Ayşe Türkmenoğlu iddialı

AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, Memleket'in sorularını cevapladı. Türkmenoğlu, referandumdan 'evet' çıkacağına inanıyor

RÖPORTAJ: Mustafa Karaçelebi

Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu ile Zafer Meydanı Camlı Köşk yanındaki “EVET” çadırında önemli bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisi sorduğumuz sorulara samimi cevaplar verdi. 12 Eylül 2010'da yapılacak referandum başta olmak üzere Türkmenoğlu'nun çalışmalarına dair pek çok noktayı bu söyleşide bulacaksınız...

-Ayşe Hanım siz milletvekili seçilmeden önce serbest avukatlık yapıyordunuz. Milletvekili olduktan sonra hayatınızda ne gibi farklılıklar ortaya çıktı?
-Ben avukatlık mesleğimi sürdürürken müvekkillerim bana kişisel vekâletlerini veriyorlardı. Milletvekili olunca bu toptan vekilliğe dönüştü. Ben milletim için her zaman hizmet ettim. Partim beni vekil seçerken her Türk vatandaşının hakkı olduğu gibi adaylık sürecini yaşadım. Parti kurullarında, mülakatlarda ve diğer süreçlerde olumlu sonuç alarak Milletvekili oldum. Biliyorsunuz Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili seçiminde diğer partilerden daha seçici davranmıştır.

-Ayşe Hanım, sizin ile ilgili yaptığımız kısa araştırmada gördük ki siz Konya’dan çıkan ilk kadın milletvekili olan Bahire Bediş Morova Aydilek’ten (1935 yılında TBMM giren 14 milletvekilinden biridir.) 72 yıl sonra ikinci kadın milletvekili siz olmuşunuz. Bu konuda neler diyeceksiniz.
-Evet, Mustafa Bey doğrudur. Sizde araştırmışınız. Ancak söz konusu Bahire Bediş Morova Aydilek Hanımefendi Konyalı değildir. Tek partili dönemde söz konusu Bayan Konya’dan aday gösterilmiştir. Kendisi 1897 Bosna doğumludur. Bolu Kız Sanat Okulu resim öğretmenliği mezunudur. Bolu Belediye Meclisi üyesi iken 5. Dönem Konya Milletvekili olarak (atanmıştır)seçilmiştir. Ben ise Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından seçildim. Bizim partimiz mecliste nüfusumuzun %50 sini oluşturan karınlarımızın kendi hemcinsleri tarafından temsil edilmesini arzu etmektedirler. Toplum olarak hala bu konuda eksiğimiz çoktur. Kadınlarımızın aktif siyasete çok sıcak bakmamalarının da önemi var. Ben yoğun ve tempolu koşuşturmanın içinde aileme bile vakit ayırmakta zorlanıyorum. Siyaset, politika özveri istiyor. İnsanımız her türlü sorununu bize ulaştırıyor. Biz bunlardan rahatsızda değiliz. Ancak insan sınırlarını zorlayan bir tempoda çalışıyoruz. Sağ olsunlar halkımızda bunları görüyor ve sevgilerini üzerimizden eksik etmiyorlar.

-Sizin açtığınız bu kapıdan size başka bir konuyu sormak istiyorum. Ayşe Hanım sivil toplum örgütleri ile çok sıkı ilişkileriniz olduğunu öğrendik; Konya Barosu Kadın Hakları Komisyonu ve Çocuk Hakları Komisyonu'nda görev aldınız. Çocuk Yetiştirme Yurdu ve Erkek Yetiştirme Yurdu Dernekleri'nde Yönetim Kurulu Üyeliği yaptınız. Şehit Anneleri Derneği'nde Denetçi görevi üstlendiniz. Konya Köylerine Hizmet Götürme Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği, Çalışan Bayanlar, Sağlık, Eğitim ve Dayanışma Derneği Üyeliği görevlerinde bulundunuz halen bu görevleri sürdürüyorsunuz sanırım.
-Milletvekili olmadan öncede biz halkımızla iç içe idik. Onların derdi ile dertleniyorduk. Halende bu ilişkilerimiz sürüyor. Ancak bu derneklerin bazılarından yönetim kurulu üyeliklerinden çekildim. Gerekçesi de zaman fukarası oluşumuzdur. Şehit Anneleri Derneği kapandı. Diğerleri ile hala gönül bağımızda var. Sorunları çözmede el birlik hareket ettiğimizde söz konusudur. Ben bir ülkenin kalkınmasında kadının rolünü önemsiyorum. Bizim kadınlarımız sosyal hayata atılmalı. El elde baş başta evinde oturmamalı.

-Gazetelerde yer alan bir habere göre 2007 yılında yapılan 23 Dönem Ak Parti Konya Milletvekili olarak seçimi kazandığınızda Yüksek Seçim Kurulundan mazbatanızı almaya gittiğinizde elinizdeki zikir tespihini gören basın mensupları bunu haber yapmışlardı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
-Doğrudur. Ben yıllardır çok dua ve Allahın isimlerini fırsat buldukça zikreden biriyim. Yani bu davranışımın yadırganmasını anlamadım. Erkeklerimiz ellerinde sürekli kıymetli veya kıymetsiz tespihler ile dolaşırken. Benim sadece zikri takip etmek adına tespih taşımamı yadırgamalarına diyecek bir şey bulamıyorum.

-İnternet üzerinde yaptığımız kısa araştırmada gördük ki Ak Parti Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu vatandaşın “Güzin Ablası”. Her türlü sorunu Ayşe ablasına yazmaktan çekinmeyen bir seçmen kitlesine sahipsiniz bu sıcak ilişki nasıl ortaya çıktı?
-Evet Mustafa Bey, haklısınız. İş bulmak ümidiyle arayanlar, burs isteyenler, Süt besiciliği yapmak isteyip de, kredi konusunda yardım talebinde bulunanlar, kızı KPSS yi kazanmış tercih olanlar, Emirgazi’nin demirci kasabasında referandum yapıldı, harita değişikliği konusunda sonuç ne oldu diye soranlar… Yani, Bir Milletvekili olarak hangi konulara muhatap olduğumuzu görüyorsunuz. Ben bir hukukçuyum. Halkımın en temek sorunlarına eğilmek gibi bir sorumluluğu taşıyorum. İçinde bulunduğum Parlamento ne İşbulma Kurumu ne KPSS için danışma merkezi ne de üniversiteyi kazanmış bir gencimize burs verme kurumudur. Sadece vatandaşımız bizi kendine yakın bulmaktadır ve bizde onları kırmadan bu sorunları nerde ve nasıl çözeceği konusunda yardım ediyoruz ama biz mecliste 09.04.2008 günü verdiğimiz bir kanun değişikliği ile kadın ve erkek fırsat eşitliği konusunda düzenleme yaptık. Türk kadın ve erkeğini ilgilendiren her kanunda mutlaka onların kanun önünde eşit olmasını anayasa ile teminat altına almaya çalıştık. Kurduğumuz ihtisas komisyonunun başına da AK Parti Milletvekili Gürdal Akşit Hanımefendi getirildi. Referandum ile ilgili kanun teklifine imza koyarken; beklentilerimizi sizinle paylaşmak isterim. Halkımın kafasını karıştırmak için günlerdir teneke çalan muhalefet partileri sanki 12 Eylül 1982’yi yaşamamışlar. Askeri mantıkla hazırlanmış bir anayasa o günün şartlarında “emret komutanım mantığı ile kabul edilmiştir.” Bu gün gelişim ve değişim sürecinde olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası günümüz şartlarına uygun düzenlemeler ihtiyaç duyduğu kesindir. Sivil bir Anayasa ülkemizin ve insanımızın hakkıdır. AK Parti olarak elimizi taşın altına koyduk ve Milletimize söz verdiğimiz gibi Anayasa ile teminat altına alınmış hak, özgürlük ve sorumlulukları teminat altına almak istiyoruz. Ve bunu da 12 Eylül 2010 sabahı gerçekleştireceğiz. Kurumlar arası yetki ve sorumluluk dengesini yeniden tesis etmek durumundayız. 550 Milletvekilinin kahır ekserisinin altına imza attığı bir Tamgün Yasası bütün çabalara rağmen Danıştay’dan veto yemiştir. Meclisin çıkardığı bir kanun Danıştay’dan dönüp gelmektedir. Adeta hükümetin elini kolunu bağlayan bir veto kurumu gibi çalışmaya devam eden Danıştay bu konuda yeni düzenlemelere mecbur hale gelmiştir. Yargı ile hükümetin konumu yeniden sorgulanmalıdır. Yargı siyaseten hükümetin birçok konuda aldığı kararlara muhalif davranmaktadır. Bunun karşılığında sorumluluğun faturası halkın gözünde hükümete kesilmektedir. Yargı hem engel çıkarmakta hem de sorumluluk taşımamaktadır. İşte bu yüzden toplumda ortya çıkan birçok sorun hala çözümsüzlüğünü sürdürmektedir. 12 Eylül 2010 sivil bir Anayasa için milat olacaktır. Demokrasimizde elde edeceğimiz bu açılımla Tam Sivil Bir Anayasanın da önü açılmış olacaktır.
-Referandum sonucu konusunda bir tahminde bulunmanız mümkün mü?
-Mustafa Bey, Referandum kesinlikle “evet” çıkacak. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi olarak Milletimizin sağduyusuna her zaman güvenmişizdir. Onların yanlış üzerinde anlaşmaları mümkün değildir. Onlar ortak aklın gücüne inanırlar. Adalet ve Kalkınma Partisi dokuz yıldır sürdürdüğü iktidar ve icraat programları ile hep halkın yanında olmuştur.

-Size bir soru daha sormak istiyorum. Mecliste Gurup Toplantı Salonları var. Bu salonlarda haftanın belirli günlerinde Milletvekilleri toplanıyor ve Parti Genel başkanları çıkıp birçok konuda fikir, düşünce ve duyumlarını paylaşıyorlar. Siz Ayşe Türkmenoğlu olarak kendi duygu ve düşünceleri ifade etme özgürlüğü parti içinde ne kadar vardır?
-Her milletvekili arkadaşımız parti içinde kedi duygu, düşünce ve yorumlarını paylaşabilir. Ancak bunları basın önünde tartışamaz, paylaşamaz. Çünkü parti disiplini diye bir şey var. Partinin ortak fikri veya düşüncesi olarak şekillenmiş bir düşünce basın önünde halkımızla paylaşırız. Birde benim ile ilgili TBMM’de ne yazılı ne de sözlü soru önergesi vermemiş bir Milletvekilimiz diye haber yapmışlar. Gerekçesini bana söyleselerdi kendilerine açıklardım. Ben Ayşe Türkmenoğlu iktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisidir Milletvekiliyim. Eğer bir soru soracaksam bunu doğrudan hükümetteki arkadaşlarıma sorarım. Bu yanlış bir şey değildir. Muhalefet soru önergesi vermek durumundadır.

-Ayşe Hanım Memleket Gazetesi olarak sizinle yaptığımız bu sohbet için çok teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını diliyoruz.
-Rica ederim Mustafa Bey, ben de size ve Memleket Gazetesi'ne teşekkür ederim.  memleket.com.tr

Politika Haberleri

Mehmet Sevigen: CHP'nin Tek Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'dur
CHP'DE TEMİZLİK
HSK Atama Kararları Resmi Gazete'de: 14 Hakim ve Savcı Adayı Atandı
MHP'de Teşkilat Depremi Sürüyor: Konya'dan Sonra 3 İl Başkanı Daha Görevden Alındı
ÖZEL TBMM'DE, KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZDE