Engelsiz gırnata

Engelsiz gırnata

Sokaklarda klarnet çalarak geçimini sağlayan bedensel engelli Hayatı Tırkış, yaşam mücadelesini ve hayallerini anlattı:- "Engelim yüzünden kimse iş vermiyordu. İstiklal Caddesi'nde insanların sokakta müzik yaptıklarını gördüm. Bir mukavva kutu aldım, otur

İSTANBUL (AA) - HİKMET ORÇUN ÜRESİNLER - Tekerlekli sandalye ile dolaştığı sokaklarda klarnet çalarak kendisi gibi engelli eşi ve 7 yaşındaki çocuğunun geçimini sağlayan 44 yaşındaki Hayati Tırkış, "Engelim yüzünden kimse iş vermiyordu. İstiklal Caddesi'nde insanların sokakta müzik yaptıklarını gördüm. Bir mukavva kutu aldım, oturdum yere ve çalmaya başladım." dedi.

Hayati Tırkış, AA muhabirine yaptığı açıklamada, klarnetle 7 yaşında Çanakkale'de dedesinin önayak olmasıyla tanıştığını ancak 3 yıl sonra çocuk felci geçirince müzikten uzaklaştığını anlattı. Tırkış, birkaç yıl sonra durumunu kabullenerek "hayat arkadaşım" dediği klarnete tekrar yöneldiğini söyledi.

Genç yaşta düğünlerde klarnet çalarak para kazanmaya başladığını ifade eden Tırkış, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:

"18 yaşıma geldiğimde düğünlere çağırıyorlardı. Bu bilinirlik hem hoşuma gidiyordu hem de bir yandan sevdiğim işi yaptığım için mutlu oluyordum. Daha sonra evlenmeye karar verdim ve orada kazandığım paranın yetmeyeceğini düşündüm. Annem ve ağabeyim dahil olmak üzere tüm ailem İstanbul'a göçmüştü. Ben de onların izinden gidip İstanbul'a göç ettim. Önce Allah'a, sonra da aileme güvenerek İstanbul'a geldim. Benim gibi çocuk felci geçirmiş eşim Dilek Hanım ile evlendim. Kızımız dünyaya geldi. Şükürler olsun ki o bizim gibi yürüme engelli değildi. İş arıyor ama bulamıyordum. Herkes sağlam insanları işe aldığı için işsiz kalıyordum. Kızımız henüz 2-3 aylıktı ve eşimle bebek bakımı konusunda tecrübesizdik. Ayrıca kızımıza engelli olduğumuz için yeterince bakamıyorduk. Bize yardımcı olması için annemin evine gittik, bizi ancak 1 hafta misafir etti, ondan sonra gitmemizi istedi. Ben de eşimi ve kızımı alarak bir ev kiraladım. İstanbul insanı değiştirir ya dedikleri kadar varmış."

Ailesinden beklediği desteği göremeyince kiraladığı evde eşi ve kızıyla zorluk içinde yaşamaya başladığını, engeli yüzünden iş bulamamasının sıkıntısını daha da fazla katladığını belirten Hayati Tırkış, "O zamanlar akülü arabam yoktu. Koltuk değnekleriyle iş arıyordum. Engelim yüzünden kimse iş vermiyordu. İstiklal Caddesi'nde insanların sokakta müzik yaptıklarını gördüm. Bir mukavva kutu aldım, oturdum yere ve çalmaya başladım. O gün bu gündür sokaklarda çalıyorum. Bu, dilenmekten daha iyidir." ifadelerini kullandı.

- "Bu halde hurdacılık yaptım"

Kızının ve kendilerinin masrafları artınca ek işler de arayan Tırkış, çözümü hurdacılık yapmakta bulduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Günlük kazancımla zor şartlar altında bir akülü araba aldım. Akülü arabamın arkasına tekerlekli bir sepet alarak bağladım ve hurdacılık yapmaya başladım. Hem hurdacılık hem de müzisyenlik yapıyordum. Bunu söylediğim kimse inanmıyordu. 'Bu halde nasıl hurdacılık yapabilirsin ki?' diyenler oluyordu. Ancak beni gördüklerinde inanıyorlardı. Çoluğumun çocuğumun rızkını kazanmak ve kimseye muhtaç olmamak için elimden geleni yaptım. Kızımın mama parasını kazanıp eve döndüğümde mutlu oluyordum. Tüm bu işleri yaparken çok yoruluyordum ama yine de annem ve ağabeyimden yardım istemiyordum."

Hayati Tırkış, gündüzleri Karaköy motor iskelesi karşısında klarnet çaldığını, kazancı yeterli olmadığı için akşamları da İstiklal Caddesi'nde gece yarısına kadar müzik yaptığını belirtti.

- "Dayım sayesinde İstanbul'a geldim"

Hayati Tırkış'ın yeğeni 25 yaşındaki Necdet Bayramıç, yardımlarından dolayı dayısına minnettar olduğunu dile getirdi. Halen Çanakkale'de yaşayan Bayramıç, 2 çocuk sahibi olduğunu, memleketindeki kazancının yetmemesi yüzünden ek kazanç için haftada bir İstanbul'a geldiğini ifade etti.

Bayramıç, "Dayıma kazancımın yetmediğini, yeni doğan oğlumun masrafının çok olduğunu anlattım. Bana İstiklal Caddesi'nde gelip çalışabileceğimi, burada ekmeğimi kazanabileceğimi söyledi. Ben de onun önerisiyle gelmeye başladım. İstanbul'a sadece hafta sonları geliyorum. Burada kalacak yerim olmadığı için dayım beni evinde ağırlıyor, yemeğimi veriyor. Allah ondan razı olsun." dedi.

- "Sabit bir yer olsa"

Hayati Tırkış şimdiye kadar birçok sıkıntı çektiğini anlatarak, "Dışarıda, soğukta çalışmak zor. Sabit bir yerde, kapalı alanda bir işim olsa, ben de orada çalsam, geliş gidiş saatim belli olsa çok güzel olur." diyerek geleceğe dair hayallerini dile getirdi.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı

Önceki ve Sonraki Haberler