Hatice Karakuş

Hatice Karakuş

Konyalı Olup Söylenenler Kanına Dokunmayan Var mı?

Günlerdir bekliyorum…
Belki birileri yazar diye…
Belki bu yaşananları birileri hatırlatır diye…

Ama olmadı.

O yüzden yazıyorum.

Uğur İbrahim Altay, 2018 yılında göreve geldiği günden bu yana adeta talihsizliğin gölgesinde belediye başkanlığı yaptı.
Öyle sıradan dönemler değil…
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı en ağır felaketlerin neredeyse tamamı, onun görev süresine denk geldi.

2020 yılı…
Tüm dünyanın diz çöktüğü koronavirüs pandemisi.
Türkiye’de 110 bin insanın hayatını kaybettiği o karanlık günler…

Konya’da o dönemde 50 milyon TL’ye yakın destek yardımı dağıtıldı.
Sokaklar, caddeler, toplu ulaşım araçları tek tek Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkandı.
Ne dirimiz yalnız kaldı, ne cenazemiz.
Sağlıktan ulaşıma, sosyal yardımdan defin hizmetlerine kadar şehir adeta belediyenin omuzlarında taşındı.

Şimdi dönüp bakınca…
Aklıma gelenler bunlar.
Ama o günleri yaşayan herkes, bundan fazlasını da bilir.

Aynı yıl İzmir Körfezi’nde 6,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
117 vatandaşımız hayatını kaybetti.
Konya, tüm imkânlarıyla bir kez daha yollardaydı.

2021 yılı…
Bu kez Karadeniz sel felaketi
Kastamonu, Sinop ve çevresi…

Konya Büyükşehir Belediyesi burada da kendini ortaya attı.
Kanalizasyon hatları açıldı, temiz su sağlandı, gıda yardımları ulaştırıldı.
Zor zamanlarda yapılması gereken ne varsa, yapıldı.

Aynı yıl Antalya’daki büyük orman yangınları
Dumanlar uzaydan görülüyordu.
Akdeniz’i kaplamıştı o dumanlar…

Konya yine oradaydı.
İtfaiyesiyle, tarım birimiyle, destek ekipleriyle…
Hatta Canbulan bile oradaydı.
Konya adeta seferberlik ilan etti.

Beyşehir, Seydişehir ve diğer ilçelerde itfaiye birimleri eksik edilmedi.
Yani Konya, geçmişte yaptığı tüm hazırlıkları en ağır sınavda göstermiş oldu.

Ve geldik 2023 yılına…
Yıllarca unutulmayacak asrın depremi

11 ilimizi sarsan o büyük felaket beni de uykumdan uyandırdı.
Televizyonu açtım, haber kanalları o anı canlı veriyordu.

Felaketin boyutu henüz ortaya çıkmamışken, konumum gereği Konya’nın teyakkuzda olduğunu öğrendim.
Detayına girmeyeyim ama hazırlıkların yapıldığı yeri çok yakından izledim.
Herkes bir yerlere koşturuyordu.

Üstelik Konya’da kar yağışı şiddetini hiç azaltmamıştı.

Büyükşehir Belediyesi tüm hazırlığını yaptı ve yola çıktı.

Hepimizin bildiği gibi Konya, Hatay’a gitti.
Sonra Konya topyekûn Hatay oldu.
Ereğli Yolu kapandı, hatırlayın…

Sen vardın.
Arkadaşın vardı.
Kardeşin, komşun vardı.

Kimse gözünü budaktan sakınmadı.
Kimimiz evini açtı,
kimimiz son parasını yardım olarak gönderdi.

KOSKİ’nin yaptıklarını anlatmaya gerek yok.
İtfaiyecilerimizin kahramanlıklarını anlatmaya hiç gerek yok.

Anlatmaya kalksak,
Türk destanlarına bir yenisi daha eklenir.

Aradan iki yıl geçti

Şimdi birileri çıkıyor,
ağzından tükürükler saçarak Konya’yı hedef tahtasına oturtuyor.

Ve sen…
Buna seyirci kalıyorsun.

Korkma.
Savun.

Senin eksik yaptığını Konya tamamladı” de.
Çünkü doğru bu.

Her felaketin ardından kafasını kuma gömen,
sesi dahi çıkmayan devasa belediyelere adeta nazire yaptı Konya.

Kellesini koltuğuna aldı,
bu kadar yere aynı anda yetişti.

Adeta Türkiye Büyükşehir Belediyesi gibi çalıştı.
Tüm imkânlarını sorunlu bölgelere taşıdı.

Bununla gurur duymadın mı Konya?

Üstelik Konya sadece Türkiye’de değildi…
Pakistan’a da gitti.
Haberin olmadı belki…

2022 yılında sel vurmuştu din kardeşimizi.
Tırlar dolusu yardım Pakistan yollarındaydı.
Alışık olunca normal geliyor tabii…

Peki ne oldu da son dönemlerde
bu kadar kadir kıymet bilmez olduk?

Konya’nın adı bu kadar güzel nasıl duyurulabilirdi?
Yardımseverliğin en somut örnekleri verilmedi mi?

Birlikte görmedik mi
Konya’nın ne kadar güçlü olduğunu?

Gençler için ücretsiz eğitimler,
iyi şeylere özendirmek için verilen hediyeler,
dünyada ne yenilik varsa şehre taşınması

Bunca aksilik içinde,
bence muhteşem bir performans ortaya kondu.

Evet, eksikleri var.
Burada saysak çoktur.
Haklısınız.

Ama soruyorum:
Ne dedi de yapmadı?

20 senede sen bile yaşlandın, eskidin.
Neye kızdın, pardon?

Tüm Türkiye takdirle karşılayıp ayakta alkışlarken,
sırf siyasi inatla bunları görmezden gelmek
insanın gerçekten kanına dokunuyor.

Bu yazıyı okuyan sen…
Söyle…
Senin kanına dokunmuyor mu?

Belki de mesele şu…

Eğer bu kadar talihsizlik olmasaydı,
pandemi yaşanmasaydı,
şehir şehir enkazlara koşulmasaydı,
selin içine, yangının ortasına girilmeseydi…

Bugün burada bambaşka şeyleri tartışıyor olacaktık.

Ama olmadı.

Çünkü bu ülke son yedi yıldır rahat koltuklardan yönetilmedi.
Bu şehir de vitrin belediyeciliğiyle idare edilmedi.

Bazıları paylaşım yaptı.
Bazıları kınadı.
Bazıları sustu.

Konya ise gitti.
Yetişti.
Taşıdı.
Topladı.
Temizledi.

Sonra döndü ve yine eleştirildi.

İşte bu yüzden söylüyorum:
Kimse Uğur İbrahim Altay olmak istemez.

Çünkü bu kadar felaketin ortasında kalıp,
hem sorumluluk alıp
hem de hâlâ hesap vermek zorunda kalmak
herkesin harcı değildir.

Ama biri olmak zorundaydı.
Ve oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.