Kuru ve soğuk hava kanser riskini artırıyor
Kuru ve soğuk havası olan yerlerde prostat kanseri riski artıyor. Konya’da bu riskli alanda olabilir
Hava ve iklim ile prostat kanseri arasındaki ilişki uzun yıllardır araştırılan konulardan bir tanesidir. Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan istatistikî bir araştırma iklimi soğuk ve kuru olan bölgelerde prostat kanseri görülme sıklığının daha fazla olduğunu göstermektedir. Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Üyesi Yrd. Doç. Dr. Haluk Kulaksızoğlu, Bu bulgunun bilimsel yönleri hala daha tam aydınlatılamamış olsa da kuru ve soğuk havalarda özellikle kanserojen ( yani kanser yapma özelliği taşıyan) maddelerin havada daha yoğunlaştığı ve aynı zamanda da emilimlerinin cilt de kuruduğu için daha fazla olduğu yönünde bir bulgu bulunduğu gösterilmiştir. Bunun yanısıra güneşe az maruz kalmanın da ultraviolet ışınlarının etkilediği D-vitamininin alınımını azalttığı ve prostat kanseri gelişimini de arttırabileceği düşünülmektedir. Kulaksızoğlu, Neden bu kadar prostat kanseri üzerinde durulduğuna geldiğimizde, birincisi, prostat kanseri erken evrede yakalandığında tamamen tedavi edebildiğimiz nadir kanserlerden birisidir ve kendine ait özel bir bulgusu olmadığından ancak tarama yapılarak bulgu vermeden yakalanması için doktor kontrollerinin yapılması gerekmektedir; ikinci sebep de tabii ki bu hastalık için belirlenen sıklıktır, 6 erkekten birisinin prostat kanseri olacağı verilerine dayanarak eğer biz bu kanserleri erken evrelerde yakalayabilirsek tedavi etme şansına sahip olacağız demektir. Dr. Haluk Kulaksızoğlu, Yüksek risk taşıyabilecek bireylerin ayırt edilmesi ve bu bireylere daha erken tarama testlerinin önerilmesi etkinliğin arttırılmasını sağlayacaktır. Biliyoruz Konya’mız iklim olarak soğuk ve havası kuru olduğundan Amerika’daki bu verilerin ülkemiz için de geçerli olması söz konusudur. Özellikle sanayi sektöründen kimyasalların kullanımı ve tarımda da gübre gibi ve ilaç gibi maddelerin kullanılması bu bölge için riskin artmış olabileceğini aklımıza getirmektedir. Kulaksızoğlu,21. yüzyıl tıbbında blilndiği üzere artık bizim uğraşımız hastalıklar olmadan korunmanın sağlanması ve erken teşhis ile insanlara daha konforlu, daha az komplikasyonlu, daha basit ve ucuz tedavileri sunmaktır. Bunun esasını da erken teşhis oluşturmaktadır. Bu açılardan yöremizdeki 50 yaş üzerindeki erkeklerin senelik prostat kontrollerini ihmal etmemelerini öneriyoruz. Zeki Dursun