Çalıştığı balık çiftliği yakınlarında denize girdikten sonra yaşamını yitiren Z.Y.'un yakınları, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi talebiyle İş Mahkemesi'ne başvurdu. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve işveren ise ölümün iş kazası niteliği taşımadığını savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi'nin davacıları haklı bulması ve ardından Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf başvurusunu reddetmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.
Görevlendirme Olmadan Yapılan Eylem İş Kazası Sayılmadı
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda, sigortalı işçinin balık havuzlarını yemleme görevini tamamladıktan sonra yemek molasına geçtiği, ardından kişisel isteğiyle yüzmek amacıyla liman bölgesine gittiği vurgulandı. Denize atladığı sırada beli tutularak boğulan işçinin, kaza geçirdiği alanın iş yeri sınırları dışında kaldığı kaydedildi.
5510 Sayılı Kanun Kapsamına Girmediği Belirtildi
Yüksek Mahkeme, işveren tarafından verilmiş herhangi bir görevlendirme bulunmadığının altını çizdi. Olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına karar verildi. Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldıran Yargıtay, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İş Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti.