Gençlerin Gözüyle Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi Sempozyumu

Gençlerin Gözüyle Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi Sempozyumu

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Şentop:- "Bugüne kadar yaptığımız 18 değişiklik anayasanın sadece sözüyle ilgili değişikliktir ama bu 19. değişiklik anayasanın ruhuna dokunan bir değişiklik"- AK Parti Genel Sekreteri Gül:- "Bu sistemde hükümeti kuran da in

MALATYA (AA) - TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, "Bugüne kadar yaptığımız 18 değişiklik anayasanın sadece sözüyle ilgili değişikliktir ama bu 19'uncu değişiklik anayasanın ruhuna dokunan bir değişiklik." dedi.

Malatya Büyükşehir Belediyesince bir otelde düzenlenen, "Gençlerin Gözüyle Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi Sempozyumu"nun ilk oturumunda, "Türkiye'de sistem reformuna iliştin tartışmalar ve yönetim sistemi değişikliğine neden ihtiyaç var" konuları ele alındı.

Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selahattin Menteş'in başkanlığını yürüttüğü oturumda konuşan Şentop, Türkiye'de bugüne kadar 18 anayasa değişikliği yapıldığını hatırlattı.

"Çünkü bizim olmasını düşündüğümüz, MHP'nin olmasını düşündüğü bazı değişiklikler vardı, bunlar üzerinde mutabakat sağlanamadı, daha sonra yapılabilir diye görüşüldü" diyen Şentop, buna karşılık CHP ve HDP'nin "bunlar niye yok bu değişiklikte" diyerek itiraz ettiğini ifade etti. Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunlar da demek ki başka şeylerin değişmesini istiyorlar anayasada. Yani kısaca bu 19'uncu değişiklikle de anayasa ile ilgili sorunumuzu çözemeyeceğiz öyle görünüyor. Çünkü Türkiye'nin anayasa ilgili sorunu, anayasanın ruhu ile ilgili bir sorun. Bu anayasanın başlangıç kısmında anayasanın hem sözü hem ruhu vardır. Bugüne kadar yaptığımız 18 değişiklik anayasanın sadece sözüyle ilgili değişikliktir ama bu 19'uncu değişiklik anayasanın ruhuna dokunan bir değişiklik."

Şentop, mevcut sistemde milletin doğrudan hükümeti değil Meclisi seçtiğini anlatarak, yaptıkları değişikliğin çok önemli olduğuna işaret etti.

Anayasa değişikliğiyle ilgili tartışmalar sırasında muhalefet tarafından gündeme getirilen "tek adam" eleştirilerini de değerlendiren Şentop, şunları kaydetti:

"Yeni sistemde Tayyip Erdoğan'dan sonra ne olacak' deniliyor. Bu soruyu iki kere sormamız lazım. Bir Tayyip Erdoğan'dan sonra ne olacak bu yeni sistemde tamam ikinci ise bugünkü sistemde Tayyip Erdoğan'dan sonra ne olur diye sormamız lazım. Böyle bir sistem var, vazgeçtik anayasa değişikliğinden bugün ne olur ona bakmamız lazım. Bizim iddiamız şudur, önerdiğimiz sistem her ihtimalde yeni sistem bugünkine göre çok daha iyi ve memleket yararına hayırlı sonuçlar verecek bir sistemdir. Bizim önerdiğimiz sistem Tayyip Erdoğan sonrasını garantiye alan sistem. Hatta tabiri yerindeyse Tayyip Erdoğan'ın seri üretimine geçen bir sistem. Bu sistem yüzde 50 oy istiyor, güçlü bir siyasi lider olması lazım ve ona güçlü bir destek veriyor. Tayyip Erdoğan'a benzeyen liderler üretecek bir sistem. Ve bu sistemle bu mimletin değerleriyle kavgalı olanların kazanma ihtimali yok. Onlar yüzde 15-20 alabilir ama yüde 50 alamazlar. Dolayısıyla bu sistem Tayyip Erdoğan sonrasını garantiye alan bir sistem."

- "Krizler Türkiye'ye çok bedel ödetti"

AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül de 16 Nisan'da çok önemli bir referandum olacağına dikkati çekti.

Türk siyasi hayatının yüz yılı aşkın kavgasının esasını "Türkiye'yi kim yönetecek, egemenlik yetkisini kim kullanacak" konusunun oluşturduğunu anlatan Gül, halka tepeden bakan, "millet sadece oy, vergi versin ama ülkeyi biz yönetelim" yaklaşımında olan egemen güçlerin yüz yılı aşkın süredir millet ne zaman kafasını kaldırsa diskalifiye ettiğini dile getirdi.

Yürürlükteki anayasanın "Kaos üzerinden Türkiye yönetilemesin, Türkiye'de yönetim krizi olsun ki millet devletin yetkisini alamasın" şeklinde dizayn edildiğini savunan Gül, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakan arasındaki krizler Türkiye'ye çok bedel ödettirdi. Cumhurbaşkanlığı ile Başbakan arasında yaşanan hadiselerin, aynı görüşte olsalar bile, Sezer ve Ecevit'in yaşamış olduğu krizlerin veyahut da Cumhurbaşkanımızla dönemin Cumhurbaşkanı Sezer ile arasındaki krizlerin Türkiye'ye nelere mal olduğunu hepimiz yaşadık. Mesele şu aslında: Şu anda AK Parti iktidarda, Cumhurbaşkanı AK Parti'nin kurucusu. Başbakan AK Parti'nin Genel Başkanı, daha ne istiyorsunuz, gül gibi geçiniliyor, hiçbir kriz yok. Tam da bu anayasa değişikliğinin esas meselesi işte burada yatıyor. Mesele AK Parti ya da Recep Tayyip Erdoğan'ın yetkileri meselesi olsaydı bu değişikliğe asla gidilmezdi ama Türkiye'de 200 yıla yakındır mücadelede millet mi egemen olacak, millet adına vesayetçiler mi egemen olacak kavgasında. Bu anayasa değişikliğinin anlamı vesayetçiler egemen olmasın, millet egemen olsun tercihinin yapılmasıdır."

Geçmişte Türkiye'de yaşanan bazı siyasal olayları hatırlatan Gül, "Bu sistemde hükümeti kuran da indiren de gensoru veren de güven oyu veren de 16 Nisan'da evet oylarıyla millet olacak." dedi.

- Kurtuluş savaşı örneği

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da Kurtuluş Savaşının halka dayandığını ve kapsayışlı bir anlayışla Türkiye'nin bu savaşı verdiğini, Erzurum ile Sivas kongrelerinin, Büyük Millet Meclisi ve 1921 anayasasıyla kapsayıcı bir anlayışın ortaya konduğunu söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetleriyle 2002 yılında antidemokratik yapıya karşı bir demokratik yapının oluşmaya başladığını aktaran Uçum, 2002 yılından 15 Temmuz'a kadar anti demokratik yapının çatışmaya başladığını ve çatışmanın kendilerini getirdiği noktanın 15 Temmuz olduğunu ifade etti.

Konuşmacılar daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı