Renklerin türküleştiği yer mavi boğaz

Renklerin türküleştiği yer mavi boğaz

Ihlara’nın adı çıkmış, belki iyi tanıtılmış. Mavi Boğaz’ın Ihlara’dan hiç eksik yanı yok.

ZEKİ OĞUZ

“Kuşça Dağları’nın eteklerinde
Toprağa, denize benziyor sabah
Toprağa, denize benziyor sabah
Irmak mavi, köy mavidir.

Kuş mavi, ağaç mavi
Dağ mavi, aşk mavi
Dünya mavileşmiş aklımda”


Yukarıdaki dizeler ünlü şairimiz, Masal ustası Oğuz Tansel’e ait. Kendisi de Bozkır’ın Meyre Köyü’nden olan şairimiz Bozkır yakınlarındaki Mavi Boğaz’ı böyle anlatmış dizelerinde ve renklerin türküleştiği Mavi Boğaz ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Ihlara’nın adı çıkmış, belki iyi tanıtılmış. Mavi Boğaz’ın Ihlara’dan hiç eksik yanı yok. Belki bu bizim yetersizliğimiz, güzelliklerimizi iyi tanıtamama eksikliğimizden.

Daha önce DSİ’den bir arkadaşın rehberliğinde gezmiştim Mavi Boğaz’ı. Sonraki yıllar hiç kopmadım Mavi Boğaz’dan. Yolum ne zaman Toroslara düşse mutlaka bu boğazdan geçer, Mavi Köprü’de bir soluk dinlenmeden yoluma devam etmem.

Mavi Boğaz Çarşamba Çayı üzerinde, yaklaşık 35 km. uzunluğunda iki tarafı dik kayalarla çevrili, yer yer yirmi metreye kadar daralan yer yer yüz metreyi aşan genişlikte cennet gibi bir vadi. Vadinin genişleyen kısımlarında çevre köylerin bahçeleri var. Doğudan batıya uzanan vadi batıda Suğla Gölü’ne oradan da Beyşehir Gölü’ne ulaşıyor. Yıllık yağışların durumuna göre su seviyesi azalıp çoğalan, yağış olmayan yıllarda suyu kuruyan Çarşamba Çayı’na Beyşehir Gölü’nden Mavi Boğaz’a verilen su burada Çarşamba Irmağı ile birleşerek Apa Barajı’na ulaşıyor ve Çumra Ovası sulanıyor. Konya Ovaları Sulama Projesi’nin dayanak noktalarından biridir Mavi Boğaz.

Kimi zaman büyük şehirlerimizden fotoğraf grupları Konya’ya gelir, kendilerini gezdirmemi isterler. Onları Beyşehir’e, Karapınar’a, Mavi Boğaz’a götürürüm. Gelen bütün arkadaşların söyledikleri tek ortak cümle, Konyalı fotoğrafçılar olarak ne kadar zengin bir malzemeye sahip olduğumuzdur. Gerçektende şanslıyız bu konuda. Örneğin Mavi Boğaz hangi mevsim gidersek gidelim bir başka güzellikle karşılar bizi. Mavi Köprü’de kısa bir moladan sonra ister batıya Sarı Köprü tarafına ister doğuya Kuşça tarafına gidelim. Görmeye, yaşamaya değer öyle güzellikler çıkar ki karşımıza. Yine de ben Mavi Boğaz’a mayıs ayında ya da eylül sonuna doğru gitmeyi yeğlerim. Mayıs ta diz boyu papatyalar, binbir türlü çiçek karşılar ırmağın kıyısında. Kasım ayında papatyayı bir Mavi Boğaz’da gördüm, birde Ihlara Vadisi’nde. Eylül sonu ise güz sarısının doğaya hâkim olduğu, bahçelerin bozulduğu günlerdir. Bu mevsimde ırmak boyunca böğürtlen yiyebilir, bahçelerde avar toplayabilirsiniz. Çevredeki köylüler gelip geçenlerin yemesi için dallarda meyve, asmalarda cingil bırakırlar. Patates mandallarını eşeleyerek patates toplayıp közde pişirebilirsiniz.

Mavi Boğaz’ın her tarafı kamp için uygun. Mavi Köprüden batıya doğru yürüyerek vadinin bitiş noktasına ulaşınca tepenin eteklerinde bulunan küçük çeşmenin çevresi kamp için ideal bir alan. Ardıçların arasında gece ateşinin başında uyuduktan sonra bülbül sesleriyle uyanmanın keyfine doyum olmaz. Kuşça köyü’nün altındaki bahçelerin çevresi kamp için uygun yerler.

Mavi Boğaz’a Hatunsaray, Akören, Avdan yoluyla ulaşabileceğiniz gibi Bozkır üzerinden de ulaşabilirsiniz. Gezi ve kamp için özel araç ya da grupla gitmek uygun olur. Buradan Bozkır’a geçerek Asarlık Bağları’nı gezebilir, İsaura’nın başkenti Zengibar Kalesi’ne çıkabilirsiniz.

Yolunuz bir güz günü Mavi Boğaz’a düşerse çevre köylerden tahin, elma, pekmez almadan dönmeyin. Katkısız üzüm pekmezinin tadına doyamazsınız.