M. Ali Köseoğlu

M. Ali Köseoğlu

Köylü olsak kurda, tilki olsak çobana!

Bir kurdu avcılar ormanda fena halde sıkıştırmış.

Kurt oraya buraya kaçmaya çalışsa da nafile...

Canını kurtarmak için deli gibi koşarken elinde yabasıyla tarlasına giden bir köylüye rastlamış.

Kurt adamın önüne çökerek yalvarmaya başlamış:

-Ey insan ne olur yardım et bana peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı. Eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler.

Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.

Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar köylü “görmedim” der ve avcılar uzaklaşır.

***

Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar.

“Çok teşekkür ederim” der kurt,  “Bana büyük bir iyilik yaptın”.

 “Önemli değil” der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye başlar.

“Bir dakika” diye seslenir kurt:

-Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum çok bitkin düştüm, açım; kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok.

Köylü şaşırır: Olur mu ben senin hayatını kurtardım.

“Yapılan iyiliklerden verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur” der kurt.

“Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım.”

***

Bir süre tartıştıktan sonra ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.

Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. “Ne vefası” der kısrak:

-Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya koydu...

Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar. “Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim” der köpek:

-Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime; koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım ama o beni her gün tekmeler sopayla vurur...

Kurt köylüye döner “İşte gördün” der.

***

Köylü de son bir çabayla “Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım sonra beni ye” diye cevap verir. Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar.

Tilkinin eline hep nefret ettiği kurda bir oyun oynama fırsatı geçmiştir.

“Her şeyi anladım da” der tilki, “Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?”

Kurt bir şeyler söyler tilki inanmamış gibi yapar: Gözümle görmeden inanmam...

***

İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar. Köylü eline bir taş alır ve “Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık” diyerek torbanın içindeki kurdu bir güzel pataklar.

Sonra tilkiye dönerek “Sana minnettarım beni bu kurttan kurtardın” der.

Tilki de “Benim için bir zevkti” diye cevap verir.

***

O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır; bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter: Haklıymışsın kurt yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş...

***

Aslında ‘iyilik’ karşıtı her cümleden kaçınmak, her hikâyeye kötü nazarla bakmak lazım...

Biliyorum... Ne olursa olsun, hayata iyilik tohumları ekmekten başka da çaremiz yok.

***

Önceki akşam Valimiz Muammer Erol Bey’in iftar yemeğinde Abdullah Şafak Hocamızla karşılaştık... Abdullah Şafak, Konya eğitiminin marka isimlerinden birisidir.

Öğrendim ki, yıllardır ‘emek’ verdiği kurumla yolları ayrılmış.

Şimdi Diltaş Eğitim Kurumları’nda göreve başlayacak. Hem de Özel Diltaş Anadolu Lisesi’nde...

Ben onun tecrübeleriyle, Diltaş Kurumları’nın saygınlığının birleşmesinden çok güzel neticeler ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Kendisine başarılar diliyorum...

***

Hikâyeyi niye mi anlattım?

Bizim yapacağımız muamele değişmez:

-Köylü olsak kurda yardım ederiz, tilki olsak çobana!

Abdullah Şafak Hocam da, güzel öğrenciler yetiştirmeye devam edecek, inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum