Mehmet Tozoğlu
EKRAN EKRAN GEZEN BEYAZ ÖNLÜKLÜLERİN SÖZLERİ DENETLENMELİ
Televizyon ekranları, bugün ak dediğine yarın kara diyen isimlerle dolup taşıyor. Kendi sözünün ağırlığını taşıyamayan, tutarsızlık deryasında savrulan bazı ekran yüzleri, toplumun en hassas alanına, yani sağlığa doğrudan müdahale ediyor.
Dün “Mucize” İlan Edilen, Bugün “Zehir” İlan Ediliyor.
Bunun tek sebebi var: Ekranda kalma hırsı. Üç dakika daha fazla konuşmak, bir manşet daha atmak uğruna, bilimsel hiçbir temeli olmayan iddialar peş peşe sıralanıyor. Dün övgüyle anlattığı yöntemi, bugün yerin dibine batıran bu çelişkili üslup, izleyicide sadece kafa karışıklığı değil, derin bir güvensizlik yaratıyor.
Bilimin Değil, Reytingin Sözcüsü Oldular.
Kamera görünce ciddiyetini kaybeden, sponsorun sesine kulak veren bazı sözde uzmanlar, halkın aklıyla ve sağlığıyla pervasızca oynuyor. Oysa tıp ciddiyet ister; hekimlik vakar ister.
Ne yazık ki ekrana yansıyan tablo bunun tam tersidir. Stetoskop bir aksesuara, bilimsel bilgi ise reyting uğruna harcanan bir meta hâline geldi. Bu sorumsuzluk, hekimlik mesleğine duyulan köklü güveni de zedeliyor.
İnsanlar Sevdiklerine Ne Yedireceğini Şaşırdı…
İşin en acı tarafı budur. İnsanlar sevdiklerine ne yedireceğini bilemez hâle geldi. Bir baba çocuğunun tabağından, bir anne evinin sofrasından şüphe eder oldu. Bilim adı altında yayılan bu kafa karışıklığı, doğrudan mutfaklara ve sofralara kadar sirayet etti.
Artık yeter!
Toplum sağlığını ilgilendiren açıklamalar, magazin programı ciddiyetiyle yapılamaz. Ekranlarda sağlık konusunda konuşan herkes; söylediği her cümlenin hukuki, vicdani ve mesleki sorumluluğunu taşımalıdır. Bilimsel temeli olmayan, halkı korkutan veya yanıltan açıklamalar ilgili kurumlar tarafından titizlikle incelenmeli, gerektiğinde yaptırımla karşılık bulmalıdır.
Çünkü yanlış bir sağlık tavsiyesi, sadece reyting uğruna söylenmiş bir cümle değildir; bir hastanın tedavisini bırakmasına, bir annenin çocuğuna yanlış uygulama yapmasına, insanların sağlığını tehlikeye atmasına sebep olabilir. Bunun adı fikir özgürlüğü değil, sorumluluk ihlalidir.
Ey ekran sefası sürenler!
Unutmayın; reyting geçicidir, vicdani ve mesleki sorumluluk kalıcıdır.
Ya ilminizin hakkını verin ya da o beyaz önlüğün ağırlığını taşıyamıyorsanız, onu ekran şovunun kostümü hâline getirmeyin.
Çünkü bu milletin sağlığı da, güveni de, evlatlarının geleceği de hiçbir televizyon programının reyting malzemesi değildir.