'Özal dönemi daha dindardı'
MediaCat, Akşam'dan Serdar Turgut’la Ramazan’da yaptığı söyleşiyi yayınladı.
Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut’la MediaCat dergisi Ramazan’da yaptığı söyleşiyi yayınladı. İşte medya ve siyaset üzerine sorular cevaplar…
Sizce Türkiye medyasında yakın bir tekelleşme tehlikesi var mı?
Var tabii ki. Tekel zaten var. Ama artacağını düşünüyorum. Şu an tekel durumunda olan grup Sabah ve ATV'yi de almak istiyor. Öyle olursa felaket olur.
Bizi ne bekler o zaman?
Türkiye'de şu durum çok tehlikeli: Bir, Doğan Grubu var. Bağımsız yayın grubu olarak ise bir tek Çukurova Grubu kaldı. Onun dışında da küçük gazeteler var ve onların yaşama şansı zaten yok. Biz bile zor yaşıyoruz. Çünkü tekel, yayınlardaki fazlalık değil reklam pastasından alınan büyük payla gerçekleşiyor. Doğan Grubu gücünden ve hak ettiğinden çok daha yüksek oranda reklam alıyor. Bu haksızlık. Bunun düzelmesi lazım.
Bu böyle devam ederse neyi daha çok kaybederiz?
Bu demokrasi için tehlike tabii ki. Düşüncenin patron ve adamları tarafından yönlendirilmesi kötü bir şey
.
Büyük bir kitleye hitap etmek böyle bir sorumluluğu beraberinde getirmiyor mu?
Yazıda bunu açıkça söylüyorsam veya diyorsam ki 'Benden yazılarımda şunları beklemeyin veya ben şu kısıtlar altında yazarım', o zaman bu dürüstlük olmuyor mu? Bazıları kalkıp kahramanlığa soyunuyor. 'Ben patron dinlemem, ben ilkelerimden taviz vermem' diyenler yalan söylüyor. Yapılan bir yanlış varsa bu yanlış yayında düzeltilmez. Telefon var. Açar söylersin.
Akşam Gazetesi kendine ortak aldıktan sonra transfer etmeyi düşündüğünüz bir köşe yazarı var mı?
Fehmi Koru'yu. Batı'yı çok iyi tanımış, kendi hayatında AKP'ye yakın olan insanları seviyorum şu anda. Onların önemli olduklarını düşünüyorum. Amerika'yı, Orta Doğu'yu tanıyor, dini ve modern yaşamı biliyor, okuyor, çiziyor...
'BUGÜNKÜ HÜKÜMET TURGUT ÖZAL KADAR DİNDAR DEĞİL'
Mahalle baskısı var mı sizce şu an?
Böyle bir şey yok. Ramazan ayındayız. Ben ailemle buluşup, içki içmeye gittim Çengelköy'de deniz kenarında bir balık restoranına. Saat tam 7.15 iftar saati. Girdim, garsonlar yemek yiyor. "Siz rahatsız olmayın, orucunuzu açın, sonra yaparsınız servis" dedim. Bir tanesi geldi: "Abi, ben niyetli değilim. Sana bir kadeh içkini vereyim" dedi. Verdi içkimi. Döndü, yemeye devam etti. Ben "Allah kabul etsin" dedim, onlar "Afiyet olsun" dedi. Bu kadar işte.
Türkiye budur. Osmanlı kocaman bir imparatorluktu ve her türlü insanı bir arada yaşatmayı başardı. Barbarı, Musevisi, Müslümanı, Hıristiyanı... Bizim genlerimizde var bu, O yüzden korkacak bir şey yok. Bunu kimse bozmaya çalışmasın.
Türkiye'nin iyiye gittiğinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?
AKP hükümetinde ekonomi iyiye gidiyor. Şirketler iyi paralar kazanıyor. Büyük şirketler gelip kontratlar yapıyor. Kişi başına düşen gelir artıyor. Para kazanmaya başlayan insan dini de imanı da unutur. Bunu en iyi keşfetmiş insan Turgut Özal'dı. Bugünkü hükümet Turgut Özal kadar dindar değildir. Herkes zaman geçince unuttu bunları. Bugün giydirmeye çalıştıkları kadınlar beş yıl mini etekleriyle ortalıkta dolaşacaklar. Para kazanmış olacaklar. Avrupalara gidecekler. Hepinizden açık giyinecekler. Ben böyle olacağına eminim. Türkiye hiç İran gibi kapanabilir mi? Bütün o bölge, İran ve diğerleri Türk televizyonu seyretmeye çalışıyor. Niye? Eğleniyor çünkü.
Naylon bir gündem mi yaratılmaya çalışılıyor yani?
Çok büyük siyasi bir kavga var. O yüzden böyle bir gündem yaratılıyor, işte tekelleşme de bu yüzden kötü. Oradaki hakim zihniyet tüm gazetelerin yayınlarına yayıldığı zaman orası Türkiye demek oluyor. Beş tane gazete yapıyorsa bunu, kendi gazetemizde yapmamaya çalışıyoruz biz; ben, Oray Eğin, Engin Ardıç gibi yazarlar ağırlıklı olarak. Çünkü biz akıllı olduğumuzu düşünüyoruz ve tersine dünyayı yazıyoruz. Ama yetmiyoruz tabii ki. İnşallah yabancı ortak gelirse, büyürsek, o zaman biz de belirleriz bazı şeyleri. MediaCat