Gıda ve Beslenme’nin Geleceği, İstanbul’da masaya yatırılıyor

Gıda ve Beslenme’nin Geleceği, İstanbul’da masaya yatırılıyor

Gıda Aydınlatma Platformu tarafından "Gelecek Gelmeden" temasıyla düzenlenen 3'üncü Gıda ve Beslenme Bienali İstanbul'da başladı.

Gıda Aydınlatma Platformu tarafından "Gelecek Gelmeden" temasıyla düzenlenen 3'üncü Gıda ve Beslenme Bienali İstanbul'da başladı.

Gıda Aydınlatma Platformu (GAP) tarafından Gelecek Gelmeden" temasıyla düzenlenen 3. Gıda ve Beslenme Bienali başladı. Yarın da devam edecek bienale ilgili kurumların yetkilileri, akademisyenler, gıda, beslenme ve sağlık alanında çalışan yerli yabancı uzmanlar katıldı.

Bienalin açılışında konuşan Platform Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, gıda ve beslenme konusundaki bilgi kirliliğinin, koronavirüs kadar çağımızın en önemli sorunlarından birisi olduğunu söyledi.

"Bilgi kirliliği inanılmaz boyutlara ulaştı"

Bienalin açılışında konuşan Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, dünyanın gündemini bir süredir meşgul eden, sonunda bizim de kapımızı araladığı görülen koronavirüse rağmen katılım sağlayanlara teşekkür etti. Elmacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bu konuya bir yandan tedbiri elden bırakmadan, diğer yandan hayatı durdurmadan yaklaşmakta fayda olduğunu düşünüyoruz. İçinde yaşamakta olduğumuz günler sadece ülkemiz sınırları içinde değil, tüm dünyada bilgi kirliğinin inanılmaz boyutlarını ortaya koymuştur. Şöyle ki; virüs yılandan mı çıktı yarasadan mı; havadan mı bulaşıyor yüzeylerden mi; soğukta mı ölüyor sıcakta mı; maske işe yarıyor mu yaramıyor mu? Bu sorulara hepinizin duyduğu birbirinden çok farklı onlarca cevap olduğundan eminim. Bilim eninde sonunda bu konuya da ışık tutacak, cevaplar netleşecektir. O zamana kadar sağlık otoritelerinin önerilerine uymak, tedbiri elden bırakmamak, ancak yaşamı da durdurmamak yapılacak en doğru şey gibi görünüyor. En azından şimdilik'.

'Dünyamız iklim değişikliği ile geri dönülemez bir noktaya doğru yaklaşıyor'

Şehitleri hatırlatan Prof. Dr. Elmacıoğlu, "Ne yazık ki bu yıl Bienalimiz koronavirüs problemi yanı sıra, bizi çok daha derinden yaralayan bir gündemin sıcaklığıyla gerçekleşiyor. Huzurunuzda şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum. Yine, son etkinliğimizden beri sürmekte olan; üzücü, bir o kadar da korkutucu bir gelişme ise iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissediliyor olması, dünyamızın dönülmez bir noktaya doğru yaklaşması" dedi.

'Bilgi kirliliği çağımızın en büyük sorunlarından'

Gıda ve beslenmede bilgi kirliliğine dikkat çeken Prof. Dr. Elmacıoğlu, "Bilindiği üzere gıda, beslenme ve sağlık konularındaki bilgi kirliliği çağımızın en büyük sorunlarındandır. Bilgi kirliliği; eksik veya hatalı bilgiye sahip kişilerce kasıt olmadan; ya da yeterli ve doğru bilgiye sahip olan kişilerce çıkar amacıyla kasıtlı olarak yayılabilmektedir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, tüketici yıllardır en güvenilir bilgi kaynağı olarak aile ve arkadaş çevresini görmekte; uzmanlar, otoriteler ve bilimsel kaynaklar güven sıralamasında altlarda yer almaktadır. Bu nedenle doğru ya da yanlış her türlü bilgi, sosyal medyanın geniş erişim ağının da katkısıyla büyük bir hızla toplumlarda bir algı değişikliğini, yanlış bir algı sağladığını üzüntüyle izlemekteyiz" şeklinde konuştu.

"Bilgi kirliliği gıda alışverişini bile stres kaynağı haline getirdi"

Prof. Dr. Elmacıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Kasıtlı ya da kasıtsız olsun; yanlış bilgilerin yayılması, tüketicilerde hatalı inanışlar ve alışkanlıklar gelişmesine ve bu yanlışın telafisinin mümkün olmadığı noktalara bizi götürmektedir. Bu inanış ve alışkanlıkların bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürmesini engelleyecek boyutlara ulaştığını bugün görmekteyiz. Bilimsel dayanağı olmayan kulaktan dolma bilgiler, optimal beslenme uygulamalarının önüne geçebilmektedir. Bilgi kirliliğiyle oluşan korku kültürü, yiyecek alışverişi yapmayı bile kimileri için bir endişe ve stres kaynağı haline getirmiştir. Optimal beslenmenin sekteye uğraması özellikle hamile kadınlar, bebekler ve çocuklar için büyük risk taşımaktadır. Bilgi kirliliğinin önlenmesi; tüketiciye yeterli ve doğru bilginin güvenilir kaynaklarca aktarılabilmesi ile mümkündür. Ancak bunun için henüz yeterince adım atılamamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, uzmanlar arasındaki fikir ayrılıkları nedeniyle tüketiciyle sağlıklı ve tutarlı bir iletişiminin yürütülememesidir" diye konuştu.

"Gıda Aydınlatma Platformu, beyaz bir sayfa açmaya kararlı"

Platform olarak konuya önem verdiklerini vurgulayan Prof. Dr. Elmacıoğlu, "Bu değerlendirme ışığında, üretimden tüketime gıda zincirinin tüm paydaşlarını gıda, beslenme ve sağlık konularında bilimsel kanıtlar çerçevesinde aydınlatmak amacıyla Gıda Aydınlatma Platformu'nu kurmuş bulunmaktayız. Platformun altyapısı, bu konularda geniş bir yelpazede görüş ve bilgi birikimine sahip uzmanlarca oluşturulmuştur. Gıda Aydınlatma Platformu; gıda, beslenme ve sağlık alanında gündemden düşmeyen tartışmalı konuların farklı bakış açılarıyla ve tüm yönleriyle ele alınacağı beyaz ve yeni bir sayfa açmaya kararlıdır. Bu bağlamda; tarafsız, bağımsız, bilimsel, şeffaf ve çok sesliliğe önem veren bir oluşum olan Platformumuzun üyeleri, tüketicilerin optimal beslenmesi için sağlanması gereken temel şartların sağlanması, sonuçta kaliteli yaşam, doğru gıda ve kanıta dayalı doğru bilgilerin topluma aktarılması hedef almıştır" ifadelerini kullandı.

"Dünyada yasak olan hiçbir madde, Türkiye'de gıdalarda kullanılmıyor"

Açılışta konuşan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Kodeks Daire Başkanı Selman Ayaz ise Bakanlık olarak paydaşlarına çok önem verdiklerini söyledi. 80 milyonu aşkın nüfusuyla çok önemli bir ülke olan Türkiye'de gıda ve beslenme konusunda son dönemde çok önemli adımlar atıldığını bildiren Ayaz, şunları dile getirdi:

"Türkiye gıda güvenliği konusunda, dünyada en önde gelen ülkelerden birisi. Sıkıntı yok mu, tabii ki var. Teknoloji hızla gelişiyor, bu bir yandan insanlara kolaylık sağlarken, bir yandan da sorunlara yol açıyor. Bize düşen,dünyada olduğu gibi bu sorunları takip etmek ve çözüm bulmak. Bütün düzenlemeleri AB başta olmak üzere dünyadaki standartlara göre hazırlıyoruz. Dünyada yasak olan hiçbir madde, Türkiye'de gıdalarda kullanılmıyor'.

Bakanlığın yaptığı çalışmalara değinen Ayaz, "Gıda güvenliği konusunda, sürdürülebilir bir şekilde, her an çıkabilecek krizlere karşı A, B, C planlarımız olması gerekiyor. Bugün çok iyi giden bir şey, yarın kötü olabilir. Koronavirüs bu anlamda çok iyi bir örnek oldu. Burada bakanlığımızın uygulamalarından bahsedeceğiz. Artık tüketiciler yeterli gıdaya erişmenin yanında sağlıklı gıda konusunda çalışmalar yapılmasını istiyor. Bu konularda önemli çalışmalarımız var. Bakanlık olarak önemli düzenlemeler yapıyoruz ama bazen anlaşılamamaktan medyada yanlış haberler çıkabiliyor. Bal aromalı şurupları yasakladık, bu bile eleştirildi. Trans yağları azaltıyoruz. Bu bir süreç, yanlışları gideriyoruz. Bilim sürekli geliştiği için uygulamada ve mevzuatta değişiklikler olabiliyor. Her türlü tedbiri alıyoruz, almaya devam edeceğiz. İnsanlar birey olarak "dün geçti, yarın ne olacağını bilmiyoruz, bugün var" diyebilir ama biz geleceği, çocuklarımızı düşünmek zorundayız" dedi.

Bienali değerlendiren Prof. Dr. Yavuz Dizdar ise şöyle konuştu: "Beslenme ile ilgili alanında uzman tüm çevreler bu programda bir araya geldi. Gıda Aydınlatma Platformu etkinliğe destek veriyor. Sürdürülebilir bir gelecek için önlemlerin neler olabileceğini ele alıyoruz. Bilim insanları bu programda bugüne kadar anlatılan şeyleri güncelleniyor, bilgiler geliştikçe insanlar bakış açılarını değiştireceklerdir. Alanında uzman kişiler bilgilerini paylaşıyor, konuşarak, bilgi paylaşarak, ortak dili bulmak çok önemli. 3'üncü Gıda ve Beslenme Bienali amacına erişti'.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.