SURİYELİ PROVOKASYONU-KIŞKIRTMA

 Egemen, küresel güçler ve onların ülkemiz içerisindeki işbirlikçileri; hassas konularımızı, yumuşak karnımızı, kapanan bir yarayı kaşıyarak toplumda kargaşa, çatışma başlatıp, istikrarsızlık oluşturmak.  Ulaşmak, varmak istedikleri ilk durak iktidarı zor durumda bırakmak ve zayıflatmaktır.
    2011 yılından bugüne kadar ülkemize Suriyeli üç milyon mülteci geldi. Her şehrimizin her mahallesinde ikamet etmekteler. Bu süre içerisinde, ülke genelinde Suriyelilerle halkımız arasında yüzlerce kavga yaşandı. Keşke olmasaydı, fakat benzeri kavgalar yaşanmaya devam edecektir.

    Son olarak, Ankara Yenimahalle'de akşam saatlerinde sokak hareketliliği yaşandı. Suriyeli mülteciler hakkında çeşitli dedikoduların yayıldığı mahallede vatandaşlar sosyal medyadan da organize olarak sokağa döküldü. Gerginliğin gece saatlerine kadar sürdü. Mahalle sakinlerinin evlerinden çıkmasıyla büyüyen gerginlik, çevik kuvvet ekiplerinin plastik mermi ile müdahalesi ile yatıştı. Çıkan olaylarda çok sayıda ev ve iş yerinin camları kırıldı bir kişi yaralandı.

    TOMA'lardan, "tahriklere kapılmayın" anonsu yapmasıyla ve polisin biber gazı kullanmasıyla gerginlik azaldı.

    Ankara Valisi Ercan Topaca Twitter hesabından bir açıklama yaptı. Topaca "Yenimahalle İlçemizde büyük olaylar olduğu konusunda asılsız haberler yayılmaktadır. Gençler arasında küçük bir tartışma yaşanmıştır." ifadesini kullandı.

    Son günlerde sosyal medya sitesi twitter'da Suriyeli mültecilere karşı başlatılan düşmanlık ve nefret söylemleri artmıştı. Suriyelilerin geri dönmesi için kampanya başlatan bazı gruplara, provokatörler de destek verince sosyal medyada öfke büyümüştü. Ankara'daki olayın ilk anlarından itibaren de olayları kızıştırmak isteyen sosyal medya kullanıcıları akıl almaz dedikodularla provokasyon yapmaya çalıştı.

    Suriyeliler; yaşadıkları çevrede insani, sosyal, kültürel, ahlaki sınırlar içerisinde, kanun ve kurallara uygun yaşamaları ve davranmaları gerekir.

    Bizlerde ev sahibi olarak;  onlara ‘istediğim gibi davranabilirim, istediğimi yapabilirim, rencide edebilirim, eleştirebilir ve suçlarım’ gibi bir hakkımız yoktur.

    Suriyeli birisinin yanlışını tasvip etmek, vermiş olduğu zarara maruz kalmış insanlarımızı suçlamak gibi bir niyetim yoktur.

    Bizler ev sahibi olarak, onlarda misafir olarak haklarımızı bilmeli ve ‘UYANIK’ olmalıyız, hattımızı aşmamalıyız.  İnsanları kendi bilgileri dışında, istemedikleri halde etkileme veya yönlendirmeye çalışan çevreler var. Bunlar yarında olacak, beş yıl sonra yine olacaklar. Kötülerin amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek, bağı talan etmek ve yakmaktır

   Yaşanan küçük bir olayla, Ensar ve Muhaciri kışkırtma, tahrik, ajitasyon ve çeşitli spekulatif yöntemler yoluyla toplumda kargaşa çıkarmak isteyen çevreler pusuda yatmaktadır.

    Asparagas haberler, dedikodu yaparak algı oluşturmaktalar. Bunları da hızlı bir şekilde sosyal medyada yayarak amaçlarına ulaşmak isteyeceklerdir.

    Ateşe körükle gitmemek, odun taşımamak hepimizin görevidir. Yaşanan bir olay karşısında, ölçülü davranmalı, soğukkanlı hareket etmeli ve itidali elden bırakmamalıyız.

    Muhacir ve Ensara düşen görev, bu imtihan sürecinin sonunu beklemek, sabretmek, imtihanı kazanmaktır.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum