Eğitimde yeni dönem: Eskiden okumayan sanayiye giderdi, şimdi okuyan
YÖK'ün yeni modeliyle üniversite öğrencileri eğitimlerinin bir bölümünü işletmelerde geçirecek. Konya'nın da aralarında bulunduğu 7 pilot ilde uygulanacak sistemle yaklaşık 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak.
Yükseköğretimde üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirecek yeni bir dönem başlıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hayata geçirilecek İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile öğrencilerin yalnızca kısa süreli staj yapması yerine eğitimlerinin belirli bir bölümünü doğrudan işletmelerde geçirmesi planlanıyor.
Yeni sistemle üniversite eğitimi ile çalışma hayatı arasındaki mesafenin azaltılması, öğrencilerin mezuniyet öncesinde sektörün gerçek ihtiyaçlarını yakından tanıması hedefleniyor.
Öğrenciler bir veya iki dönem işletmede eğitim alacak
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, mevcut klasik staj uygulamalarının öğrencilerin mesleki gelişimi açısından artık yeterli olmadığını belirtti.
Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığını vurgulayan Özvar, işletmede geçirilen sürenin akademik eğitimin bir parçası olacağını söyledi.
Buna göre öğrencilerin işletmelerde geçirdiği dönem kredilendirilecek, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacak ve akademik olarak takip edilecek.
Böylece öğrenciler üniversite sıralarında yalnızca teorik bilgi edinmek yerine üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini de deneyimleyecek.
7 pilot il arasında Konya da var
İşletmede Mesleki Eğitim Modeli, ilk etapta Türkiye'nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 ilinde uygulanacak.
Pilot iller arasında Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara bulunuyor.
İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programının uygulama kapsamına alınması planlanıyor.

Meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler eğitimlerinin bir bölümünü kampüs yerine doğrudan işletmelerde geçirecek.
Sanayinin ihtiyacına göre eğitim verilecek
Yeni model yalnızca öğrencilerin işletmelere gönderilmesiyle sınırlı kalmayacak. Üniversitelerin eğitim programları da sektörün ihtiyaçlarına göre güncellenecek.
Sanayideki değişimlere göre mevcut programların içeriği yenilenebilecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek. Ders içeriklerinin hazırlanmasında sektör temsilcilerinin görüşlerine daha fazla yer verilecek.

Üniversiteler, işletmeler ve sektör temsilcilerinin bir araya gelmesiyle ortak çalışma grupları oluşturulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek.
Amaç mezun olmadan iş hayatını öğrenmeleri
Modelin temel hedeflerinden biri, öğrencilerin mezuniyet sonrasında iş hayatına uyum sağlamasını beklemek yerine, bu süreci üniversite eğitimi sırasında başlatmak.
İşletmeler ise öğrencileri henüz mezun olmadan tanıma ve gelecekte ihtiyaç duydukları nitelikli insan kaynağını daha yakından değerlendirme fırsatı bulacak.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da yeni nesil fabrikaların ihtiyaç duyduğu insan kaynağının eski yetkinliklerle yetiştirilemeyeceğini belirterek, teknoloji değiştikçe becerilerin de değişmesi gerektiğini vurguladı.

Üniversite ile sanayi arasındaki mesafe kapanacak
YÖK'e göre yeni sistemin temelinde eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağı güçlendirmek bulunuyor.
Sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler ile üniversitelerin yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumun artırılması hedeflenirken, süreçte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de rol alacak.