Heykelciler burada mı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin İstanbul Otogarı'na törenle heykel diktiğini haberlerde görünce sosyal medyaya şöyle bir yorum yazmıştım..

"Nihayet imamın oğlu devri iktidarında İstanbul Otogarı da heykeline kavuştu!.

Bi orada yoktu, eksikliği hemen gördüler!

Başka bişey bilmez misiniz siz demeyeceğim, bilmezler..

Milyonlarca heykelimiz vardı, sayı bir arttı hasılı.."

Benim bu paylaşımımın altına iletişim fakültesinden bir bayan sınıf arkadaşım yorum yazmış. Demiş ki..

"O heykel dediğin bizim ATAMIZ, bu ülkenin kurucusu ve tek lideri. Şu an herkes görüşünü açık açık yazabiliyorsa ATAMIZ sayesinde. Herşeyi önce RABBİMİZE sonra ATAMIZA borçluyuz."

Ben de onun şahsında onun gibi düşünenlere şöyle cevap verdim..

"Benim atam Hz Adem, Hz İbrahim, Hz Muhammed (sav) ve babamdır. Heykeli yapılan kişi benim atam olamaz! Ahirette kim kime borçluymuş göreceğiz inşallah..

Onu bu tartışmanın içine çeken gördüğün gibi CHP'dir. Koyuvermiyor, gözümüze sokuyor, ona sövmemizi, onu kırmamızı istiyor, kışkırtıyor ki ekmek yesin...

Durduk yere kimsenin atasına laf eden yok!

Hadi bakalım senin atan sana benim atam bana."

Bu yorumuma üzülen arkadaşım bana, "Arkadaşım, bu nasıl bir üslup. Meydan okur gibi yazmışsın, bu öfke niye? Beni hem üzdün hem de şaşırttın" demiş..

Haklı…

Ben ona yazıyor gibi görünsem de koca bir zihniyete "Yeter artık" diyorum..

Atatürk'ü rahat bırakmayıp sürekli heykelini oraya buraya diken zihniyetedir kızgınlığım..

Dinimizde heykel haramdır. Sürekli, okula, resmi daireye, dağa, taşa, şuraya, buraya insanların yaşam alanlarına heykel dikmek Atatürk istismarıdır. Seven sevsin, atası olarak gören görsün, hatta tapan tapsın, ama böyle yapmayanlara da saygı duyulsun, diyorum..

Otogarın orta yerinde şimdiye kadar heykel yoktu Atatürk'ün bir tarafı mı eksildi! Ya da otogara gelip giden insanlar otogardan tam manası ile faydalanamadı mı? Bu heykel otogara nasıl bir katkıda bulunacak meselâ..

CHP zihniyetinin artık Atatürk heykel ve fotoğrafları istismarından vazgeçmesi lazım. Gerçekten Atatürk'ü seviyorlarsa onun dediklerini yapsınlar heykelini değil!.

...

2012 yılında, hususi benim için basın toplantısı yaparak Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığından istifa etmemi isteyen şimdi CHP İzmir Milletvekili olan Atilla Sertel de aynı istismarı yapmıştı. Benim Atatürk’e hakaret ettiğimi iddia etmiş ve suç duyurusunda bulunmuştu. Cumhuriyet savcısı attığım twite baktı ve takipsizlik kararı verdi doğal olarak. Sertel toplantıda beni insan olarak bile görmediğini söylemişti. Yani Atatürk’e tapmayanlar insan değildir bunların gözünde…

Tabi bu sözde vatanseverlerin tehditleri hiç umurumuzda bile olmadı…

İşin garibi aynı CHP, Atatürk'ün ölümü ile beraber onu tarihten silmeye kalkışmıştı! 1938’in Aralık ayından 1950 DP iktidarına kadar 11 sene boyunca sadece paralarda değil pul ve değerli herşeyin üzerine Milli Şef İnönü resmi basılıyordu. Atatürk, CHP için şimdi iddia edildiği gibi ulu önder falan da değildi. Yıllar içinde adına herşeyi yapmanın mubah olacağı bir maske yaptılar sadece…

1980 darbesine kadar bu ülkede Atatürk bu derece istismar da edilmiyordu…

Son 40 yıldır her yanımız heykelle doldu! Türkiye’de nüfusumuzdan daha çok Atatürk resmi var, milyonları çoktan geçmiş Atatürk heykeli her yanımızda. Dağa yansıyan gölgede, bulutların şeklinde bile Atatürk arayan, Artvin dağlarına ‘dünyanın en büyük Atatürk heykeli’ni yapan zavallı düşünmüyor ki dünyada kim niye öyle bir heykel yapsın ki!

Şimdi her türlü düşüncemizi bir kenara koyarak şu soruya cevap verelim. Hani “bulunan doğalgaz şimdi bizim cebimize bir fayda sağlayacak mı” diyorlar ya, peki her yanımıza doldurduğunuz bu heykeller bize, milletimize, ülkemize ya da insanlığa nasıl bir fayda sağlıyor? Üstelik heykele harcanan parayı mevzu dahi etmiyorum, ama biliyorum ki orada da tahminlerin ötesinde bir götürme var!..

Şimdi arkadaşımın iddiasına gelelim. Bu ülkede herkes görüşünü açık açık yazabiliyorsa (yazamıyor!) Atatürk’e borçlu olduğumuzu söylüyor. Benim şimdi buraya yazamadıklarımı kime borçluyum peki.

Allah sonumuzu hayreyleye…

Önceki ve Sonraki Yazılar