İş Bankası'ndan dudak uçuklatan kar
İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, 2012 yılı sonunda 3.3 milyar TL net kara, 175.4 milyar TL aktif büyüklüğe ve 107 milyar TL kredi hacmine ulaştıklarını açıkladı
İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Bu Türkiye’nin en büyük banka bilançodur. 2012 yıl sonuçlarını eklediğimizde, öyle orta ölçekli falan değil, İş Bankası’na bir İş Bankası’ndan fazlası eklenmiştir” dedi.
Adnan Bali, İş Bankası’nın 2012 yılı finansal sonuçları ve 2013 yılı hedeflerini açıkladığı basın toplantısında, Avrupa’daki görünüme değindi. Bali, Euro bölgesinde, özellikle İspanya, Yunanistan gibi ekonomilere özgü problemlerini önceliğini korumaya devam ettiğini, reformlara ilişkin endişeler, bankalara ilişkin güven kaybı ve istihdam piyasasındaki bozulmanın da etkisi ile bu ülkelerin yapısal rekabetçi özelliklerin yitiriyor olmalarının, çok ciddi sorunlar olarak global ekonominin önünde durduğunu vurguladı. Gelişmekte olan ekonomilerin göreceli olarak bir miktar daha iyi performans göstermeye devam edebilecekleri beklentisinin kısa vadeli sermaye akımlarının yönelmesini mümkün kıldığına işaret eden Bali, yine o yönde bir bakımın başladığını ve Türkiye’nin de bundan etkilendiğini kaydetti.
-“2013, 2012’YE GÖRE DAHA OLUMLU, ILIMLI ÖZELİK GÖSTERİYOR”-
Son güncellemede IMF’nin, bir kısım öncü göstergelerin daha olumlu gelmesine bağlı olarak, ekonomik toparlanmanın beklenenden daha önce olabileceği öngörüsünde bulunduğunu hatırlatan Bali, “Sorunlar belli, biliniyor, dönem dönemde ağırlık kazanıyor. Fakat 2013 yılının, 2012 için öngörülen tablodan biraz daha olumlu, ılımlı bir özellik gösterdiğini de görmemiz gerekiyor” dedi. Gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarına işaret eden Bali, kısa vadeli sermaye akımlarının sürecek olmasının, finansal istikrarın korunması bakımından özellikle gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye gibi ülkelerde dikkatle izlenmesi gerektiği uyarısında bulundu.
-“YUMUŞAK İNİŞ GERÇEKLEŞTİ, ŞİMDİ FİNANSAL İSTİKRARI TEHDİT ETMEYECEK BÜYÜME YENİDEN SAĞLANMALI”-
Türkiye’de yapılan tartışmalardan birinin de cari açık ve kırılganlığı konusu olduğunu anımsatan Adnan Bali, bu durumun otoriteyi farklı yönde tedbirler almaya sevk ettiğini ve yumuşak iniş diye tabir edilen olgunun başarıyla gerçekleştirildiğinin altını çizen Bali, “Şimdi önemli olan buradan sağlıklı, finansal istikrarı tehdit etmeyecek olan, Türkiye ekonomisinin potansiyeline yakınsayan bir büyümenin yeniden sağlanabilmesini mümkün kılmak. Tabi, hep altını çizerek söylüyorum. Finansal istikrarın tehdit edilmediği tarzda bir büyüme performansından bahsediyoruz her durumda” dedi.
-BÜTÇE SORUN YARATMAZ-
Bütçe istatistikleri, merkezi yönetim bütçesine ilişkin figürlerin, öteden beri istikrarlı olduğunu, 2012’nin ilk yarısında da olumlu bir görünüm gösterdiğini fakat, iktisadi faaliyet ve vergi gelirlerinin yavaşlama trendine girmesi ve faiz dışı fazlanın da bir miktar atmasına bağlı olarak bu tabloda bir miktar sapma gördüklerini belirten Bali, “Ancak bunun sorun yaratacağı kanaatinde değiliz” dedi.
-“TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YÜZDE 4.5 BÜYÜYECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”-
Geçen yıl iç talepte büyümenin yavaşlarken, ihracatın büyümeye katkısının arttığına işaret eden Bali, 2013 yılında bunun dengelenmesini beklediklerini açıklayarak, “Yani yurtiçi talep ile yurt dışı talebin bu farklılıkta değil, biraz daha dengeli olarak büyümeye katkı yapacağını düşünüyoruz. Bu yolla da yüzde 4.5 büyüme öngörüsündeyiz. 2012’ye göre de daha ılımlı düzeyde bir büyüme performansının gerçekleştirileceğini öngörüyoruz” diye konuştu. Bu sayede iç talepteki canlanmanın bütçe gelirleri üzerinde olumlu bir etki yapacağını belirten Bali, oynaklığın yüksek olduğu gıda ve enerji fiyatlarının ise enflasyon üzerinde belirleyici olacağına dikkat çekti. Merkez Bankası’nın, iç tüketimi destekleyecek tarzda bir para politikası yürüttüğünü gördüklerini ve fiyat ve finansal istikrarı bir arada gözettiğine işaret eden Bali, “Bunun 2013 yılında da istikrarlı seyrini koruyacağını düşünüyoruz” dedi.
-EKONOMİDEKİ YAVAŞLAMAYA RAĞMEN BANKA AKTİFLERİ 1 TRİLYON 371 MİLYAR TL’YE ULAŞTI-
Bankacılık sektörüne bakıldığında ise ekonomik aktivitenin yavaşlamasına bağlı olarak büyümesinin daha ılımlı olduğunu gördüklerini açıklayan Bali, buna karşın bankacılık sektörünün istihdam yaratmaya, şube dışı kanallara yatırım yapmaya devam ettiğini ve toplam aktiflerin yüzde 12.6 artarak 1 trilyon 371 milyar TL’ye ulaştığını açıkladı. Bankacılık sektörünün yine 2012 yılında menkul kıymet ihraçlarının yüzde 105 artarak 38 milyar TL’ye ulaştığını, sermaye yeterlilik rasyosunun ise 2012 yılı sonunda yüzde 17.9’a yükseldiğini kaydeden Bali, “Şunu dikkate almak gerekir ki bütün bunları ‘yatırım yapılabilir ülke reytingi’nin altında bir reytingle gerçekleştirdik” dedi.
-“3.3 MİLYAR TL NET KAR ELDE ETTİK”-
Türkiye İş Bankası’nın 2012 yılı finansal sonuçlarını da açıklayan Adnan Bali, 2012 yılı sonunda 3.3 milyar TL net kar elde ettiklerini ve aktif büyüklüğü, özkaynak ve krediler bakımından Türkiye’nin en büyük bankasından bahsettiklerini söyledi. Alt yapı yatırımlarına geçen yıl da devem ettiklerini ve 49 yeni şube açtıklarını, hizmet ağına 313 yeni Bankamatik eklediklerini bildiren Bali, 670 yeni personel işe aldıklarını ve bu rakamlarla 24 bin 411 çalışana, bin 231’i yurtiçi, 19’u yurt dışında olmak üzere bin 250 şubeye ve 4 bin 851 Bankamatik sayısına ulaştıklarını açıkladı. Özel bankalar arasında en fazla şubeye sahip ve en fazla istihdam sağlayan banka olma unvanın koruduklarını açıklayan Bali, son üç yılda yüzde 35 oranında artırdıkları Bankamatik ile bu alanda da lider konumda bulunduklarına dikkat
çekerek, “Bugün işlemlerimizin yüzde 80’e yakın bölümünü şube dışı kanallardan gerçekleştirdiğimiz dikkate aldığımızda, bu alanlara yatırın yapmaya da devam edeceğiz” dedi.
-“ZAHO, SÜLEYMANİYE, KOSOVA’DA ŞUBE AÇACAĞIZ, BAKÜ’NÜN NASIL GELİŞTİĞİNİ GÖRME EĞİLİMİNDEYİZ”-
İş Bankası’nın yurt dışı bankacılık faaliyetlerinden de bahseden Bali, bu kapsamda 2012 yılının Temmuz ayında Gürcistan’ın Batum, aralık ayında ise Kosova’nın Priştine şehrinde şube açtıklarını hatırlattı. Irak’ın Duhok şehrinde iki şube açmayı planladıklarını açıklayan Bali, “Yine Zaho’da, Süleymaniye’de şube açacağız. Bağdat’taki şubemizin binası hazırlanıyor. Yılın ilk yarısında açılabileceğini umuyoruz, izin ve diğer formaliteler tamamlanmış durumdadır. Gürcistan’da Tiflis’de bir şube, yine Priştina’ya ilaveten Kosova’da bir şube açacağız. Bakü’de çalışmalarımız sürüyor. Orada bankacılıkla ilgili minimum sermayenin artırılmış olması nedeniyle mevcut bankalarla ilgili biraz durumun nasıl geliştiğini görme eğilimindeyiz. Ancak sıcak temasımız sürüyor. Sonuç olarak iştiraklerimizi de katarak söylüyorum 14 ülke, 50 şube, 2 temsilcilik ve toplam 800’ün üzerinde çalışan ile 24 milyar TL’lik bir aktifi oluşturduk. Bunu hızla büyüteceğimiz alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
-“İŞ BANKASI’NA BİR İŞ BANKASI EKLENDİ”-
İş Bankası'nın kredi hacminin 107 milyar TL, aktif büyüklüğünün 175.4 milyar TL ve net karının 3.3 milyar TL’ye ulaştığını açıklayan Bali, şöyle devam etti: “Bu Türkiye’nin en büyük banka bilançosudur. En yakın izleyeninden 12 milyar TL bir bilanço büyüklüğüdür. 2010 yılına geldiğimizde krediyi 48.3 milyar TL’den 64.2 milyar TL’ye ulaştırdık. Akabinde yüzde 43 büyüterek 2011 yılında 91.6 milyar TL’ye ulaştırdık. Bu seviyeden de yüzde 17 seviyesinde artarak kredi hacmimizi 107 milyar TL’ye ulaştırdık. Bu yüzdeler bir baz etkisine dayanmıyor. Gördüğüm şu, biz yüzde 43’lük nakdi krediyi, yüzde 50’lik nakdi ticari krediyi artırdığımız dönemde 2011’de şöyle demiştim: ‘Bankayı zapt edemiyoruz.’ Öyle bir hale geldi ki 27 milyar TL bir yılda fark plasman yapıldı 2011 yılında ve ben de şunu söyleyebildim. ‘İş Bankası’na bir orta ölçekli banka ilave olmuştur’ diye. Şimdi 2012 yıl sonuçlarını da eklediğimizde öyle orta ölçekli falan değil, İş Bankası’na bir İş Bankası’ndan fazlası eklenmiştir.”
-“ÖZKAYNAKLAR 22 MİLYAR719 MİLYON TL’YE YÜKSELDİ”-
Bankanın aktiflerdeki değer artışı ve net karın etkisiyle öz kaynaklarını yüzde 26.8 artırarak 22 milyar 719 milyon TL’ye yükselttiğini açıklayan Bali, 2009 yılından 2012 yılı sonuna kadar özkaynaklarında gerçekleşen artışın yüzde 68.4 olduğunu, 2011 yılında ise yüzde 14.1 olan sermaye yeterlilik oranını
yüzde 16.3’e çıktığını bildirdi. Bankanın kullandırdığı nakdi ve gayrinakdi kredilerin 2012 yılı içinde yüzde 15 arttığını ve ekonomiye yapılan toplam katkının 144.8 milyar TL’ye ulaştığını ve rakamın en yakın izleyenden de 21.5 milyar TL daha yukarıda olduğunun altını çizdi. KOBİ kredilerinin 2012 yılında yüzde 20.4 artışla 23 milyar 839 milyon TL’ye ulaştığını söyleyen Bali, bu segmentte nakdi ticari kredi tutarının son 3 yılda yüzde 116.6 arttığını kaydetti. Bali, “Kurumsal ve ticari kredilerimizin gelişimi öyle bir seviyeye geldi ki şu anda en yakın izleyenden 17.9 milyar, 18 milyar TL üstteyiz” dedi.
-KONSOLİDE BİLANÇO BÜYÜKLÜĞÜ 201 MİLYAR TL”-
İş Bankası ve finans sektöründe faaliyet gösteren iştirak ve bağlı ortaklıklarının konsolide bilanço büyüklüğünün 201 milyar TL’ye, özkaynak büyüklüğünün 25 milyar TL’ye ulaştığını açıklayan Bali, önemli bir grup hacminin yaratıldığını kaydetti. Bali, 2012 yılında net faiz gelirlerini 30, faiz dışı gelirleri yüzde 19 oranında artırdıklarını, bunun sonucunda da net karın 3.3 milyar TL’ye ulaştığını,konsolide karın 3.7 milyar TL ulaştığını bildirdi.
-“MÜŞTERİNİN YÜZÜNE BAKABİLEN BANKAYIZ”-
Bali, ilk defa üç basamaklı kredi hacmine sahip olan ilk Türk bankasının İş Bankası olduğunu açıklayarak, “100 milyarı aşan kredi, 100 milyarı aşan mevduat, şimdi 100 milyar doları aşan bilanço büyüklüğüne doğru koşuyoruz. Bu da 100 milyar doları aşan ilk Türk bankasının iş bankası olacağının ifadesidir. Bu 100 milyar liraların sırrı ne? Sırrı samimiyetle, bu ülkenin dokusuna, kumaşına uyumlu bir bankanın müşteri ile yüz yüze olma halinin ifadesidir. Aslına müşterinin yüzüne bakabilen banka olma halimizdir. Bu süreçleri öyle yönettik çünkü” dedi
İŞ BANKASININ HEDEFLERİ
İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Avea’da yüzde 10’un üzerinde bir payları olduğunu belirterek, ”Biz ortaya çıkacak fırsatlara göre kendi asıl işimize kaynak sağlamanın imkanları görüyorsak, onlarla ilgili kararları almakta tereddüt etmeyiz” dedi. Bali, İş Bankası’nın 2012 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladığı basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Mevduata alternatif olarak kaynak çeşitlendirmeye devam edip etmeyeceklerine yönelik bir soru üzerine Bali, menkul kıymet ihraçlarında açık ara lider olduklarını belirterek, “Kaynak çeşitlendirme politikalarına aynen sürdüreceğiz. Piyasaların ritmini kollayarak ürünlerde ve enstrümanlarda çeşitlenmeye devam edilecek. Önümüzdeki dönemde İş Bankası'nın çeşitlendirme politikaları aynen sürecek” yanıtını verdi. İş Bankası’nın 2013 beklentilerinin sorulması üzerine Bali, “Bu yıl kredilerde yüzde yüzde 18'lik bir büyüme bekliyoruz. Mevduatta yüzde 10-12 oranında bir büyüme söz konusu olabilir” dedi.
Merkez Bankası’nın kredi hedefinin ise yüzde 15 olduğunu hatırlatan Bali, bu durumun finansal istikrarı tehdit edecek bir kompozisyonda olmamasını gözeteceklerini ifade etti.
-“KAPIMIZIN DAR OLDUĞU SÖYLENİR ANCAK, SALONLARIMIZ GENİŞTİR”-
Bali, şube açmayı planladıkları Kuzey Irak’taki durumu değerlendirirken, “Oradaki hayatı görmek lazım. Günlük yaşam bütün huzuruyla devam ediyor. Bir güvenlik sorunu yok. O coğrafyanın kendine göre gerginlikleri öteden beri ola gelmiştir. Ancak iş hayatı zaten bunları yönetmek. 'Bunlarla ilgilenmek istemeyen gitsin Amerikan devlet tahvil alsın' dedim” ifadelerini kullandı. Kredi konusunda ise şimdiye kadar kime kredi verdilerse onlara kredi vermeye devam edeceklerini belirten Bali, “Onun için kredi tahsisi politikalarımız son derece detaylıdır. Kapımızın genellikle dar olduğu sanılır ancak, salonlarımız geniştir” yorumunu yaptı. İş Bankası’nın bireysel alanda 13 milyon, özel bankacılıkta 25 bin, kurumsal bankacılıkta 6 bin 500 müşterileri olduğunu açıklayan Bali, ticaret bankacılığında müşteri sayısının yaklaşık 950 bin olduğunu kaydetti.
-“FİNANSAL İSTİKRAR KONUSUNDA ENDİŞEM YOK”-
Bali, finansal istikrara ilişkin bir endişesinin kurumsal ve kişisel olarak olmadığını, ancak global ekonomideki riskler yerinde durduğuna işaret etti. Türkiye’nin dışarıdan da ciddi kaynak kullanan bir ülke olduğunu hatırlatan Bali, “Buralarda bir kesinti olması hali ya da değişik dönemlerde olduğu gibi çok hızlı kısa vadeli sermaye akımlarının ülke içindeki makro ekonomik dengeleri bozacak şekilde hareketi, kur ve faiz dahil olmak üzere sürdürülemez makro dengeler yaratabilir. Bu konuda Merkez Bankası’nın makro ihtiyati politika enstrümanlarının da aktif bir şekilde kullanarak ve çeşitlendirerek yürüttüğü politikaların hep elzem olduğunu söyledim. Bu nedenle söylediklerim, 2013'e özel bir kaygıdan değil. Bunlara dikkat ederek gitmek gerekir” dedi.
-AVEA’NIN SATIŞ PLANI OLACAK MI?-
Bali, “Yurt dışında satın almaya yönelecek misiniz? Sağlıklı olmayan yatırımlardan çıkmayı planlıyor musunuz mesela Avea gibi?” şeklindeki bir soru üzerine, şu karşılığı verdi: “Yurt dışı genişleme politikamız son derece esnek. Her ülkenin kendi özeline göre en uygun seçeneği oluşturuyoruz. Azerbaycan'da hem şube hem banka satın alma perspektifimiz sürüyor. Burada farklı bir çizgimiz olamayacak satın alma stratejimizden. Finansal olmayan iştiraklerde ise bizim için birinci prensip sermayemizin optimum kullanılmasıdır. Sermayemizin etkin kullanılan ve kullanılamayan yerlerine bakarak değerlendiriyoruz. İki piyasa olanaklarına göre değerlendiriyoruz. Avea'da başlangıçta da bu işi yapmak üzere uzun vadeli yatırımcı sıfatıyla girdiğimiz bir iş değil. O yüzden gelişimimiz de aynı şekilde oldu. Şu anda yüzde 10 üzerinde bir payımız var Avea'da. Biz ortaya çıkacak fırsatlara göre
kendi asıl işimize kaynak sağlamanın imkanları görüyorsak onlarla ilgili kararları almakta tereddüt etmeyiz.”
-KREDİ NOTU-
Kredi derecelendirme kuruluşlarından ikinci bir notun gelmesinin, piyasalarda nasıl bir etki yaratabileceğinin sorulması üzerine Bali, “İkinci teyitin de çok sert bir farklılık yaratmasını beklemem kişisel olarak. Teyidin önem arz ettiğini düşünüyorum. Bu çerçevede mutlaka olumlu etkisi olacak ama onun kısa süreli ve sert bir şekilde değil de dönem içinde performanslara yansıyacak daha olumlu bir finansal iklim diye algılamamız gerekir” yanıtını verdi. Türkiye’nin potansiyelinin altında bir büyüme hızı ile daima gidemeyeceğine söyleyen Bali, “İhtiyaçlarla içinde bulunduğumuz koşulların iyi optimize edilmesi gerekir” yorumunu yaptı.