Milletvekili...

Birkaç İyi Adam adında Amerikan yapımı bir film var; Tom Cruise, Jack Nicholson, Demi Moore gibi ünlü artist ve aktrislerin rol aldığı. Geçtiğimiz günlerde bir kanalımızda yeniden yayınlandı. Filmde, üst rütbeli askerlerin astlarına yaptıkları eziyetler ve sonucunda yargılanmaları anlatılıyor. Yargılama sonucunda beraat eden askerlerden birisi kendisini savunan genç avukat teğmene diyor ki, “Kendileri için savaşamayanlar tarafından kullanıldık…”

Hep öyle değil mi?

Kendileri için savaşamayanların arkasından gitmedik mi hep, onların yerine biz savaşmadık mı?

Ve her seferinde de kullanıldığımız hissine kapılıp hayıflanmadık mı?

Örneğin siyasette…

Birlikte seçim çalışmasına gittikleri bir ilçede, yanındakilerin karnını doyurmayı dahi düşün(e)meyen, kendisi eline aldığı bir simitle ‘ucuzundan’ karnını doyuran zavallıları vekil yapmaya çalışmadık mı? Milletvekili olduktan sonra da hepsi unutulup gitmedi mi?..

Onlar her seferinde hüsnüniyetimizi suistimal edip, Tunalı Hilmi’de gezmediler mi?

Ve birileri onlar için paralarını harcamadı mı?

Onları arabalarında gezdirmediler mi?

Bir hatır sormaya günlerini, gecelerini feda etmediler mi?

Netice…

Birkaç iyi adam yaptığı iyiliğe hayıflanırken, kendileri için bile savaşamayanlar vekil olarak değil, rezil olarak anılmayı hak etmediler mi?

Kırk takla attığı ve bir arpa boyu yol alamadığı hayatta, ahir ömründe göremeyeceği para ve şöhrete kavuşmak tüm geçmişi unutturuveriyor onlara. Oysa daha dün İstanbul’a hesaplı olsun diye trenle gitmeyi planlıyordu…

Meclis’in eski vekiller listesinde anılmak yeter sana…

Bağrından çıkıp geldiğin milletin vekili olarak anılmak neyine…

Senin için şu kadar bin lira daha harcayıversin birisi, çok da umurunda…

Kendisine ‘kara’ diyenlere dahi bir şey diyemeyen adam…

Adam mısın?

………………………………………………………………………………………………….

23 sene evvel

10 Mart 1987’de, ABD Kongresi'nin Ermeni Tasarısını kabul etmesi durumunda, Cumhurbaşkanı Evren'in mayıs ayındaki ABD gezisini iptal edeceği Washington'a iletilmişti.

20 sene evvel

15 Mart 1990’da DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel, MİT'in sivilleştirilmesini istedi. Demirel MİT'in başında muvazzaf subaylar olduğunu belirterek, "Bunların terfileri Genelkurmay'a aittir. Böyle olunca daha çok orayı göreceklerdir. MİT dönemin hükümetlerini 1960 Darbesi'nden, 1971 Muhtırası'ndan ve 1980 Müdahelesi'nden haberdar etmemiştir. Hükümet genellikle Angola'da olan bir harekatı bilir de Ankara'da olanı bilmez. Ortada, Türkiye'yi yeni bir istihbarat teşkilatına nasıl kavuşturalım diye bir soru vardır" demişti.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum