Hepsi ekmek parasının peşinde!
Kimisi simit satıyor, kimisi evde ürettiği el işini. Pazarcılık yapan da var, çaycılık yapan da. Konya sokaklarında kadınların ekmek parası için başında durduğu tezgâhlar bir hayli fazlalaştı.
Sokaklarda ve mahalle aralarında görmeye alıştığımız, tezgâhlarında erkek satıcılar gördüğümüz simitçilerin yerini artık kadınlar almaya başladı. Simit satmaya ailesine ve eşine yardım etmek için başladığını söyleyen Elif Tüzmen, hayat şartlarının insanı her an çalışmaya zorladığını ifade etti.
İnsanın yaşlanınca çalışmanın daha çok yorduğunu dile getiren Tüzmen, “Ben 55 yaşındayım. Ama aileme yardım etmek için çalışmak zorundayım. Hayat insanın karşısına her an yeni sürprizlerle çıkıyor. Ben bu yaşta hele simit satmayı hiç düşünmemiştim. Ama dediğim gibi hayat insanın karşısına her an farklı sürprizlerle çıkıyor. Allah’a şükürler olsun Allah bana dilencilik ya da hırsızlık yaptırmadı. Ben bu şekilde helal yoldan para kazanayım da, simitçiliğe de alıştım” dedi. Kunduracılar durağı karşısında simit satarak eşine yardım eden Ayşe Aydın, simit satmaya bir ay önce başladığını söyledi. Eşinin emekli olduktan sonra bir araba galerisinde çalışmaya başladığını dile getiren Aydın, “Kocam emekli olduktan sonra burada bu tezgâhı açtı. Fakat bir süre sonra bir araba galerisinde bir iş buldu. Eşim orada çalışmaya başlayınca ben burada çalışmaya başladım. Bu tezgâhı iyi ki kapatmamışız. Çünkü buradan kazandığım para ile üç tane çocuğumun okul harçlığını çıkartıyorum.
Hayat mücadelesi içinde biz de üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz. Zaten hayat şartları herkes için fazlasıyla zor. Biz de bu şekilde ayakta durmaya çalışıyoruz. Yaptığım işten hiçbir zaman gocunmadım. Çünkü ben alın terimle, namusumla para kazanıyorum. Hırsızlık yapmıyorum, kimsenin ekmeği ile oynamıyorum bu yüzden içim çok rahat şekilde yastığa başımı koyabiliyorum” diye konuştu.
DEVAMLI MÜŞTERİLERİM VAR
Simit satmaya sabah erken saatlerde geldiğini ifade eden Aydın şunları söyledi: “Sabah erken saatlerde gelmek zorundayım. Çünkü simitleri en iyi sabah saatlerinde satıyorum. Sabah işe geç kalıp evden kahvaltı yapamadan çıkanlar, öğrenciler gibi devamlı müşteriler diyebileceğim müşterilerim var. Sabah erken saatlerde gelince getirdiğim simitleri daha erken satıyorum. Böyle olunca da saat 11 gibi gidiyorum. Tabi her zaman aynı saatte gitmiyorum. Bazen daha geç bazen daha erken gidiyorum. Çok olmasa da elimde satamadığım simitler kalıyor. Onları da eve götürüyorum ya da çok kuruduysa hayvanı olan tanıdıklarıma veriyorum. Ama Allah’a şükür elimde her zaman simit kalmıyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. Çünkü ben buradan kazandığım parayla çocuklarıma okul harçlığı veriyorum. Allah kimseyi aç bırakmasın.”
ÇOCUKLARIMIN OKUL HARÇLIĞI ÇIKIYOR
Sokaklarda hediyelik eşya satarak çocuklarının okul harçlığını kazanmaya çalıştığını söyleyen ismini vermek istemeyen bir kadın, kocasının kazancıyla ancak ev kirasını ödeyebildiklerini kaydetti. Hayatın insanı sürekli çalışmaya mecbur kıldığını ifade eden kadın, “Benim iki tane çocuğum var. İkisi de okuyor. Eşim çalışıyor ama onun kazancı maalesef yetmiyor. Bende 50 yaşından sonra çalışmaya başladım. Çalışmaktan utanmıyorum. Ancak bu yaşta bu şekilde çalışmak gururumu incitiyor” dedi.
Yaşar Sarı- Memleket