M. Ali Köseoğlu

M. Ali Köseoğlu

Siyasette Ahmet Sorgun modeli

Dün AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun’un, siyaseten geride bıraktığı bir yılı değerlendirdiği toplantıdaydık.

Bir kere toplantıya basın mensuplarının gösterdiği alakanın altını çizmek lazım.

Bu alaka Ahmet Sorgun markasının hâlâ bir değer ifade ettiğini  ortaya koyuyor.

Siyasette ‘Ahmet Sorgun modeli’ dediğimiz şeyin demek ki inanılması güç olmakla birlikte tatbiki mümkünmüş, diyoruz…

 

Ahmet Sorgun’un bir yılına baktığımızda ‘kader anı’ denilebilecek işlerin arka arkaya geldiğini görüyoruz.

İl başkanlığına oturur oturmaz oluşturması gereken bir il yönetimi vardı…

Yönetimi oluşturduktan sonra partinin boş olan ilçe başkanlıklarına acele el atması gerekti.

Meram, Selçuklu, Karatay teşkilatları yeniden yapılandırıldı, yeni başkanlar göreve getirildi.

Sadece merkez ilçeler olsa iyi…

Taşrada da aynı işlerin titizlikle yapılması gerekiyordu.

Yapıldı.

 

Tam taşlar oturdu derken yaklaşan halk oylaması, hiç soluksuz bu işe odaklanmasını gerekli kılıyordu.

Aynı makamda Ahmet Sorgun olmasaydı, Konya’daki sivil toplum kuruluşlarının görüşleri bu kadar dikkate alınır mıydı, bu kuruluşlar bir başkasının il başkanlığı yaptığı AK Parti’ye açık destek verir miydi, kuşkuluyum.

Sorgun ve ekibi, bu süreçte hemen hemen gidilmedik kapı bırakmadılar.

Halk oylaması diğer yönden teşkilatın verdiği ilk başarılı sınavdı…

Sonra Sorgun’u hiç alışık olmadığımız şekilde halkın içinde görmeye başladık…

 

Sel felaketini uzaktan takip etmek yerine Bozkır’a koşarak gitti.

İşadamlarıyla haftalık toplantılar yaparak onların fikirlerini aldığı gibi bir de Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, ilçe belediye başkanları ya da milletvekillerinden birkaçını da yanında bulundurarak iyi bir takım görüntüsü verilmesini sağladı.

Kısacası olması gerektiği yerde oldu, poz vermesi gereken yerden de uzak durdu…

Misal…

Başbakan Erdoğan’ın Konya programında şöyle afili, yan yana bir fotoğraf çekemedi basın mensupları.

Çünkü böyle bir kareye sığmak için çaba göstermedi Ahmet Sorgun.

Bütün bunlar onun başarı hanesine yazılacak işler…

Muhakkak dahası da vardır.

Ne ki insanoğlu unutur.

 

Dünkü toplantıda sarfedilen “Siyaset, seçimden seçime hatırlanması gereken bir çalışma biçimi veya geçici bir heves değildir. Siyaset hazımla ve azimle sürekli halk hizmetinde olmanın adıdır” sözünü de burada zikretmemiz icap ediyor.

Sorgun’un rahatlıkla vazgeçeceğini bildiğimiz bir elbise olduğu halde siyaset, pek çok âdemoğlu için geçici bir heves değil.

Mevcut vekillerin de heveslerini koruduklarını tahmin ediyorum.

Yani ‘bu kadar yeter, biraz da başkaları hizmet etsin şu ülkeye’ diyeni duymadım.

Hadi buna tamam, ama siyaseti seçimden seçime yapmaya çalışanlara ne demeli?

 

İçinden çıktığı şehri, ilçeyi, mahalle kahvesini, köşedeki çay ocağını, Bağdatlı Camii önünde çorap ören Fatma teyzeyi, Bakkal Hamdi amcayı, Berber Mustafa’yı, bir önceki seçim öncesinde gördükten sonra bir sonraki seçim öncesine kadar unutan sözüm ona ‘siyasetçiyi’ Ahmet Sorgun ve ekibi iyi tahlil etmelidir.

Sorgun “sürekli halk hizmetinde olmak” olarak tanımladığı siyaset kurumuna bu tanımlamanın cuk oturacağı isimleri, -sadece Konya’da da değil- kazandırmanın çabasını vermelidir.

Siyasette ‘Ahmet Sorgun modeli’ bu şekilde kalıcı olur.

Evlâ olur.

 

KALAYCI-KABAKÇI MESELESİNDE BİR DÜZELTME

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın AK Partili vekil Mustafa Kabakçı’ya söylediği sözleri önceki yazımda paylaşmıştım.

Kalaycı’nın sözlerini elbette birinci ağızdan duymuş değilim…

Fakat internette, Kalaycı’nın yaptığı açıklamaya dair izleri ararsanız  “8 yılı aşan milletvekilliği döneminde neler yaptığını, Konya’mız için, Sarayönü’müz için hangi hizmetlerin gelmesine vesile olduğunu anlatması beklenirdi” sözlerinin benim zannıma meydan verecek şekilde Kabakçı’ya söylendiğini zannedersiniz.

Lakin öyle değilmiş.

Kalaycı bu sözleri Kabakçı için değil bir başka AK Partili vekil için söylemiş.

Konuyu bu şekilde ‘düzeltmiş’ olalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum