Hasret Renginde Bir Şair: Ahmet Şener

Bazen arılar ormanda gizli bir yere ve ya dağda yüksekçe bir noktaya ballarını yaparlar ve insanlar bunu görmezler, ta ki o bal dışarı sızar ve bir yolcu, bir avcı görür de, o bal bir insan kursağına düşer. İşte buna benzer biz kendi halinde şiir yazan şairlerin hali.  Ahmet Şener de böyle bir şair işte. Şiirleri,  bin bir çiçekten derilmiş bal tadında doğal ve nitelikli. Hali tavrı haza beyefendi, gurbet insanlarının bulutlu bakışları ve sevdalı adamların yangın duruşu onun her anında verdiği görüntüyü teşkil eder.  Şair gönlünde, mütevazı bir hal vardır ve bütün insanlara sevgiyle bakan bir yüreğe sahiptir. Tabi ki doğaya bakışı da sevgi doludur, ağaca saygısı, yaprağa sevgisi, çiçeğe aşkı, bütün Anadolu insanında olduğu gibi onda da tamdır.

Her şiir bir çiçek, her gönül bir arıdır Rengi lazım olan rengine, kukusu lazım olan kokusuna, poleni lazım olan polenine, balı lazım olan balı için konar. Ahmet Şener'in şiir tarifi de böyledir. O şiirde, sevgisini, hasretini, sevincini, hüznünü dile getirir, içini döker, yangınına teselli arar. Şiir böyledir ve şair bunun içinde tüter durur. Allah'ın yarattığı mekanda, yine O'nun imtihanına sahip olduğumuzu unutmadan yaşarız, ancak şiirlerle de hayata tutunmaya çalışırız biz şairler. Hayat bize verilen bir nimettir, biliriz. Şiir ise daha başka bir nimettir. Hakikatin perdelerinden sızan ışıkları, şiirin gözüyle sezeriz. Ahmet Şener de böyle bir şairdir. Bırakıp çıktığı memleketini özlerken, bırakıp giden sevgilinin hasretini üstüne örtünür ve o örtü öyle kamufle olur ki üzerinde, görenler onu kendi rengi sanır.

 

 Şairimizin öz geçmiş şöyledir:

10. 10. 1973 yılında Adana'nın Saimbeyli ilçesine bağlı Çatak köyünde doğdu. Yedi çocuklu bir ailenin beşinci çocuğudur. İlkokulu çatak köyü ilk öğretim okulunda bitirdi ve maddi sıkıntılar sebebiyle tahsil hayatına devam edemedi. Hayvancılıkla geçinen ailesine destek olmak amacıyla küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Şiir yamaya da, çocukluk aşkından ayrıldığı zaman başladı. Yürek yangınıyla bir süre köyünde yaşamını sürdürse de, dayanamadı ve gurbete çıktı. Adana'dan Mersin'ne, daha sonra da 1999 yılında Konya'ya göç etti. Şiirlerini gurbette yazmaya devam etti.  Konya'da tanışmış olduğu Feyzi Halıcı ve Aşık Ataroğlu ve  ailenin diğer şairi Hakkı Şener gibi ustalardan destek alarak şiirini geliştirme imkanı buldu. Çeşitli yarışmalara katıldı. Şiirleri zaman zaman edebiyat dergilerinde ve internet sitelerinde yayınlandı. Halen Konya'da ikamet etmekte olup, evli ve hiç çocuğu yoktur.

Ahmet Şener'in şiir denizinden bir damla :

SOR BENİ

Aramak istersen günün birinde,

Yeşile, beyaza, ala sor beni,

Gönül bahçesinin tenha yerinde, 

Arıya çiçeğe, bala sor beni.

 

Araman da yeter bulmazsan bulma,

Bulup başucumda kalmazsan kalma, 

Umutsuz yaşanmaz,, umutsuz olma,

Leyla’ya Mecnun’a, çöle sor beni.

 

Yitiren de yitiğini ararmış,

Uçan kuşa, dağa taşa sorarmış, 

Güz gelmeden birer birer sararmış, 

Yaprağı dökülen dala sor beni.

 

Divaneye döndüğümü söylesin,

Dikenine konduğumu söylesin,

Yaz gününde donduğumu söylesin, 

Dalına kar yağmış güle sor beni.

 

Unutmak imkansız netsem neylesem,

Yağmur ol üstüme yağ çisem çisem,

Eğer sen bir aslı, ben de Kerem'sem

Ateşe, dumana, küle sor beni.

 

İnancım sonsuzdur bahta, kadere,

Yoldaş ettin beni gama, kedere

Nisan yağmuruyla dolunca dere,

Uçan kuşu kapan sele sor beni.

 

Bu hasret hem seni, hem beni yaktı,

Gözlerimin yaşı sel olup aktı,

ŞENER’im gelmişse gitmenin vakti,

Omuzlar üstünde sala sor beni.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum