Engel Tanımayanlar - Görme engelli semazenin ilahi aşkı

Engel Tanımayanlar - Görme engelli semazenin ilahi aşkı

Mevlana ve Yunus Emre'nin öğretilerinden etkilenerek birçok zorluğu aşıp semazen olan 25 yaşındaki doğuştan görme engelli Ercan Yaseminseven, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelliler Müdürlüğü bünyesindeki "Sufisem İlahi Grubu"nda yaptığı sema gösterisiy

İSTANBUL (AA) - LALE BİLDİRİCİ - Mevlana ve Yunus Emre'nin öğretilerinden etkilenerek birçok zorluğu aşıp semazen olan 25 yaşındaki doğuştan görme engelli Ercan Yaseminseven, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelliler Müdürlüğü (İSEM) bünyesindeki "Sufisem İlahi Grubu"nda yaptığı sema gösterisiyle hayranlık uyandırıyor.

Ercan Yaseminseven, yorgancı baba ile ev hanımı annenin 3 çocuğundan biri olarak Mersin'de dünyaya geldi.

Mersin'den 6 yaşındayken ailesiyle İstanbul'a göç eden, geçimini sağlamak ve okuyabilmek için sokaklarda bir süre kalem satan Yaseminseven, daha sonra eğitim hayatına atıldı.

Yaseminseven'in hayatı, İSEM ile tanışınca değişti. İSEM'de istihdam edilen ve müzikle buluşan Yaseminseven, kurumda hem çalışıp hem de sanatsal faaliyetler sürdürmeye başladı.

Gitar çalmaya merak saran Yaseminseven, müzik grubunda yeteneklerini keşfetti. Açıköğretim Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü'nü bitiren Yaseminseven, hayranı olduğu Mevlana ve Yunus Emre'nin öğretilerinden etkilenerek birçok zorluğu aşıp semazen oldu.

- "Semazenlik gönül işidir"

Yaseminseven, AA muhabirine yaptığı açıklamada, en büyük aşkı sanatla buluşmak için Sufisem İlahi Grubu'nun kendisi için bir fırsat olduğunu söyledi.

Önce ney üflemeyi öğrendiğini anlatan Yaseminseven, daha sonra semazenliğe başlamasında Mevlana ve Yunus Emre'nin öğretilerinin etkili olduğunu dile getirdi.

Engelinin, semazen olmasını engellemediğini ve 8 yıldır Sufisem İlahi Grubu'nda yer aldığını ifade eden Yaseminseven, şöyle devam etti:

"Hocalarım sayesinde ney üflemenin ve semazenliğin teknik bilgilerini öğrendim. Semazenlik ölümden sonra dirilmeyi andırıyor. Mevlana'nın kitabında da okudum. Mevlana'nın 'Ne olursan ol yine gel' sözü beni çok etkiledi. Bu sözde insanlara her türlü kapı açılıyor ve ikinci bir şans tanınıyor. Semazenlerin kıyafeti de beni etkiledi. Semazen de beyaz kefeni andırır, üstündeki siyah kaftan da ayıpları örten manasına gelir."

Yaseminseven, sema yapmadan önce abdest alınması gerektiğini anlatarak, haftada 2 gün provaları olduğunu, diğer günler egzersizler yaptığını dile getirdi.

Semazenlikte dengede durmanın önemli olduğunu vurgulayan Yaseminseven, "Sema gösterisi yapmadan önce pudra dökülmesi gerekiyor yere. İlk başlarda dengede durma konusunda sıkıntılar oldu ama çözdüm. Hevesi olanlara ve merakı olanlara tavsiye ediyorum. Hevestir ama semazenlik gönül işidir. Manevi bir duygu." ifadelerini kullandı.

Yaseminseven, Türkiye'nin birçok ilinde grubun gösterileri olduğunu aktararak, hayranı olduğu Ahmet Özhan'ın tasavvuf müziği konserlerinde yer almayı istediğini söyledi.

Öğrenmenin yaşının olmadığının altını çizen Yaseminseven, şunları kaydetti:

"Konservatuvara da gitmek istiyorum. Öğrenmek lazım. Konservatuvarda iyi eğitim almak istiyorum. Engellilere özel eğitim gerekli, ilgi çok önemli. Azimden ziyade istikrar önemli yapılan işlerde. Yılmamak lazım. Az ama öz olsun. Engelli arkadaşlarımız yapacakları işi istikrarlı ve devamlı hale getirsinler. 'Ben yapamıyorum' sözünden ziyade istikrarlı olurlarsa daha güzel olur. Semazenliği öneriyorum. Maneviyat ve istekle alakalı. Sema gösterileri insanlar tarafından beğeni topluyor."

- "Tasavvuf müziği tedavi edici bir müzik türü"

Ercan Yaseminseven'in semazen olarak yetişmesine katkı sağlayan Şükrü Sürmen Bağımsız Yaşam Akademisi ve Sosyal Gelişim Merkezi'nden Murat Uçtu, Sufisem İlahi Grubu'nu 2013 yılında İstanbul'da yaşayan engellilerin katılımıyla oluşturduklarını anlattı.

İSEM bünyesinde 10 yıl önce başka bir müzik grubunda gitar çalan ve şarkı söyleyen Yaseminseven'in daha sonra ney üflemeye başladığını kaydetti.

Sufisem İlahi Grubu'nda İngilizce, Arapça ve Türkçe ilahiler okunduğunu dile getiren Uçtu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Grupta otizmli ve görme engelli öğrencilerimiz var. Okumalarda Ercan da Arapça kısmını almıştı. Ney üflemeye başladı. Semazen olmaya heves etti. Tekniğini gösterdik. Dışarıdan da profesyonel destek aldık. Ercan Yaseminseven, Türkiye ve dünyada görme engelli tek semazen diyebiliriz. Haftada 2 gün müzikal ve sema olarak provalarını yapıyor. Haftanın 2 günü egzersizleri var. Haftanın 4 günü müzik eğitimi alıyor."

Uçtu, grubun yurt içi ve yurt dışındaki gösterilerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi.

Engellilerin yer aldığı müzik gruplarının sosyal sorumluluk çerçevesinde engelleri ortadan kaldırmak amaçlı kurulduğuna işaret eden Uçtu, "Örneğin otizmli çocuklar müzikle uğraşarak kendilerini daha iyi hissedebiliyor. Görme engelliler de kendilerini inanılmaz derecede aşmış oluyorlar. Daha çok hayata sarılıyorlar. Tasavvuf müziğini de tedavi edici bir müzik türü olarak düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı