Sorumlu ben miyim?

9 kişi kalmış bir takıma karşı oynanan futbol kimseyi tatmin etmedi.

Sadece bu haftaki futbol değil, bu sezon ki futbol kimseyi tatmin etmedi.

Eften püften hikayeler yazmayalım. Herif gibi konuşma zamanı geldi de geçiyor bile.

Haftalardır yazıyorum çiziyorum.

Deplasmanda Gaziantep karşısında alınan farklı skorda bile oynanan futbolun iyi olmadığını yazdım.

Ali Çamdalı'nın kaptan olarak takımı ateşlemediğini hiç yazmadıysam iki defa yazmışımdır.

Bu takımda isyan eden oyuncu yok kardeşim.

Yenilgiye, skora, tribüne isyan eden oyuncu yok.

Tribünü ateşlemezler, takımı ateşlemezler, hocayı ateşlemezler.

"Taktik disiplin tıkır tıkır işlesin, aman savunma elden gitmesin, hocanın verdiği görevi yapayım" kafasıyla düzleşmiş bir oyuncu grubu olduk.

Ruh yok, inanç yok. Sadece koşu var, fizik var.

Camia Kutuplaşıyor

Toplumun her alanında kutuplaşmalar olduğu gibi Konyaspor camiası da kutuplaşmaya başladı.

Aykut Hocacılar ve Aykut Hocacı olmayanlar diye.

Her iki tarafın da saçma sapan gerekçeleri var.

Doğru yolu bulan, orta yoldan giden yok.

"Taraf olmayan bertaraf olsun" sözü dillere pelesenk olmuş durumda.

Takımla, hocayla ilgili en ufak eleştiriye dahi karşı tarafın tahammülü yok.

Her eleştirinin sonunda "Aykut Kocaman giderse kim gelecek?" karşı sorusu geliveriyor.

"Size Ziya Doğan müstehak" cümlesi yapıştırılıyor.

Yahu eleştirdiğimiz zaman hoca gitsin demek mi istiyoruz?

Beyinleriniz bu kadar kıt mı?

Takım fark yiyor "Bugünlere de şükür kikikiki"

Takım 9 kişi kalan rakibiyle berabere kalıyor "Siz ne anlarsınız futboldan kikikiki"

UEFA'dan 1 puanla döndük  "Ayaklarımız yere bassın kikikiki"

Yahu nedir bu polyannacılık? Taraftar futbol izlemeye stadyuma gider. Tatsız tuzsuz futbola kim, niye gitsin?

Bunu eleştirdim diye ben Aykut Kocaman düşmanı ve Konyaspor haini mi ilan edileceğim?

Aykut Kocaman'a sevgim ve saygım birçok kişiden daha fazladır. Futbolumuzun en önemli ve bilge adamlarından biridir.

Fakat eleştiri de bu işin doğasında var. Hep pohpohlamakla bu iş yürümez.

Her maç sonu bahaneler ardına sığınan bir Aykut Kocaman görüyoruz.

Sezon başından beri hakemleri eleştiriyor. Tamam hakemlerimiz kötü ama her hafta her hafta konuşunca bu işin tadı kaçıyor. Ciddiyeti de kalmıyor.

Hocası hakemi eleştiren bir takımın futbolcusu topu hakeme atmaz mı? Yenilgiden sonra nasıl olsa bir sorumlu var değil mi?

Bu maçta Skubic ve Ömer Ali'nin eksikliğinin arkasına sığınmak ne kadar doğru?

Geçtiğimiz sene biz değil miydik kupa maçlarında yedek kadroyla yarı finale gelen?

 Hocanın kafasını bir an önce toplaması ve takımı ayağa kaldırması gerekiyor.

Evimizde 9 kişilik Antalya'yı yenemedik. Rezil olduk. Bırakın kikiki muhabbetlerini. Hoca baş tacımız ama biraz homurdanmak da bizim hakkımız. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum