M. Ali Köseoğlu

M. Ali Köseoğlu

Rektörlük seçimlerinin kaybedeni...

Bugün tabiri caizse ‘dananın kuyruğu kopacak’.

Sadece Şeb-i Arus heyecanı yaşamıyoruz. Aynı zamanda Konya’nın gözbebeği Selçuk Üniversitesi’nde de rektörlük seçimleri var. Kural gayet basit:

-Rektör adayı olabilmek için profesör unvanına sahip olmak ve 67 yaşını doldurmamış olmak gereklidir.

Bir diğer kural da şu:

-Geçerli oylara göre en çok öğretim üyesi tarafından aday gösterilmiş olan altı kişi aday olarak seçilmiş sayılır.

***

Şimdiye dek Selçuk Üniversitesi Rektör Adayı olarak 3 değeli hocamızın ismini duyduk.

Bunlar aday oluş sıralarıyla; 

-Prof. Dr. Mustafa Şahin...

-Prof. Dr. Ahmet Alkan...

-Prof. Dr. Tahir Yüksek...

***

Altı kişilik bir liste YÖK’e gideceğine göre; üniversite hocalarının oy vererek listeye dâhil edecekleri üç isim ise sürpriz olarak bir köşede duruyor...

Aday olarak ortaya çıkmasa da bazı hocaların, YÖK’e gidecek listede yer almak için kendi dairelerinde çalışma yaptıklarını biliyoruz.

Şüphesiz, bazı hocalarımız için de kendi isimlerini listede bulmak ayrıca sürpriz olacaktır.

***

Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçimleri öncesinde pek çok hadise yaşandı.

Aday olan hocaların, Selçuk Üniversitesi üzerine düşünceleri ve hayalleri önemli...

Ben şahsen, bu süreçte aday hocalarımızdan Selçuk Üniversitesi adına heyecanlanacağım projeler duydum. Fakat onlar hakkında ‘yargı’ belirten bazı düşünceleri hazmetmek çok da kolay değil.

***

Prof. Dr. Mustafa Şahin ve Prof. Dr. Tahir Yüksek’i yakından tanırım...

Değişik ortamlarda, sohbetlerde, istişarelerde her ikisi ile de bir araya geldiğimiz olmuştur.

Kuşkusuz her iki hocamız da çok değerlidir ve ne olursa olsun kaybedilmemelidir.

Selçuk Üniversitesi rektörlük seçimlerinin bu açıdan ‘kaybedeni’ de olmamalıdır.

Ne de olsa dünyada yapılacak tek iş rektörlük değil!

Kendi dünyamıza ait insanları, üretilen hayali gerekçelerle çember dışına itmemiz yakışık almaz.

***

AK Parti İl Başkanı Musa Arat’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama, ‘siyasetin’ durduğu yeri belirlemesi adına büyük öneme sahip.

Sayın Arat “Süreç olağan şekilde ilerleyecek, çıkan adayları YÖK Sayın Cumhurbaşkanımıza sunacaktır. Arzumuz nüfusu fazla ancak hantal bir yapısı olan üniversitemize en iyi hizmeti yapacak, sorunlarını ve ihtiyaçlarını bilen bir adayın seçilmesidir. Akademisyenlerimizin demokratik tercihlerini etkileyecek ya da yönlendirecek bir tavrımız, desteğimiz ya da karşı tavrımız kesinlikle yoktur” diyor.

***

Bu açıklamanın eğilip bükülecek bir tarafı yok...

Olması gerektiği gibi; her adaya da aynı ‘yakınlıkta’ olunduğunun açıklaması.

Bu açıklama hem Prof. Dr. Mustafa Şahin’i, hem Prof. Dr. Tahir Yüksek’i, hem de Prof. Dr. Ahmet Alkan’ı ve taraftarlarını gücendirmeyecek bir olgunlukta.

***

Şunu unutmamamız lazım. Seçim rektörü değil YÖK’e sunulacak rektör adaylarını belirleyecek.

YÖK, 6 ismi 3’e indirerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sunacak.

Cumhurbaşkanımız da nihayet ‘rektör’ü atayacak.

***

Bugün aynı zamanda Şeb-i Arus’u idrak ediyoruz.

Ne diyordu Mevlana:

Gülmeler, ağlamalarda gizlidir;

defineler de yıkık yerdedir.

Nice düşmanlıklar vardır, dostluğa çıkar;

nice yıkılmalar vardır, yapılmaya döner!

Bulut ağlamadıkça yeşillik nasıl güler?

Çocuk ağlamadıkça süt nasıl coşar?

***

İnşallah bu seçimin sonu da dostluğa varacak.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum