Hain mi, Mağdur mu? Tabutuna Haciz Konulan Son Padişahın Bilinmeyenleri
Yazar Önder Volkan Erikçi, Sultan Vahdettin’in vatan haini olmadığını, atlarını satıp parasını Mustafa Kemal’e vererek Milli Mücadele’yi başlatan isim olduğunu söyledi.
Konya Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen Selçuklu Salı Sohbetleri’nde bu hafta yazar Önder Volkan Erikçi, Osmanlı Devleti'nin son padişahı Sultan Vahdettin’in hayatını ve Milli Mücadele dönemindeki bilinmeyen rolünü anlattı. Erikçi, tarihin en çok tartışılan isimlerinden biri olan Vahdettin Han için "Hain değildi ama en biçare sultandı" değerlendirmesinde bulundu.
"Eski Kötülenmeden Yeni Devlet Kabul Edilemezdi"
Konuşmasına Türk halkının ideolojik farklılıklar nedeniyle insanları kolayca "vatan haini" ilan etme eğilimine değinerek başlayan Erikçi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında eski rejimin kötülenmesinin siyasi bir ihtiyaç olarak görülebileceğini ancak artık hakikatleri konuşma vaktinin geldiğini belirtti. Erikçi, "Vahdettin, vatanın kurtuluşu için projeler üreten fakat bunları gerçekleştirecek gücü olmayan bir liderdi" dedi.
İlimle Meşgul Bir Şehzadeden "Bahtsız" Padişahlığa
Sultan Vahdettin’in taht heveslisi olmadığını, aksine bestekâr, hattat ve ilim sahibi bir şahsiyet olduğunu vurgulayan Erikçi, onun trajik hayat hikayesine dikkat çekti:
6 aylıkken babasını, 4 yaşında annesini kaybetti.
Arapça, Farsça ve Fransızca biliyordu; 42 bestesi olan bir sanatçıydı.
İttihatçıların elinde yıpranan devletin başına geçmemek için dua etmesine rağmen, kader onu en zor dönemde tahta çıkardı.
Milli Mücadele ve Mustafa Kemal ile Gizli Görüşmeler
Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri de Sultan Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya gönderme süreciydi. Erikçi, Vahdettin’in kendi şahsi servetinden atlarını satarak elde ettiği 30 bin lirayı Mustafa Kemal’e vererek onu Samsun’a uğurladığını ve "Paşa, bütün ümitlerimiz sizde kaldı" dediğini hatırlattı. Ayrıca Sevr’in bir "antlaşma" değil "proje" olduğunu, Sultan'ın zaman kazanmak için bu süreci oyaladığını ifade etti.
Cenazesine Haciz Konulan Bir Padişahın Hazin Sonu
1926 yılında San Remo’da vefat eden Vahdettin’in, sürgündeyken bile şahsi onurunu koruduğunu belirten Erikçi, hazineden tek bir kuruş almadan gittiğini söyledi. Öyle ki, vefat ettiğinde 60 bin liret borcu nedeniyle tabutuna haciz konulmuş, otopsi ücreti ise kızı Sabiha Sultan’ın küpeleri satılarak ödenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, vefat haberini alınca "Çok namuslu bir adam öldü" dediği rivayet edilmektedir.