Konyaspor’da yolsuzluk var mı?

İki hafta önce yıllardır bilinen ancak Marica transferiyle pis kokuların ayyuka çıktığı bir menajer dosyasının kapağını açtım. Taraftarların çoğu sadece saha içinde oynanan oyunu izlediği için bu tür ilişkileri bilemez. Basın da çoğu zaman Konyaspor’un menfaatlerine zarar gelmesin ya da yöneticiler kötü niyetli insanlar olarak algılanmasın diye bu konulara fazla girmez. Şunu da belirtelim ki; bu transfer işlerindeki usulsüzlükler “yolsuzluk” olarak adlandırılamaz. Yolsuzluk direk olarak kamu kaynaklarının kendi çıkarı için kullanılmasıdır. Konyaspor bir dernek olduğu için burada “kaynakları yanlış kullanma, hata ile zarara uğratma” söz konusu olabilir. Tabi, siz, “belediyenin paraları kullanılıyor, bu kamunun parası değil mi?” derseniz, ona da hak veririm. Zaten benim mücadelem Konyaspor’un tamamen kendi gelirleriyle yaşaması, halkın kaynaklarından uzak durmasıdır.

İşte bu yüzden, Konyaspor şeffaf olmalıdır. Ben, Marica ve diğer bazı oyuncularla ilgili rakamlar verdikten sonra bazı yöneticiler bazı basın kuruluşlarına “rakamlar yanlış, bu haberler zarar verir” şeklinde açıklama yapmış. Tamam, benim verdiğim rakamlar yalansa Konyaspor yönetimini hangi futbolcuya ne kadar bonservis bedeli, yıllık ücret, maç başı ödendiğini açıklamaya davet ediyorum.

Diğer takımlar bir futbolcu aldığında ücretleri açıklıyorlar. Akhisar’ın başkanı Gekas’a verdikleri rakamı TRT canlı yayınında açıkladı. Eskiden denetimler sıkı değilken kulüpler vergi kaçırmak için futbolcunun bedelini federasyona düşük bildirip kalan parayı elden verirlerdi. Şimdi bunun da imkanı kalmadığına göre rakamlar neden açıklanmıyor. Marica’nın, Hleb’in, Torje’nin, Djalma’nın ve diğer oyuncuların aracılarla birlikte aldığı paralar açıklansın. Tabi ki belgeleriyle. Ha yok, “biz menejerlere ödenen paraların bilinmesini istemiyoruz” diyorlarsa diyecek bir şey yok.

Bu olayın üzerine neden gittiğimi merak edenler de var. Beni hala güdümlü zanneden “şerefsizler” var. Ben “sorunlu” ve sorumlu bir gazeteciyim. Yönetici kendi cebinden para verse umurumda olmaz. Ama kamunun kaynakları da işin içine giriyorsa, kimse kusura bakmasın, sorun eder ve yazarım. Kaldı ki, tüm oyuncuları bir kenara bıraksak, sadece Marica transferinde iki yıl için uğranılan zararın 2 milyon TL olduğu iddiası şüphelenmek için yeterli değil mi?

Diğer taraftan bu yazılardan sonra bir menajer beni arayıp Ankaralı menajer ile görüşmeden Konyaspor’a futbolcu vermenin imkansız hale geldiğini söyleyen menajerler oldu. Biri özetle şunu söylüyor:  “Bu menajer ve içerideki “uzantısı”, çok etkin oldukları için Konyaspor’a futbolcu vermek isteyen menejerlik şirketleri önce bu iki isimle görüşüyor. Onlar vasıtasıyla geldikleri için Konyaspor Yönetimi, oyuncuya sıcak bakıyor. İş biterse iki taraftan da hatta oyuncuların ücretlerini şişirip üç taraftan da genellikle komisyonlar alındığı biliniyor. Ankaralı Menajer piyasada çok etkin olduğu için O’nun aleyhine konuşacak adam da az bulunur. Ama birçok Anadolu takımı gibi Konyaspor’un da menejer işinden büyük zararlara uğradığını görmemek için saf olmak gerekir”.

Sıkıldım artık. Başka işlerle mi uğraşsam? 

Twitter: @selmansel  / Facebook: selman.akyuz

Mail: selmanselimakyuz@hotmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar