'İran'ın saldırganlığını Türkiye durdurur'

'İran'ın saldırganlığını Türkiye durdurur'

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Türkiye'nin İran'ın eylemlerini etkilemeye çabaladığını, nükleer silah kapasitesine erişimine ve bölgedeki "saldırgan politikasına" kesinlikle karşı çıktığını söyledi

Clinton, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinin "Diplomasi ve Kalkınma Üzerinden Güvenliği Artırmak: 2011 Mali Yılı Uluslararası İlişkiler Bütçesi", Temsilciler Meclisi Tahsisler Komitesi Dışişleri, Dış Operasyonlar ve İlgili Programlar Alt Komitesi'nin de "2011 Mali Yılında Dışişleri Bakanlığı İçin Bütçe Talebi" konulu oturumlarında soruları yanıtladı.

Demokrat Parti milletvekili Michael McMahon, Dışişleri Bakanı Clinton'a, ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'nin bir gazetede çıkan, "Türkiye'nin Kıbrıs'ta güvenlik endişeleri var" yönündeki sözlerinin kendisinde endişe yarattığını ifade ederek, Büyükelçinin dilinin sürçüp sürçmediğini sordu.

Clinton buna cevaben, "Benim anladığıma göre, Büyükelçi Jeffrey, (bunu) onayladığımızı ya da desteklediğimizi değil, Türkiye'nin görüşünü yansıttı. Katılırlar veya katılmazlar, Türkiye'nin görüşü bu yönde, Türkiye'nin güvenlik konusuna devam eden bir ilgisi var" dedi.

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar arasında çözüme varılabilmesi için BM'nin arabuluculuk sürecini destekleme yönünde çalıştıklarını belirten Clinton, bazı ilerlemeler sağlandığını, son 6 haftada yoğun müzakerelerin yapıldığını, ancak çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

CUMHURİYETÇİ MİLLETVEKİLİ ISRAEL

Cumhuriyetçi milletvekili Steve Israel de oturum sırasında söz alarak, "Türkiye'nin gidişatından çok endişeli olduğunu" belirterek, "Türkiye'nin İran'ın nükleer silahlara erişimini yavaşlatmaya dönük uluslararası çabaları zayıflatarak ve Tahran'ın pozisyonunu savunarak, bu konuda sorumsuzca davrandığını" ileri sürdü.

"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen Ekim ayındaki bir açıklamasında, nükleer silahlar konusunda neden sürekli İran'ın kusurlu bulunduğunu sorduğunu, Türkiye ile İran arasında ticaret hacminin arttığını, Türkiye'nin Anadolu Kartalı Tatbikatı'na İsrail'i dahil etmediğini" ifade eden Israel, "Türkiye'nin Kıbrıs meselesinin çözümüne dair hiçbir Batı demokrasisinin kabul edemeyeceği unsurlar üzerinde ısrar ettiğini, 'yasa dışı işgali'ni sürdürdüğünü ve Başbakan Erdoğan'ın Darfur'daki soykırımı, hiçbir Müslümanın bunu yapamayacağını söyleyerek reddettiğini" iddia etti.

Israel, "Fener Rum Patrikhanesi konusunda da Türkiye'nin tarihsel dini hoşgörüsüzlüğünün sürdüğünü, Patrikhanenin mallarına el konulduğunu, Ortodoks Hristiyanların değerlerine meydan okuduğunu" öne sürerek, "Bana öyle geliyor ki, Türkiye'nin dünyadaki ve bölgedeki rolü tersine dönüyor. Türkiye'nin bizimle ve dünyanın geri kalanıyla ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi karşısında, ABD Dışişleri Bakanlığının da Türkiye ile ilişkilerimizi aynı şekilde yeniden gözden geçirme çalışması içinde olup olmadığını merak ediyorum" ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE İLE ÇOK ÖNEMLİ ORTAKLIĞI PAYLAŞIYORUZ"

Clinton, bu sözlere yanıt olarak, Türkiye ve ABD'nin, NATO'nun üyeleri olarak, Balkanlar'dan Afganistan'a birlikte çalıştığını, ortak stratejik çıkarları ve çok önemli bir ortaklığı paylaştığını söyledi.

Türkiye'nin, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme ve yakın çevresindeki sorunların çözümü noktasında çok iddialı bir dış politikaya yöneldiğini kaydeden Clinton, Türkiye'nin NATO kapsamında Afganistan'da ISAF'ın verdiği çabalara kilit katkı sağladığına işaret etti. Clinton, Türkiye'nin Afganistan'da 1800 askerinin bulunduğunu, bölgesel komutayı üstlendiğini, İl İmar Timi'nin (İİT) mevcut olduğunu, yeni bir İİT de kuracağını hatırlattı.

Türkiye'nin Kosova, Akdeniz ve Karadeniz'deki katkılarına da değinen Clinton, Tahran konusunda da Türkiye'nin İran ile uzun bir sınırı paylaştığını, bu ülkeyle çok sayıda kültürel ve dini bağının, ticari girişimlerinin bulunduğunu ve İranlı karar alıcıların birçoğuna erişimi olduğunu belirtti.

Clinton, Türkiye'nin İran'ın eylemlerini etkilemeye çabaladığını, nükleer silah kapasitesine erişimine ve bölgedeki "saldırgan politikasına" kesinlikle karşı çıktığını söyledi.

"Türk hükümetinin, taleplerimize cevap vermesi için İran'a baskı uygulamada bize yardım edeceği bir noktaya hareket etmesi için çok çalıştık" diyen Clinton, Başbakan Erdoğan'ın, insani nedenlere dayanarak, İsrail'in Gazze'yi kuşatmasını eleştirdiğini hatırlattı.

Clinton, İsrail Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanı Binyamin Ben-Eliezer'in geçen kasım ayındaki Türkiye ziyaretinin ardından, Türk hükümetinin eleştirilerinin fark edilebilir ölçüde yumuşadığına, ancak İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon ile Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol arasında yaşananların ardından tansiyonun yeniden alevlendiğine dikkati çekti.

Gerilimin İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın Ankara'yı ziyaretinin ardından azaldığını, iki ülkenin güçlü ikili ilişkilere bağlılıklarını yeniden teyit ettiğini söyleyen Clinton, Türkiye'nin Gazze operasyonuna kadar olan dönemde İsrail'i destekleyen bir konumda olduğunu, ancak sonrasında ilişkilerin "ileri-geri gidip geldiğini", ama iki ülkenin ilişkilerini tekrar yoluna koymaya çalıştığına inandığını belirtti.

HEYBELİ ADA RUHBAN OKULU

Kıbrıs meselesinin çözümüne olan ilgilerini dile getiren Clinton, çözüm için Türkiye'yi teşvik ettiklerini ve birlikte çalıştıklarını anlatarak, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar arasında sürdürülen yoğun müzakerelerin Türkiye tarafından desteklendiğine işaret etti.

Clinton ayrıca, Türkiye'yi Heybeliada Ruhban Okulu'nu yeniden açmaya çağırmaya devam ettiklerini, hem kendisinin hem de Başkan Barack Obama'nın, hem Türkiye'de hem ABD'de, Ruhban Okulu'nun yeniden açılmasının yanı sıra Patrikhanenin mülkiyet haklarının korunması ve teminat altına alınması çağrılarında bulunduklarını ifade etti.

Bu konuda hala güçlü bir tartışmanın olduğunu söyleyen Clinton, Washington'ı ziyareti sırasında Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinde de bu konuyu ayrıntısıyla ele aldıklarını bildirdi.

Clinton, Türkiye ile ABD'nin sürekli istişare içinde olduğunu, ilişkilerin ve eylemlerin içeriğinin, her iki ülkenin fark ettiğinden daha somut ve belki de daha karmaşık olduğunu düşündüğünü sözlerine ekledi.

AA