikâyetçi. 43 yaşındaki Bilal Işıkçeviren, Babasından kalan işi günümüzde de sürdürüyor. Kendisinden öncede babasının da bu işi yaparak para kazandığını ifade eden Bilal Işıkçeviren, “Bu iş bana babamdan kalma. Benim çocukluk yıllarımda babam tutkal ve yeterli imkanlar yokken bu işi kendi eliyle sağlam bir şekilde yapıyordu. Bu işe ilk başladığım zamanlarda günde 2 veya 3 tane çeyiz sandığı yapardık. Şimdi yılda 2 veya 3 tane yapıyorum. Ağacın Çinsine göre evlerde kullanılacak eşyalar yapımı da neredeyse bitti. Sadece süs ve hatıra olarak birkaç parça yapıyorum. Bunlardan başka ise haftada birkaç küçük sipariş alıyoruz. Babamdan sonra ben bu işe başladım. Şu anda bizim yaptığımız işi yapan kimse kalmadı. Bundan 20 sene öncesinde sandık yapan esnaflar vardı ama artık hiçbiri kalmadı. Ben bu işi devam ettiriyorum. Benden sonra da bu işi yapacak kimse yok” dedi. Servet R. Çolak – Memleket